Uyuzlar kaşınıyor

Daha önce de bir kere yazdım sanıyorum. Merhum büyük amcam Rıza, anasının ve kardeşlerinin kızmalarına rağmen ikide bir Merzifon’dan Samsun’a kaçar gidermiş. Bu huyunu artık alışkanlık hâline getirmiş. Kısa bir müddet sonra hikmetini anlamışlar; rahmetli kömür ocağında bir kaza geçirmiş, yaralı halde Samsun’a kaldırmışlar, orada vefat etmiş. Meğer eceli çekip duruyormuş!..
Birimizin bir alışkanlığı depreştiği zaman, rahmetli babam ve anam hemen Rıza amcamı misâl verir, bizi durdurmaya çalışırlardı..
Uyuz keçiler dahi hastalıkları rahatsız edince, gidip çobanın deyneğine sürtünürlermiş ya; misâlleri uzatmak elbette mümkün...
Misâllerden gelmek istediğimiz nokta, illâ da Irak’a girmek için bütün aklî delilleri görmezden gelenlerin hâli. Menfat noktasında hepsi de aynı çanağa oturan büyük dünya devletlerinin hemen hemen bir-ikisi dışındaki hepsi de karşı çıktığı halde; ABD ve hempâları, bilhassa kuduzlaşan İngiliz tazısı, hiçbir gerekçe olmasa bile Irak topraklarına girmeye teşne. Zaten kimseyi de dinlemeden habire yığınak üstüne yığınak yapıyorlar. Daha şimdiden Körfez bölgesine gelen yabancı askerlerin sayısı iki yüz bini geçti...
Elbette uyuzlar kaşınacaktır. Elbette eceller çekecektir...
Bizim büyüklerimiz derler ki: Eğer bir niyet için yola çıkmak istedinse, önüne eğer bazı engeller çıkıyorsa, gözünü aç ve o niyetten vazgeç. Zira, âkıbetin iyi olmayabilir!..
Aklı yeten bütün dünya devletleri bağırıyor; üstelik kendi ülkelerinin halkları bangır bangır bağırıyor; geçerli hiçbir mazeretleri de olmadığı halde, bu Irak’a vurma ve girme sevdâsının arkasında yatan gerçek sâik ne ola ki?
Evet, o toprakların altında yatan petrol kaynakları, Büyük İsrail haritasının garantiye alınması, muhtemel bir İslâm Birliği’ne mâni olunması gibi maddî sebepleri geçin, bunları herkes biliyor. Bendenize göre asıl sebeb, Irak’a girmeye hazırlanan yeni koalisyonu orada Azrail aleyhisselâm bekliyor. Bu hırsın altında yatan ana sebeb budur.
Allah’a and olsun ki, şu görünen sebebler yüzünden bu İslâm topraklarına girecek orduların hepsinin âkıbeti o çöllere gömülmek olacaktır. Acele etmeyin, birkaç sene sonra korkunç neticeleri görür, dehşetten siz de donakalırsınız. Maddî hevesleri için Mezopotamya’ya giren devletler kökten yıkılacaktır!
Bütün insî ve cinnî şeytanlar dahi oraya toplansa, yine de korktukları başlarına gelecek; onların yutmaya girdikleri topraklarda İslâm Birliği bayrağı dalgalanacaktır. Bu asrın ilk on yılı, Haçlı sürülerini kendi kanlarında boğacak olan yeni Salâhaddin-i Eyyûbî namzedlerine şâhid olmamızla noktalanacaktır.
Rıza amcam merhum da Samsun’a koşup dururmuş!..


Mustafa Kaplan 10 Mart 2003 Vakit