Dünya İsrail'e
Çalışıyor
23.04.2003 Aksa Haber
Bugünlerde Filistin özerk yönetiminde bir
hükümet meselesi var. ABD ve İsrail'in dayatmalarıyla Arafat, başbakanlı hükümet
sistemine karar vermiş ve yine onların dayatmalarıyla Ebu Mazin'i başbakanlık
makamı için seçerek hükümet listesini oluşturmuştu. Ancak listede işkenceleriyle
meşhur ve İsrail'le gizli ilişkiler içinde olduğu bilinen Muhammed Dahlan'ın yer
almasına, üstelik onun içişlerinden sorumlu devlet bakanı yapılmasına Arafat'ın
itiraz etmesi üzerine bir "hükümet krizi" ortaya çıktı. Ne kadar ilginçtir ki bu
kriz üzerine dünyadaki etkili bütün yönetimler harekete geçerek Arafat'a Ebu
Mazin'in hükümetini aynen kabul etmesi için baskı yapmaya başladılar.
Mısır, istihbarat örgütünün şefi Ömer Süleyman'ı Filistin'e gönderdi. Ömer
Süleyman'ın bugün krizi aşmak için Arafat'la Ebu Mazin arasında mekik dokuduğu
bildiriliyor. Ne kadar ilginçtir ki Filistin cephesinde ne zaman İsrail'i
ilgilendiren bir kriz ortaya çıksa ve aşılamasa Mısır hemen devreye giriyor.
Çoğunlukla da istihbarat örgütünün şefini krizin çözülmesi için görevlendiriyor.
Ebu Mazin'in hükümetinde İçişleri bakanlığı yetkilerini ele alması istenen ve
yaptırdığı işkencelerle onlarca Filistinli direnişçiyi öldürten Muhammed
Dahlan'ın polislerine de göreve başlamalarından önce işkence eğitimini Mısır'ın
istihbarat ve emniyet teşkilatı vermişti.
Mısır'ın bu iş için devreye sokulmasında birtakım dış güçlerin önemli rolleri
olduğu gelişmelerden anlaşılıyor. Bugün ismini açıklamayan bir Filistinli
yetkili ABD Dışişleri'nden bir kişinin dün akşam saatlerinde Arafat'la irtibata
geçerek açıktan tehditte bulunduğunu söyledi. İddiaya göre Amerikalı yetkili
Arafat'a Ebu Mazin'in hükümet çabalarının başarısız kalması durumunda bunun
sonucuna katlanmak zorunda kalacağını hatırlattı. Arafat'ın katlanmak zorunda
kalacağı sonucun ne olacağı konusunda ise herhangi bir açıklama yapmadı. Öte
yandan ABD başkanı Bush yol haritası planının netleşmesinin Ebu Mazin
hükümetinin göreve başlamasına bağlı olduğuna dikkat çekti. ABD Dışişleri bakanı
Colin Powell da dün (22 Nisan 2003) BBC'ye yaptığı açıklamada Ebu Mazin
hükümetinin kabul edilmemesi durumunda çok önemli bir fırsatın Arafat yüzünden
kaçırılmış olacağını iddia etti.
Ebu Mazin hükümeti konusuyla ilgilenen devletler sadece ABD ve Mısır değildi.
İngiltere başbakanı Tony Blair de Arafat'a telefon ederek, Filistin-İsrail
sorununun çözümü konusunda herhangi bir diplomatik girişimin başlatılabilmesi
için Ebu Mazin hükümetinin göreve başlamasının şart olduğunu hatırlattı.
İngiltere hükümeti böyle bir görüşmenin gerçekleştiğini açıkladı ancak ayrıntısı
hakkında bilgi vermedi.
Rusya da konuyla ilgilenerek Filistinlilerin Ebu Mazin hükümetini kabullenmeleri
gerektiğini iddia etti. Rusya'nın bu konudaki görüşünü, Ortadoğu özel temsilcisi
Andrey Vigovin, Arafat'la yaptığı görüşme esnasında dile getirdi. Vigovin basın
toplantısında yaptığı açıklamada da şunları söyledi: "Durum gerçekten zor. Ya
yol haritası planının işleme konması için Ebu Mazin'in liderliğinde bir hükümet
oluşturulacak ya da bu kötü durum devam edip gidecek."
Ebu Mazin'in yardımcısı, Japonya Dışişleri bakanı Yuriku Kavasuçi'nin de konuyla
ilgili olarak Arafat'la bir telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Yine aynı
konuyla ilgili olarak AB Dönem başkanı Yunanistan'ın Dışişleri bakanı Yorgo
Papandreu, Arap Birliği genel sekreteri Amr Musa ve Yemen Arap Cumhuriyeti
cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, Arafat'la telefon görüşmeleri yaptılar.
Hepsinin de talebi Ebu Mazin'in hükümetinin bir an önce kabul edilmesi suretiyle
"hükümet krizi"nin aşılması.
Hükümet krizinin özünde ise İsrail ve ABD'nin, işkenceleriyle ün kazanan,
Filistin direnişine darbe vurmaktan ve bu konuda İsrail'in taleplerini yerine
getirmekten çekinmeyeceği tahmin edilen Muhammed Dahlan'a İçişleri bakanlığı
yetkilerinin verilmesinde ısrar etmeleri var. Ancak Arafat'ın Dahlan'a itirazını,
onun kendisine açıktan muhalefet etmesine bağlayarak dünya kamuoyunu yanıltmaya
çalışıyorlar.