Irak'ta Seçim İhtilafları
Bugünkü yazımızda seçimlerin Irak'a ne getireceği üzerinde durmayı planlamıştık. Ama Cuma günü okunan hutbelerde ortaya çıkan ihtilaflı görüşler bizi bu konuyu öne almaya yöneltti.
Bu günlerde Irak'ta seçim konusunda yoğun bir tartışma ve ihtilaf var. Bu ihtilaf camilere de taşınmış durumda. Son Cuma hutbelerinde de bariz bir şekilde kendini gösterdi. Bazı imamlar seçimlere katılmanın ve oy kullanmanın dini bir vecibe olduğunu, bunu yapmayanların günah işlemiş olacaklarını, bazıları ise tam tersini söylediler. Önce Islamonline'ın konuyla ilgili haberinden de yararlanarak bu ihtilaflı görüşlerden birkaç not aktaralım.
Şii cemaatin ileri gelenlerinden ve merci imam konumunda olan Ayetullah Ali Sistani seçimlere yoğun bir şekilde iştirak edilmesini isteyerek buna muhalefet edenin cehenneme gireceğini iddia etti.
Yine Şii cemaatin ileri gelenlerinden Seyyid Ahmed es-Safi, Kerbela'daki İmam Hüseyin Camisi'nde okuduğu hutbesinde seçim konusundaki sorumluluğa katlanmanın zorunlu, bunun ulusal bir görev olduğunu, katılmamanın ise vatana ihanet sayılacağını ileri sürdü.
Bir başka Şii imam Sadruddin Kabanci Necef'te okuduğu hutbede, Felluce ahalisinin Necef ve Samarra'yı kendilerine örnek alarak maruz kaldıkları belalardan kurtulmalarını ve seçimlere hazırlanmalarını istedi.
Öte yandan selefi görüşlere sahip ve Bağdat'taki İbnu Teymiyye Camisi'nin imamı Sünni ilim adamı Mehdi es-Sumeyda'î, seçimlerin merhaleler halinde de olsa ancak işgalcilerin çıkmaları halinde yapılabileceğini, aday olacakların da Irak asıllı Müslüman olmaları ve Irak ahalisi tarafından seçilmeleri gerektiğini ifade ederek bu şartlar tahakkuk etmeden seçime katılanların günah işlemiş olacaklarını söyledi.
Sünni cemaati temsil eden Alimler Heyeti'nin öngörülen şekliyle seçim yapılmasına karşı çıktığını ise bir önceki yazımızda dile getirmiştik.
Irak'taki Müslüman Kardeşler'in siyasi oluşumu niteliğindeki İslâmi Parti (el-Hizbu'l-İslâmi) ise camilerin önlerinde bildiri dağıtarak halktan seçime katılmalarını istedi. Bu partinin İyad Allavi'nin liderliğindeki geçici hükümete iştirak ettiğini, ancak Müslüman Kardeşler cemaatinin, Irak'taki kanadının tutumunu tasvip etmediğini hatırlatalım.
Bu bilgilerden anlaşıldığı üzere Şii cemaat çoğunlukla seçimlere iştiraki ve siyasi faaliyete ağırlık vermeyi tercih etmektedir. Şii akımlar içinde zaten cemaat olarak silahlı mücadeleye girenler sadece Mukteda es-Sadr taraftarlarıydı. Onlar da Sistani'nin iknasıyla silah bıraktılar. Sadr'ın kontrolündeki bölgeler dışında silahlı çatışmalara giren Şii bölgelerinde organize bir cemaat mücadelesi değil işgalcilerin saldırılarına karşı verilen bir kitlesel savunma söz konusuydu.
Sünni halk arasında ise seçim konusunda bir ittifak yok. İlim çevresi karşı çıkarken siyasi çevre kabul ediyor ve seçimlere iştirak edilmesini istiyor.
Peki, bu ihtilaflar neden kaynaklanıyor? İnşallah müteakip yazımızda bu konu üzerinde duracağız. Ancak araya iki gün gireceğinden zihinsel irtibatı koparmamanız gerekiyor.
Ahmet Varol 24 Ekim 2004 Pazar, Vakit gazetesi