İhtilafların Sebepleri-2

Biraz da işgalin gölgesinde yapılacak seçimlere karşı çıkanların böyle düşünmelerinin sebeplerinden söz edelim.

Daha önce de belirttiğimiz üzere böyle düşünenlerin başında Irak'taki Sünni cemaatin ilmi camiasını temsil eden Alimler Heyeti gelmektedir. Selefi kesim ve bilfiil direnişin içinde olanlar da doğal olarak karşı çıkıyorlar.

Alimler Heyeti'nin karşı çıkmasının en önemli sebebi seçimlere güvenmemeleri. Çünkü Irak'taki seçimlerin de Afganistan'daki seçimler gibi bir oyun olacağına ve işgalcilerin önceden belirledikleri sonuca ayarlanmış bir seçim gerçekleştireceklerine inanıyorlar. Bu durumda seçim ülkenin geleceği açısından olumlu bir sonuç getirmeyeceği gibi işgalin kuklası yönetim de halka onaylatılmış olacak. Alimler Heyeti'nin görüşüne göre işgal güçleri ve adamları istedikleri sonucu elde edebilmek için seçimlerin tarzını ona göre belirlemişler. Bu tarz üzere gerçekleştirilecek seçim kesinlikle dürüstçe olmayacağı için halkın özgür iradesini yansıtmayacaktır.

Selefi kesim seçim için uygun ortamın oluşabilmesi için işgalin sona ermesi gerektiğine inanıyor. İşgalin kontrolünde ve gölgesinde yapılacak seçimlerin hiçbir meşruiyetinin olmayacağını düşünüyorlar.

Fiili direnişin içinde olanlar ise zaten seçimin bir oyun olacağına ve işgal son buluncaya kadar bu konuları gündeme getirmenin Irak halkının geleceği açısından hiçbir yarar sağlamayacağına inanıyorlar.

Buraya kadar seçimlere destek verenlerin ve karşı çıkanların görüşlerini özet bilgilerle serd ederek ihtilafların sebeplerini sunmaya çalıştık. Bunlara kendi kanaatlerimizi de ilave ederek bu konuyu kapatalım.

ABD'nin Irak'ta seçim yaptırmasının amacı bu ülkede halk iradesinin ortaya çıkmasını ve kargaşanın istikrara dönüşmesini sağlamak değil, taşların kendi istediği biçimde yerine oturmasını sağlamaktır. Bunu başarabilmesi durumunda işgale direnenlerin iyice küçük bir azınlık haline geleceğini, onların da "Zerkavi yanlıları ve ülkeye dışarıdan girenler" şeklinde töhmet altına sokulacağını, üstelik bu insanlarla kendi işgalci askerlerinin değil seçimlerle iş başına getirilen yönetimin uğraşmak zorunda kalacağını umuyor. Ama seçim sonrasında Irak'tan askerini ve elini çekme sözü vermiyor. Aksine iş başına getirilecek hükümet vasıtasıyla hem direnişçileri ezmeyi, hem de Irak'ın ulusal kaynaklarını inek sağar gibi sağmayı planlıyor. Direnişçilerle kendi askerlerinin uğraşması durumunda ise sonunun Somali'dekinden ve Vietnam'dakinden farklı olmayacağını biliyor.

Irak'ta ABD'nin istediği bir siyasi yapılanmanın tahakkuk etmesi durumunda ise sıradaki hedefe yani Suriye'ye yönelik baskının artırılması kolaylaşacak. Suriye'nin hedefe yerleştirilmesi ise tamamen işgalci Siyonist devletin hesaplarıyla ilgilidir. Sonuçta Irak seçimi sadece bu ülkenin değil tüm bölgenin dengeleriyle ilgili sinsi bir oyundur. Yapılması gereken ise direnişi destekleyerek işgal güçlerini şartsız çekilmeye zorlamak, sonra hür iradenin ortaya çıkmasına imkân verecek bir seçim yapmaktır.

Müteakip yazımızda inşallah Kosova seçimleri üzerinde duracağız.

Ahmet Varol 29 Ekim 2004 Cuma, Vakit gazetesi