Bilmek İstiyoruz!
EYÜP Sultan kabristanında çok esrarengiz bir cinayete kurban giden Musevîsüper-zengin Üzeyir Garih'in, bir islâmî cemaate ayda on bin dolar yardım yapageldiği söyleniyordu.
Bir Yahudi tacir niçin islâmî hizmetlere yardım etsin?
Bu yardımın gerekçesi nedir?
İçyüzü nedir?
Yine bir islâmî cemaatin, dinimize ve Ümmetimize son derece düşman agresif
Evangelistlerle işbirliği yaptığı söyleniyor.
Bu doğru mudur? Doğruysa son derece vahim ve tedirgin edici bir işbirliği değil
midir?
"Dinlerarası Diyalog ve Evrensel Barış ve Kardeşlik" hareketinin bir su üzerinde
görünen tarafı vardır; bir de görünmeyen, gizli tarafı vardır. Bu ikinci tarafı
anlamamızda, bilmemizde yarar vardır.
Bazı İslâmcılar İsrail Yahudileriyle, dünya Siyonizmiyle çok sıkı bir işbirliği
içindeler. Nasıl oluyor bu iş?
Ülkemizin bazı bölgelerinde militan Siyonistler, militan Hıristiyanlar ev,
arazi, arsa, mülk satın alıp duruyor. Vatanımızın mahrumiyet bölgelerinden
Kars'ta, hem de Ermenistan sınırında birtakım yabancılar niçin toprak satın
almaktadır? Bunların pasaportlarında ABD, Fransız, İngiliz vatandaşı oldukları
yazılıdır ama sakın etnik kökenleri Ermeni olmasın?
Yunanistan vatandaşı Rumlar da harıl harıl Türk toprağı satın alıyor. Niçin
niçin niçin?..
Ecevit hükümeti zamanında resmî makamlardan izin alınmadan kilise açılmasına
izin verilmiyor, agresif ve militan misyonerler takip altında bulunduruluyordu.
Şimdi ise yüzde yüz bir serbestlik içinde Edirne'den Kars'a, Sinop'tan
İskenderun'a kadar cirit atıyorlar.Sadece Adana'da 185 ev-kilise açtıkları iddia
ediliyor.
Başkan Bush'un da aralarında bulunduğu agresif ve militan misyonerlerin
yeryüzünden İslâm'ı ve Müslümanları kazımaya ahd ettikleri açık bir gerçektir.
Bu adamlara ülkemizde cirit atma hakkını ve hürriyetini kimler vermiştir? Niçin
niçin niçin?
Misyonerler bize:
-Sizin dininiz hak din değildir,
-Sizin kutsal kitabınız Kur'ân hak kitap değildir,
-Sizin Peygamberiniz gerçek ve hak peygamber değildir...
dedikleri halde birtakım Müslüman politikacılar ve cemaat erbabı onlarla niçin
işbirliği içindeler?
Dinlerarası Diyalog ve Evrensel Kardeşlik hareketinde yüksek miktarda para
dönmekte midir? Yoksa bütün bu diyaloglar, kardeşlikler, evrensellikler bedavaya
mı yapılmaktadır?
Ülkemizde son iki yıl içinde 150 kilise binası yapıldığı ve ibadete açıldığı
söyleniyor. Bunlar çan kuleli, görkemli binalardır. Ayrıca binlerce ev-kilise
açıldığı da biliniyor.
Misyonerler her yıl ülkemizde milyonlarca İncil, propaganda broşürü ve kitabı
dağıtıyor. Diyanet bunlara cevap vermiyor. Vermiyor mu, yoksa yukarıdan baskı
yapılarak verdirilmiyor mu?
Misyonerlerin kendi ülkelerinde güçlü ve zengin dernekleri ve teşkilâtları var.
Doların yüz milyonlarıyla oynuyorlar. Biz Türkiyeli Müslümanların ise din
derneği kurmaya, dinimizi tebliğ etmek için teşkilâtlanmaya hakkımız yok. Böyle
bir eşitsizlik, böyle bir çifte standart varken nasıl olur da bazı siyasîler
"Müslümanlar Roma'da cami açıyor da, misyonerler niçin Türkiye'de kilise
açamasınlar?.." diyebiliyorlar.
Birtakım İslâmcılar, kendi salih din kardeşlerine düşmanlık ederken; bizim
dinimizi, Kitabımızı, Peygamberimizi, Şeriatımızı inkâr eden "Gerçeği
örtücülerle" nasıl oluyor da sıkı işbirliği ve sevgi içinde olabilmektedir?
Irak'ta sivil Müslümanlar öldürülüyor, İslâm'ın kutsal camileri top ateşine
tutuluyor, Hazret-i Ali Efendimizin türbesine saldırılıyor... Birtakım
İslâmcılar ve cemaatçiler niçin bu zulümleri gereği gibi ve yeterli şekilde
protesto etmiyor.
Evet ülkemizde birtakım dolaplar dönmektedir. Bunların içyüzünü, mahiyetini
bilmek istiyoruz.
Birtakım insanlar için paranın din-iman haline gelmiş olduğunu hepimiz
biliyoruz. Türkiye'ye Dinlerarası Diyalog, Evrensel Kardeşlik çalışmaları için
para gelmekte midir? Kimlere dağıtılmaktadır?
Başta MİT olmak üzere istihbarat kuruluşlarının bu konuda dosyalara sahip
olduğunu biliyoruz. Zaman zaman gizli dosyalar açıklanıyor. Gönül arzu eder ki
bu konudaki dosyalar ve raporlar da açıklansın.
Evet bilmek istiyoruz:
İslâm'a düşman olan birtakım militan Siyonistler ve yine birtakım militan ve
agresif misyonerler niçin bazı Müslümanlarla işbirliği yapmaktadır? Onlar,
elbette ki, o Müslümanların kara gözleri için yanıp tutuşmuyorlar.Bir bildikleri
vardır muhakkak.
O Müslümanlar, o İslâmcılar da Siyonistlerin ve Misyonerlerin kara gözleri için
diyalog yapacak, kardeşlik nutukları atacak kimseler değildir.Onların da bir
bildiği, bir aldığı vardır muhakkak...
Bilgilenmek, öğrenmek ayıp değildir.
Gerçekleri bilmek, öğrenmek istiyoruz!
Yürekler parçalayan yanık Diyalog ve Kardeşlik edebiyatının asıl sebep ve
saiklerini iyice bilmek istiyoruz.
Hiçbir aklı başında, vicdanlı Müslüman; dinini, kitabını, peygamberini
yalanlayan, inkâr eden kimseleri sevemez, onlarla dinî konularda işbirliği
yapamaz.
"Her üç din de İbrahimî kaynaklıdır..." deyip duruyorlar.
İbrahim aleyhisselamdan sonra Musa, İsa, Muhammed aleyhümüsselam gelmiştir.
Yahudiler Hazret-i İsa'yı inkâr ve tekzip ediyor, Hıristiyanlar Hazret-i
Muhammed'i tekzip ve inkâr ediyor. Biz Müslümanlar ise Musa'yı da, İsa'yı da,
Hazret-i Muhammed'i de (aleyhimüsselam) kabul ediyoruz, tümüne iman ediyoruz.
Diğerlerinin inkârları, yalanlamaları, "gerçeği örtmeleri" karşısında nasıl
diyalog ve kardeşlik yapabiliriz, birtakım sayın İslâmcılar, hocalar,
toplum-başlar bize bu hususu izah etsinler.
Ecevit dindar değildi ama misyonerleri engelliyordu. Şimdi birtakım dindarlar,
İslâmcılar niçin engellemiyorlar? Bu engellememenin içyüzü, mahiyeti, sebepleri
nelerdir?
Evet açıklama istiyoruz... Bilmek istiyoruz... Öğrenmek istiyoruz...
M.ŞEVKET EYGİ 06.09.2004
M.GAZETE