Yazıyor

Allah kaleme “Yaz” dedi. Kalem, “Ne yazayım Rabbim?” dedi. Allah-u Teâlâ, “Kıyamete kadar olacakları yaz” dedi. Kalem, boyun eğdi. Vazifelendiği emri yerine getirdi. İyiyi de, kötüyü de, hayırlıyı da, hayırsızı da yazdı; her insana ayırdığı Kiramen Kâtiplerince yazdırdı. Büyük küçük her şey satır satır yazılmıştır. (Kalem: 52-53)
Peygamberimiz de “Allah Teâlâ’nın ilk yarattığı şey kalemdir. Allah, ona ‘Yaz’ dedi. Kalem, ‘Ne yazayım’ dedi. Allah, ‘Kıyamete kadar olandan, olacaklardan yaz’ dedi” (Ahmet b. Hanbel 5/317) buyurmuştur.
Melek deyince akla itaat, mutilik gelir. Şeytan deyince de isyan, iftira ve asilik gelir. Melek Allah’a itaatin ifadesi, Rabbin yaz dediği her şeyi insana tanıdığı, Hakk’ta bulunma ya da şeytanlaşan batılda bulunmayı yazar. Sitem yok, taraf yok, öfke yok, kızma yok. Günü, saati ve şahitleri ile yazma var.
Bugün insanlarımızın odaklandığı şer kapısına, melanet yuvalarına tabi oluşlara emir büyük yerden geliyor. ‘Yapmak durumundayız’ demekteler. Allah’ı değil de şeytanî emirleri dinleyerek, Allah’a odaklanmış, adına da Müslüman denen insanları kınamakta, toplumun dışına itmekteler. ‘Bugün bu sistemin emrindeyiz, itaate mecburuz’ diyenleri de bu kalem yazmaktadır ve yazıyor.
Sistemde bir yer temin etme, medet umma, makam sevdasında olanları, inandığını söylediği halde başörtüsünü çıkaranları, tahsili bitinceye kadar çıkarmalı diyenleri de bu kalem yazıyor, yazmaya devam ediyor.
Şerden medet umup, inancı şahsının devamında görerek ‘İlerdeki hizmetlerimiz için amelleri tehir ediyoruz’ diyen münafıkları da bu kalem yazıyor ve yazmaya devam ediyor.
Aydın görünmek, aydınlarla beraber olduğunu göstermek için, karısının İslâmî kimliğini, kızının tesettürünü çıkaranları bu kalem yazıyor ve yazmaya devam ediyor.
Sistemi ön plana çıkarıp günün gerekleri diyerek İslâm’ı ikinci plana atan, tercihini sistemden yana kullanan Müslüman denen münafıkı da yazıyor ve yazmaya devam edecek.
Küfrün ayakta kalmasına yardımcı olanları, biz de sizdeniz diyenleri, Hz. Yusuf rolüne özenenleri, kurtarıcılık pozunda küfrü sağlamlaştıranları da bu kalem yazıyor, yazmaya devam ediyor.
Doğduğu ve doyduğu yere mukaddeslik titri ekleyerek itaati tarz gösterip küfürden yana olanları da bu kalem yazıyor, yazmaya devam edecek.
Satırları ve hatırları, kalblerindeki gizlediklerini açık ve net olarak yazıyor ve yazmaya devam ediyor.
Allah farzlarını, Allah’ın emri, rızası, kazası ve dilemesi olarak işleyenleri levh-i mahfuz ekranında göstermek için yazdırıyor ve yazdırmaya devam ediyor.
Küfrü, fıskı, şerri de emrinden değil dilemesinden, muhabbetinden değil kafasından, rızasından değil takdirindendir; desteklemediği halde, ekranda gösterilmesi için yazdırıyor.
“Küfür de gerçektir. Onlar gerçek kâfirlerdir” (Nisa: 15) buyurduğu kâfiri yazıyor.
“Allah münafıkların yalancı olduklarına şahit eder.” (Münafık: 1). “Onlar gerçek mü’minlerdir.” (Enfal: 4) Müminleri de yazıyor, ekranda görmek istediklerini yazıyor.
 
Duran Kömürcü  Vakit
dkomurcu@vakit.com.tr