Suriye'ye dikkat!

=Bush ve Blair, Esad'a süre verdiklerini söylüyor.
Esad, sıranın kendilerinde olduğunu çok önceden beri bildiklerini söylüyor.
Kurt kuzuyu yiyecek de şimdi bir bahane bulması gerek. Bulamazsa icad edecek.
28 Şubat'la ilgili tartışmalara bakıyorum da, Şevket Kazan bir şey söylüyor, Aydın Menderes bir başka şey, belediye başkanı başka şey.
Sanki, Sincan'da o Kudüs Gecesi olmasaydı, 28 Şubat olmayacakmış gibi!
Sanki Kudüs Gecesi oldu da, ondan tahrik oldular ve içinden tank geçen bir tiyatro sahnelendi.
Sanki Konya'da Kudüs Mitingi düzenlenmeseydi, 12 Eylül olmayacakmış gibi!
Ne zaman akıllanacağız bilmiyorum.. Erbakan şeyhlere iftar vermiş de bu durum bardağı taşıran son damla olmuş..
12 Eylül ve 28 Şubat'ta yaşanan komedinin bir benzeri Suriye'de yaşanıyor..
Suriye Bekaa'daki askerlerini geri çekiyor.. Tamam Amerika artık Suriye'ye saldırmayacak öyle mi?
Taviz verdikçe, cür'et ve cesaretleri daha da artacak. Daha çok şey isteyecekler..
Tamam dik başlılık etmeyelim, ama başımızı dik tutalım.. ABD'nin eline hazır koz vermeyelim, ama koz vermeyeceğiz diye taviz de vermeyelim. Hiçbir şey beklemeden durmayalım..
Tekrar söylüyorum: Bu kurtla kuzu hikayesi. Günü geldiğinde, merkezden düğmeye basıldığında, bahanelerini bizzat kendileri üretirler.. CIA ajanları Suriye pasaportlarını, kimliklerini ceplerine koyup ne yapmaları gerekiyorsa onu yaparlar.. Buna da mani olacak haliniz yok herhalde.
ABD'nin elinde düzinelerle Suriye vatandaşı CIA ajanı vardır..
Ha! Dünya kamuoyuna mesaj vermek için bir şeyler yapıyorsanız anlarım. Ama Bekaa'dan asker çekmekle ABD'nin size saldırmayacağını düşünüyorsanız sadece gülerim.
ABD Suriye'ye vuracaksa 40 tane bahane bulur.. Belki Suriye'nin yapacağı kendi halkının güvenini kazanmaktır. Bunun içinde tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması, ülkeden ayrılanların şartsız geri dönmelerinin sağlanması, dini ve politik grublar üzerindeki baskıların kaldırılması gerekir.. STK'lar, medya daha da özgür olmalı..
ABD Suriye'ye, Akdeniz'deki 6. Filo ile temas kurmak, Musul petrollerini Lazkiye'ye akıtmak, İsraili çevreleyen anti-siyonist bloku kırmak, Filistin direniş hareketine, Hizbullah ve İslâmi Cihad'a sağlanan desteğin kesilmesi için saldıracak.. Yani Suriye yönetimi, ülkenin anahtarını ABD, İngiltere ve Fransa'ya teslim etmedikçe ABD'nin işgal tehdidi kalkmayacak..
Eğer İsrailli fanatikler Mescid-i Aksa'ya saldırırsa, ABD Suriye'ye saldırır, ya da ABD Suriye'ye saldırdığı gün, İsrailli fanatikler Mescid-i Aksa'ya ve Ömer Mescidi'ne saldırırlar..
ABD İran'a saldırmak için 6. Filo'dan kalkan uçaklar ya da fırlatılacak roketler için kesinlikle Suriye koridorunu açması gerek. Yani ABD İran'a saldırmadan önce kesinlikle Suriye'yi vuracak. Bu şekilde İran'ın Filistin'e müdahale etmesini önlemek için Şam'ı devre dışı bırakacak..
Blair, panayır yerlerindeki çadır tiyatrolarında sergilenen illüzyon gösterisi öncesi büyük dolandırıcının sahne şovu sırasında çevrede cazgırlık yapan adama benziyor.. Suriye'ye zaman vermişler! Siyaset bir illüzyona döndürüldü ABD ve İngiltere'nin elinde.
ABD, Suriye ve İran'a saldırmadan önce havayı kokluyor ve muhtemel gelişmeleri not etmeye çalışıyor.. İhtimal, maliyet ve risk analizi yapıyor. İpin ucunu elinden kaçırmamaya çalışıyor. Süreci kontrol edemezse, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak var çünkü..
ABD kesinlikle bundan sonraki adımını İsraille birlikte atacak. Suriye konusu Filistin ve Kıbrıs'tan bağımsız bir şekilde gündeme gelmeyecek.
Bu arada ABD Türkiye'yi de test ediyor.. Son zamanlarda anti-siyonist akımlar ve anti-Amerikancı söylemler, Ermeni konusunun bu şekilde yeniden gündeme gelmesi boşuna değil.. Almanların Arap ülkelerine ilgilerinin, Bush'un adamlarının AB ülkeleri ile temasının boşuna olmadığı gibi.
Unutmayın, dün olanlar, Amerika'nın kahyalarının, yani "bizim çocuklar"ın işiydi, bugün Ortadoğu'da, "büyük birader" işbaşında. Dün ve bugün arasında aslında fazla değişen bir şey yok.
Zalimler karşısında tevazu zillettir. Zulme boyun eğmek, cür'et ve cesaretlerini artırır..
Selâm ve dua ile..

Abdurrahman Dilipak 8 Mart 2005 Vakit
adilipak@vakit.com.tr