Somali Cumhurbaşkanını Bekleyenler
Ahmet Varol 17 Ekim 2004 Pazar, Vakit gazetesi
Somali'nin yeniden devletleşme sürecine girmesi için yeni cumhurbaşkanı 30 gün içinde başbakanı tayin edecek. O da hükümeti oluşturacak. Başbakan hükümet üyelerini belirlerken kabile dengelerini göz önünde bulunduracak.
Mogadişu'da güvenli ve istikrarlı ortam oluşuncaya kadar kurulacak hükümet çalışmalarını Nairobi'de yürütecek. Ama yakın zamanda Mogadişu'da aranan ortamın oluşması uzak bir ihtimal olarak görülüyor.
Şartlar oluşur da sürgündeki hükümet ülkesine yerleşebilirse beş yıl içinde anayasal düzene geçerek bu anayasaya göre şekillenecek yeni parlamento için genel seçim yapacak.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi tüm adaylar sonuca saygı duyacakları ve kendilerinde yahut taraftarlarında bulunan silahları yeni hükümete teslim edecekleri üzere sözleşme imzaladılar. Ama buna Somali'nin içinde kontrolü ellerinde bulunduran grupların bağlı kalıp kalmayacakları konusunda tereddütler var.
Merkezi otoritenin oluşması için Afrika Birliği'nin askeri güç göndermesi gündemde. Bu konu şimdilik bir teklif olarak sunulmuş, herhangi bir karar alınmış değil.
Hükümet Mogadişu'ya taşınsa bile uygun çalışma ortamı mevcut değil. İç savaş ve ABD işgali ülkeyi perişan etmiş. Eski hükümet binalarının çoğu yıkılmış. Bilindiği üzere ABD: "Benim olmayacaksa hiç kimsenin olmasın" anlayışındadır. Bu yüzden Somali'den çekilmek zorunda bırakılınca birçok binayı yıkmış. İç savaşta da taraftarlar kontrol altına aldıkları bölgelerde öncelikle resmi binaları hâkimiyet altına almaya çalışmış, karşıt taraflar ise onların güçlerini zayıflatmak için buraları vurmuşlar. Bu yüzden hükümet binaları kullanılamaz hale gelmiş. Ayakta kalan döküntüleri de evleri yıkılmış aileler kullanıyor.
Hükümetin kullanacağı bir bütçe de yok. Eskiden maliye için kullanılan binalara doluşmuş farelerin bile hayatta kalabilmek için dış yardıma ihtiyaçları var.
Hazine boş olduğu gibi yeniden yapılanma için kullanılacak ulusal kaynak da yok. Bu yüzden tamamen dış yardımla işini yürütmek zorunda kalacak. Çağımızdaki emperyalist felsefeye dayalı küresel yapılanmada ise dış yardımın ayaklara pranga olarak kullanıldığı biliniyor.
Bazı kişiler yeni cumhurbaşkanı Abdullah Yusuf Ahmed'in ABD ile iyi ilişki içinde olmasının dış yardım temininde fayda sağlayacağını söylüyorlar. Ama ABD için önemli olan çıkarıdır. Bu itibarla yeni cumhurbaşkanının dış yardım için onun kapısını çalması dün askeri olarak yerleşemediği Somali'ye bugün ekonomik ve siyasi yönden yerleşmesi sonucunu doğurur ki bu belki daha tehlikelidir. Ayrıca yardım için yeni yönetimin "teröre karşı savaş" adıyla ülkedeki İslâmi oluşumlara savaş açmasını şart koşabilir ki yeni yönetim de buna yatkın görünüyor. Böyle bir tutum da ülkeyi yeniden çıkmazlara sürükler. Çünkü Somali'deki İslâmi hareket bayağı güçlüdür ve muhtelif kabilelerin desteğine de sahiptir.
Netice itibariyle şunu söyleyebiliriz ki Kenya'nın başkenti Nairobi'de gerçekleştirilen seçimlerden çıkan sonuç Somali hakkında henüz ümit ışığı vermiyor.