| Siyonistlerin Üzerine Füze Yağdıran Adam |
![]() |
Ebu Silmiye, girdiği yolun ucunun şehadete çıkacağını biliyordu ve o bunu bilerek girmişti bu yola! Çünkü arzusu zaten öyle kolay kolay herkese nasip edilmeyen şehadete kavuşmaktı. Bu yüzden içinde ölüm korkusu yoktu. |
| Sadece Yüce Allah'ın
kendisine lütfedeceği hayatı yine O'nun yolunda değerlendirmek istiyordu.
Bu amaçla kutsal vatanı işgal eden, kutsal mabedleri kirleten, doğrudan doğruya Allah'a ve O'nun sevdiklerine karşı savaş açan Siyonist işgalcilere karşı verilen cihada vakfetmişti kendini. Çünkü Yüce Allah'ın şu âyetlerinin kendisine neler emrettiğinin farkındaydı: "Kendileriyle savaşılan (mü'minlere) zulmedilmeleri dolayısıyla (savaşa) izin verilmiştir. Şüphesiz Allah onlara yardım etmeye güç yetirir." (Hacc, 22/39) "Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size zafer versin ve mü'minler topluluğunun gönüllerini ferahlandırsın." (Tevbe, 9/14) "İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler ise Tağut'un yolunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır." (Nisa, 4/76) "Allah'a ortak koşanlar size karşı topluca çarpıştıkları gibi siz de onlara karşı topluca çarpışın ve bilin ki Allah sakınanlarla (takva sahipleriyle) beraberdir." (Tevbe, 9/36) Halid Ebu Silmiye'yi tanıyanların hepsi onu çok sevdiklerini dile getiriyorlardı. İşgalci Siyonistlerin karşısında bir aslan kesilen bu mücahit yakın çevresindeki herkes tarafından tam lakabına lâyık bir şekilde Ebu Silmiye (barış, selam ve sevginin babası) olarak tanınmıştı. Ama onun bu özelliği Yüce Allah'ın şu âyetindeki emri yerine getirmesine engel değildi: "Ey iman edenler! Kâfirlerden size yakın olanlarla savaşın. Sizde bir sertlik bulsunlar. Allah'ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin." (Tevbe, 9/123) Milyonlarca Filistinli gibi Halid Ebu Silmiye de, Siyonist saldırganların yurtlarını işgal etmeleri sebebiyle mülteci yani sürgün hayatı yaşayan bir aileye mensuptu. Ailesi, 1948'de işgal edilmiş bölgedeki el-Mecdel'den çıkarılarak Gazze'ye yerleşmeye zorlanmıştı. 1969'da Gazze'deki eş-Şati mülteci kampında, mülteci kamplarına hâkim o malum hayat şartları içinde ve yine bu kamplara özel her türlü imkândan yoksun bir evde dünyaya geldi. Ebu Silmiye, ilk, orta ve lise öğrenimini eş-Şati mülteci kampında tamamladı. Daha sonra Gazze İslâm Üniversitesi'nin Ticaret Fakültesi'ne girdi. Ne var ki işgalci Siyonist devletle özerk yönetimin ortak baskıları sonucu okulunu terk etmeye zorlanması sebebiyle fakülteyi bitiremedi. Genç yaşlarından itibaren İslâmi hareketin saflarına katılan Ebu Silmiye, işgale karşı direnişte de aktif rol aldı. Oldukça etkin biri olması sebebiyle HAMAS'ın askeri kanadında üst düzey cephe komutanları arasında yer aldı. Filistinlilerden zorla gasp edilen araziler üzerine kurulu Yahudi yerleşim merkezlerine iskan edilen gasıp göçmenlerin tatlı rüyalarını kâbusa dönüştüren Kassam füzelerini imal eden ekibin komutanı olmuştu. Hemen her gün, onun gözetiminde üretilen bu füzelerden en az bir tanesi gasıp göçmenlerin iskan edildiği yerleşim merkezlerinin herhangi bir noktasına düşüyordu. Böylece, işgal devletinin Filistin topraklarındaki Yahudi nüfusunu artırmak amacıyla tatlı vaadlerle getirip gasp edilmiş topraklara yerleştirdiği göçmenler şartların hiç de kendilerine vaad edildiği gibi olmadığını görüyorlardı. İşgal devleti Yahudi göçünün çok fazla etkilenmemesi için söz konusu füzelerin sebep olduğu maddi ve beşeri kayıplarını sürekli gizlemeye çalışıyor. Ama geçtiğimiz günlerde emniyet teşkilatı adına yapılan bir açıklamada söz konusu füzelerin sebep olduğu vakıa kısmen açığa vuruldu ve İsrail ordusunun yaptığı operasyonların bunda rolü olduğu dile getirildi. Çünkü açıklamaya göre İsrail ordusu operasyonlarına paralel olarak füze atışlarında da artış olmuştu. Açıklamada her ne kadar atılan füzelerin sebep olduğu kayıplar hakkında bilgi verilmediyse de Yahudi yerleşim merkezlerine yerleştirilen gasıp göçmenler açısından hayatı artık iyice çekilmez hale getirdiği itiraf edildi. Ebu Silmiye'nin cenazesinin kaldırılması için düzenlenen törende Gazze'nin caddeleri büyük bir kalabalıkla doldu. HAMAS mensubu olsun olmasın onun şehid edildiğini ve cenazesinin kaldırılacağını duyan herkes cenaze merasimine koşmuştu. Çünkü o Siyonist saldırganların tepelerine füze yağmuru yağdırırken çevresindeki insanların da sevgi yağmurlarına mazhar olmuştu. Halid Ebu Silmiye evli ve biri kız biri erkek iki çocuk sahibiydi. Yüce Allah'tan kendisine rahmet diliyoruz. Allah mekânını cennet eylesin. Halid Ebu Silmiye'nin şehit edilmesiyle Kassam füzelerinin üretimi ve işgalci saldırganları, gasıp göçmenlerin yerleşim merkezlerini hedef alan atışlar duracak değil. Yahya Ayyaş'ın şehit edilmesiyle şehadet eylemleri, Salah Şahade'nin şehit edilmesiyle direniş eylemleri, Prof. Abdülaziz Rantisi'nin şehit edilmesiyle aktif mücadele sona ermediği gibi. Çünkü o yola girenlerin tekrar ettiği bir söz var: "İnnehu le cihad nasrun ev istişhad (Bu öyle bir cihaddır ki ya zafer ya da şehadetle biter)." İşgalciler bir mücahidin şehit edilmesiyle rahatlamasınlar. Onlar: "Biz bir ölür bin diriliriz" sözüne en lâyık olanlardır. WWW.VAHDET.COM.TR |
|