Silahların gölgesinde seçimler

ABD saldırganlığından dolayı Irak ve Afganistan’da silahlı çatışmalar sürüyor. Yıllardan beridir ABD güdümünde hareket eden Suudi Arabistan yönetimi de Amerikan emperyalizminin zorlaması sonucu kendini şiddet ve silahlı çatışma bataklığının içine attı. Yakında bu dört ülkede yani ABD’de, onun saldırılarına hedef olan Irak ile Afganistan’da ve yine onun zorlamaları sonucu silahlı çatışma bataklığına sürüklenen Suudi Arabistan’da seçimler olacak.
Söz konusu silahlı çatışmalar, bu dört ülkede seçimlerin gidişatı için de belirleyici etken olacak. Bush, Irak ve Afganistan’da ortaya çıkan durumdan olumsuz etkilendi. Bu yüzden propaganda amaçlı açıklamalarında bayağı tutarsızlıklar sergiliyor. Muhtemelen bu olumsuzluğun yol açtığı sıkıntıdan dolayı bazen önemli gaflar da yapıyor. Bunların en çok dikkat çekeni de: “Düşmanlarımız Amerika’ya kötülük yapmaya devam edecekler. Biz de öyle!” demesiydi. Bu söz görünüşte gaf olsa da aslında gerçeği ortaya koymaktadır. Çünkü aynı açıklamasında, Irak’tan çekilme konusunda bir zaman tayinine karşı olduğunu söyledi. Yani işgalci askerlerini Irak’ta tutmakta ısrarlı görünüyor. Her gün birkaç askerin daha tabuta konulup Amerika’ya gönderilmesine sebep olan şiddetli çatışmaların devam ettiği ortamda ABD’nin Irak’ta işgalci güçlerini tutmakta ısrar etmesi büyük ölçüde Siyonist işgalcilerin çıkarlarıyla ilgilidir. Çünkü ABD’nin Irak’ta yenilgiyi kabul ederek çekilmesi Siyonist işgalcileri de zora sokacaktır. Zira Irak’taki direnişin kazanacağı zafer Filistin direnişine cesaret vereceği gibi ABD’nin bölge ülkeleri üzerindeki baskısı da etkisini kaybedecek, böylece bu ülkelerin Filistin direnişine maddi desteği engellemek için son dönemde başlattıkları uygulamalar kademeli bir şekilde sona erdirilecektir. Çünkü, bu ülkelerin ahalileri söz konusu uygulamalardan rahatsızdır ve yönetimleri de ABD baskıları sebebiyle halklarından gelen tepkilere rağmen bu uygulamaları sürdürmektedirler. Bu yüzden Bush kendi ülkesinin zararına olduğu halde işgal güçlerini Irak’ta tutma konusunda ısrar etmekte, böylece Siyonistlere iyilik için kendi ülkesine kötülük etmektedir.
Bush, Cuma günü yaptığı konuşmada kendince “teröre karşı savaş”a yeni bir tanımlama getirdi ve şimdiye kadar bu savaşı tanımlamada hata ettiklerini söyledi. Açıklamasında bunun “özgür topluma inanmayan ve bu yüzden teröre başvuran, ideolojik aşırılıklar içinde olanlara karşı yürütülen savaş” şeklinde tanımlanması gerektiğini ileri sürdü. Bilindiği üzere “hür toplum” kavramı Amerikan emperyalizminin eskiden beri kullandığı kamuflaj aracıdır. Gerçekte ise hür toplum önündeki en büyük engel ABD saldırganlığıdır. Bush’un söz konusu tanımlamasından ise savaşın dairesinin genişletilmesinin amaçlandığı anlaşılıyor. Ama artık yıpranma ve gerileme merhalesine giren ABD’nin insanî değerlerin tümünü ayaklar altına alarak yürüttüğü savaşın dairesini genişletmesi pek de kolay olmayacaktır.
 
Ahmet Varol
avarol@vakit.com.tr