Şeytan abdest alıyor!

• İran’ın cenaze namazını kılmak için büyük şeytan ABD abdest alıyor!
• Büyük şeytana hizmet eden küçük şeytan mı olacağız?
• Ceza geliyorum dedi; çünkü “Irak’ta ABD’ye hizmet edenleri cezalandırırız” demişlerdi!
• Demir yolu aklın yolu, halkın yolu!
• Karayolu kaza yolu, para yolu!

-Lütfü Bey; ABD yöneticileri şimdi de İran’ın kitle imha silahları ürettiğini belirterek, bu üretime son vermemesi halinde İran’dan hesap sorulacağını söylemişler. Ne dersiniz buna?
-Şeytan abdest alıyor! Çünkü İran’ın cenaze namazını kılmaya hazırlanıyor! ABD yöneticileri bir ülkede kitle imha silahları var dediler mi bilin ki, o ülkenin cenaze namazını kılmak için şeytan abdest alıyor demektir! Büyük şeytan ABD yeni şeytanlıklar peşinde demektir. ABD’nin kitle imha silahları üretiliyor masalıyla kitleleri imha ettiğini bütün dünya biliyor artık. Onun için bir ülkeyi işgal etmeye, o ülkedeki kitleleri imha etmeye niyetlendiklerinde hiç değilse başka bir masal uydursunlar. Dünyada ABD’den, Ortadoğu’da İsrail’den daha büyük kitle imha silahları üreticisi mi var? Belli ki İran’ı kuzu gibi yemeyi kafaya koymuşlar, onun için kitle imha silahları üretiyor masalını anlatıyorlar. Büyük şeytan şeytanlığını yapacak da biz ne yapacağız? Büyük şeytanın uçaklarına hava sahamızı kullandırarak komşumuz ve dindaşımız Irak’ı bombalattığımız gibi, komşumuz ve dindaşımız İran’ı da mı bombalatacağız? Yine şeytanla işbirliği mi yapacağız? Büyük şeytana hizmet eden küçük şeytan mı olacağız? İşte şeytan, İran’ın cenaze namazını kılmak için abdest alıyor! Biz de aklımızı başımıza alsak da bu durumda ne yapacağımızı bir düşünsek.

SUÇ VE CEZA
-Iraklı direnişçilerin kaçırdıkları Türk şoförünü başına kurşun sıkarak öldürmesini nasıl yorumluyorsunuz?
-Ceza geliyorum dedi! Daha öncede Iraklı direnişçiler Türk şoförlerini kaçırmışlar ve “Türk şirketleri Amerika’ya hizmet etmeye devam ederse sizi cezalandırırız” demişlerdi. “Amerikan Ordusu Iraklılara her türlü zulmü yapıyor; siz de Amerikalılara malzeme taşıyarak bu zulme hizmet ediyorsunuz” demişlerdi. “Ancak komşumuz ve dindaşımız olduğunuz için bu seferlik sizi cezalandırmıyor, serbest bırakıyoruz” demişlerdi. Keşke bu uyarılar o zaman dikkate alınsaydı. Keşke Türk şirketlerinin Irak’taki işgalcilere verdikleri her türlü hizmet son bulsaydı. Bu yapılsaydı başına kurşun sıkılarak öldürülen masum vatandaşımız bugün yaşıyor olacaktı. Bu vatandaşımız böylesine bir cezalandırma yöntemine maruz kalmayacaktı. Dediğim gibi, ceza geliyorum dedi! Bir de şöyle düşünelim. Amerikalılar Irak’ı değil de Türkiye’yi işgal etseydi, bu işgal Türk halkına ölüm, işkence, zulüm getirseydi ve Iraklılar zalim Amerikalılara hizmet etseydi, biz Iraklılara diş bilemez miydik? “Komşu komşuya, dindaş dindaşa bunu yapar mı” demez miydik? Kendimize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmayalım. Bilelim ki Irak halkına ölüm, işkence zulüm götüren Amerikalılara yapılacak her türlü hizmet, onlarla suç ortaklığı yapmak demektir. Bu insanlık suçunu işlemeyelim; bu suçun cezasını çekmeyelim!

KARAYOLU PARA YOLU
-Ülkemizde demiryollarına ve denizyollarına önem verilmesi için yıllardır çaba gösterenlerin en başında geliyorsunuz. Neden karayolu değil de demiryolu ve denizyolu?
-Çünkü demiryolu ve denizyolu aklın yolu! Çünkü demiryolu ve denizyolu halkın yolu! Demiryolu ve denizyolu ile az parayla çok insan çok yük taşıyorsun. Karayolu ile ise çok parayla az insan, az yük taşıyorsun. Demek ki karayolu para yolu! Karayolu kazalarında ölen insan sayısının, hurdaya dönen araç sayısının yanında demiryolu ve denizyolu kazalarında ölen insan sayısı, hurdaya dönen araç sayısı devede kulak bile değil. Demek ki karayolu kaza yolu! Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz, ama bunun kıymetinden habersiziz. Deniz demek, doğal yol demek. Üzerine gemiyi koyuyorsun, İskenderun’dan Rize’ye, Hopa’ya kadar gidiyorsun. Neredeyse ülkeyi bir başından diğer başına kadar dolaşıyorsun. İskenderun’dan başlayıp bütün Akdeniz’i, Ege’yi, Marmara’yı, Karadeniz’i dolaşan karayolu yapmaya kalksan kaç Türkiye bütçesine mal olur, varın siz düşünün. Allah bu ülkeye bedavadan yol vermiş, ama anlaşılan ülke yöneticilerine o yolu kullanacak aklı vermemiş! Çünkü 1950’den beri aklın yolu demiryolu ve denizyolu taşımacılığına önem vermediler. 1950’den beri örneğin demiryolları için “komünist işi” dediler. Onlara böyle dedirten, bu aklı veren kim? Amerika... Peki öyleyse kendi şehirlerini neden demir ağlarla örmüş Amerika? Biliyorsunuz trenin yer altında gidenine metro denir. Tren komünist işiyse neden dünyanın en gelişmiş metroları Amerika’da? “Tren komünist işi” diye diye Türkiye’de karayolu taşımacılığı teşvik edildi ve Amerikan otomotiv şirketleri ülkemize ha bire araba, Amerikan petrol şirketleri de ha bire petrol sattı. Peki hızlandırılmış trenin raydan çıkması üzerine bizim holdig medyası neden hemen demiryollarını karalama kampanyası başlattı? Çünkü holding medyasının da otomotiv şirketleri, petrol şirketleri var. Örneğin POAŞ adlı petrol şirketi medya patronlarından Aydın Doğan’a ait. Ülkemizde demiryolları gelişirse onca yakıtı, onca arabayı kime satacaklar?

08.08.2004 Vakit