Şarmu'ş-Şeyh Toplantısı

Ahmet Varol 25 Kasım 2004 Perşembe, Vakit gazetesi

Mısır'ın turistik Şarmu'ş-Şeyh kasabası son dönemde birçok uluslar arası toplantıya ev sahipliği yaptığından bir uluslar arası toplantılar şehri olarak tanınmaya başladı. Ama ne yazık ki bu şehirde düzenlenen toplantıların çoğu Müslüman toplumların başlarına çorap örülmesi amacına yönelik olduğundan pek de iyi bir imaj yakalayamadı.

Bu kasaba geçtiğimiz günlerde de Irak'la ilgili yeni bir uluslar arası toplantıya ev sahipliği yaptı. Normalde Irak'a komşu ülkelerin Dışişleri bakanlarının toplantısıydı. Ancak ev sahibi Mısır da Irak'a komşu olmayan bir ülke olarak toplantıda yerini aldı.

22 Kasım 2004 akşamı başlayan toplantı sadece iki gün sürdü ve bir ortak bildiriyle sonuçlandırıldı. Bu toplantı ileride yapılacak daha geniş çaplı bir uluslar arası toplantının ön hazırlığıydı. Dolayısıyla bu toplantıda çok fazla derinliklere girilmedi.

Ana konusunu Irak'ta önümüzdeki Ocak ayında gerçekleştirilmesi planlanan genel seçimler oluşturuyordu. Dolayısıyla ağırlıklı olarak bu seçimler için Irak halkının ihtiyaçları ve geçici hükümetin desteklenmesi üzerinde duruldu. Bu itibarla Irak'taki işgalin oturtmak istediği yapıyı meşrulaştırma amacına hizmet eden bir toplantı oldu.

Mısır'daki Müslüman Kardeşler cemaati Şarmu'ş-Şeyh toplantısına tepki göstererek, hakkında yayınladığı bildiride şu hususları dile getirdi: "Toplantı işgalcinin başa geçirdiği geçici hükümeti meşrulaştırma amacına yönelik bir operasyondur. Gerçek direniş güçlerini, işgale direnenleri ve silahlı saldırıya karşı duranları göz ardı eden bir toplantı problemlerin ve üzücü olayların daha da artmasına yol açmaktan başka bir şey yapamaz. Böyle bir toplantı problemi çözüm yoluna sokamayacak ve başarısızlıkla sonuçlanacaktır."

Ürdün Müslüman Kardeşler cemaati de tepki gösterenler arasındaydı. Bu cemaatin siyasi kanadı olan İslâmi Çalışma Cephesi Partisi'nin yaptığı açıklamada da şöyle denildi: "Şarmu'ş-Şeyh toplantısı yoksa işgalin varlığını ve devamını kolaylaştırmak, onun Irak'la ve bölgeyle ilgili planlarını uygulamasına imkân sağlamak, ABD'nin, onun işbirlikçilerinin ve kuklalarının istediği şekilde söz konusu işgale meşruiyet kazandırmak için bir araç mı yapılmak isteniyor?"

Aynı hususu Irak Müslüman Alimler Birliği'nin genel sekreteri Haris ed-Dari de dile getirdi ve Şarmu'ş-Şeyh toplantısının işgale ve onun gölgesinde şekillenen geçici hükümete meşruiyet kazandırma amacıyla düzenlendiğini vurguladı.

Verdiğimiz bilgilerden ve yöneltilen tenkitlerden de anlaşılacağı üzere Şarmu'ş-Şeyh toplantısı gerçekte ABD'nin amaçlarına yarayacak nitelikte bir siyasi operasyon olmuştur. Yani ABD Felluce, Bağdat ve Ramadi'ye yönelik askeri operasyonlar düzenlerken Irak'a komşu oldukları için Şarmu'ş-Şeyh'te bir araya gelenler de aynı paralelde bir siyasi operasyon düzenlemiş oldular.

Şarmu'ş-Şeyh'teki siyasi operasyonun gündemi ve sonuç bildirisi ile ilgili değerlendirmemizi de inşallah müteakip yazımızda yapmaya çalışacağız.

Not: 28 Kasım 2004'te Çağlayan'da ABD işgal güçlerinin Irak'taki katliamlarını telin ve yapılan insanlık dışı uygulamalara tepki amacıyla miting düzenlenecek. Bu tür etkinliklere katkı vahşete ve saldırganlığa karşı seslerin gür çıkmasını sağlayacaktır. Bu sebeple herkes kendini "bir kişi" olarak değil bir bütünün parçası olarak görmeli ve bu tür etkinliklerdeki yerini doldurmalı, aksi takdirde o yerin boş kalacağını bilmelidir.

---------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu toplantı hakkında başka bir yorum:

İşgalden sömürüye geçildi

Katar gazetesi Al Şark gazetesinden Fevaz El Acemi'ye göre; Irak'taki Amerikan emperyalizminin Şarm El Şeyh'te 'yasallaşması' Arap ve İslam ümmetinin geleceği için en tehlikeli karar..

FEVAZ EL-ACEMİ

Etrafında geniş ve uzun tartışmalar dönen Şarm El Şeyh toplantısı sona erdi. Toplantı gerçekleştirilmeden önce de 'Toplantıdaki amaç nedir, niçin Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde gerçekleştiriliyor, beklenen sonuçlar neler, Amerikan işgalini bitirecek mi, yoksa derinleştirecek mi, komşu, özellikle Arap ülkelerinin rolü nedir' yollu birçok soru gündeme gelmişti.
Toplantıdan çıkan kararlar bu sorulara bütün açıklığıyla yanıt verdi ve toplantının sonuçlarından birinci derecede kazançlı çıkanlar, Amerikan işgali ve işgalcinin geçici Irak hükümetindeki uşakları. Ayrıca işgale destek çıkanların başarısı. İlk kayba uğrayan da kardeş Irak Arap halkı.

Kararlar sürpriz değil
Aslında olayların akışını, Amerikan yönetiminin niyetlerini ve Irak'ı işgalindeki hedeflerini takip edenler için bu kararlar sürpriz değil. Çünkü bu yönetim ortaya bir stratejik plan koydu ve o doğrultuda çalışıyor.
Herkes Irak için getirilen bütün gerekçelerin 'yalan' olduğunun farkında. Bütün bu gerekçeler Şarm El Şeyh zirvesinin, işgal eyleminin stratejisinin, yani Siyonizm'in tek aktör olacağı Büyük Ortadoğu'nun yapılandırılması planının yürürlüğe konması amaçlı bir 'dalavere' olduğunu ispatlamakta.
Irak'taki Amerikan işgali bölgenin sürekli olarak 'sömürülmesini' hedefleyen Amerikan stratejisinin yürürlüğe konmasının ilk aşaması olabilir.
Bu işgal, bizleri gelecekte kimliğimizden, inancı-mızdan, değer ve ilkelerimizden soyutladıktan, hayallerimizi, Arap umutlarımızı boğazladıktan ve emdiğimiz sütü unutturduktan sonra Arap halklarının değerlerine, mukadderatına ve zenginliklerine siyasi ve ekonomik egemenliğini yaymak için bölgeyi geleceğe hazırlamakta.

BM de işgali tanımış oldu
İşgal Beyaz Saray'ın kararıyla başladı ve bu karar uygulanmakta şu an. Bugün sömürü Şarm El Şeyh'ten başladı ve bu toplantının kararları, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin şahitliğiyle 'gayrimeşru' işgali tanıdı. 'Geçici' hükümet tanındı ve Irak direniş temsilcilerinin katılımı reddedildi, hatta terörü temsil ettikleri iftirasında bulunuldu. Bunun anlamı gelecekte Amerikan emperyalizmine karşı koyan ve direnen herkesin tasfiyesi için Amerikan emperyalizmine yeşil ışık yakıldığıdır.
Irak'taki Amerikan emperyalizminin Şarm El Şeyh'te 'yasallaşması' Arap ve İslam ümmetine dokunan, hatta bölgenin geleceğini tehdit eden en tehlikeli karar.
Zira ekonomik, siyasi, fikri ve kültürel sömürü Arap milletini devletçiklere, etrafa saçılmış oluşumlara ayıracak.
Bu yeni Amerikan sömürü stratejisiyle geçmişte Arap ülkelerini bölen meşhur Sykes-Picot anlaşmasının yol açtığı parçalama süreci tamamlanıyor.
Şarm el Şeyh toplantısının Amerikan emperyalizmi kararlarına karşılık verilmesi, Irak ulusal direnişine desteklenme ve bu kahraman direnişe maddi ve manevi her türlü yardımın sunulmasıyla mümkün. Direniş meşruiyetini, bütün insani ve uluslararası kanunlar ile semavi dinlerden alıyor. (Katar gazetesi Al Şark, 24 Kasım 2004-Radikal tercümesi)