"Şerlilere umut olmak"

Zorbaların egemen oldukları bir dünyada hakkı üstün tutmak, her şeyden ve herkesten üstün tutmak, hakkın hakkıdır ve hak düzenin vazgeçilmez şartıdır. Dünyada en büyük zillet, hakkın zelil olması ve haklının sahipsiz kalmasıdır. Hak ve haklının zelil olduğu bir toplumda, izzet ve şeref aranmaz. Aransa da zaten bulunmaz. Çünkü hakkı her şeyden üstün tutmayanların, haklı olanı sonuna kadar desteklemeyenlerin oluşturdukları bir toplumda, izzet ve şeref bulunmaz.
Haksızlardan gelen kötülüklere boyun eğmek mecburiyetinde kalanlar, haksızlıklara karşı baş kaldırmayanlardır. Kötülüklere ve kötülere karşı sessiz ve tepkisiz kalmak, iman bilincini kaybetmişlerin vasfıdır.
Allah'ın arzında güce sahip olmak bir nimettir. Ancak gücün iyiliklerin yayılması ve topluma hâkim kılınması için kullanılmaması, kötülüklerin yayılmasına feda edilmesidir. Tabiî ki, kendilerini ve imkânlarını kötülüklerin yayılmasına feda edenler, fena olanlardır.
Allah'ın arzında Müslüman insan; iktidar elinde olsa da, olmasa da imanı doğrultusunda, haktan ve haklıdan yana bir tavır takınmakla, iyilikleri yaymak ve topluma hâkim kılmanın peşinde olmakla mükelleftir. Müslüman insan bu mükellefiyetini unuttuğu andan itibaren, şerlilere umut olur. Kötülük işlemek isteyen şerlilerin yardım isteme adresi haline gelir. Şunu bilelim ki; iyilik işleme imkânına sahip olduğu halde iyilik işlemeyenler, kötülük işleyenlerin müşterekleridir. Yani ortaklarıdır. Kötülükleri yaymaya ve topluma egemen kılmaya çalışanlara cesaret verip yardımcı olanlar, ilahi azaba davetiye çıkaranlardır. Hayat örnek ve önderimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle buyuruyor:
"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki; ya ma'rufu ısrarla emreder ve münkerden alıkoyarsınız, ya da Allah, kendi katından üzerinize büyük bir azab gönderir. Sonra siz (o azabtan kurtulmak için) dua edersiniz de duanız kabul olunmaz." (Tirmizî, Fiten: 9; El- Müsned /Ahmed b. Hanbel, C: 5, Sh: 388,390, 391)
Bu hadis-i şerife göre; şerli olanları iktidar yapmak veya iktidarlarına razı olmak, ilahi azaba davetiye çıkarmaktır. Şerlileri iktidar yapanlar ile, şerlilere umut olanları iktidarda tutanların duaları kabul olunmaz!
Günümüzde İslâm topraklarını istilâ etmiş bulunan şeytan Amerika, cani Rusya, katil İsrail ve vahşi İngiltere'ye cesaret veren bütün iktidarlar, şerlilere umut olan iktidarlardır.
Sizin ve iktidarınızın varlığı, fuhuş işleyen fahişelere, haram lokma ile beslenen haramzadelere, İslâm topraklarının yerüstü ve yeraltı zenginlik kaynaklarını talan edip elegeçirmeye çalışan emperyal güçlere cesaret oluyorsa; siz ve iktidarınız; şerlilere umut olmuşsunuz demektir.
Sizin iktidarınızda Müslümanları Yahudileştirmek, Hıristiyanlaştırmak ve Müşrikleştirmek isteyenler kanunlarla himaye ediliyorlarsa, siz şerlilere umut olmuşsunuz demektir. Altını çizerek diyoruz ki; Müslümanları; Yahudileştirme, Hıristiyanlaştırma ve Müşrikleştirme tehlikesinin içine atanlar, Müslümanları ateşin içine atmaktan daha şiddetli işkenceye tabi tutmuş olurlar. Çünkü Rasûlüllah (sav)'ın ifadesiyle; "İmanın tadını tatmış olan mü'min insan; ateşe atılması kendisine, Yahudiliğe, Hıristiyanlığa ve müşrikliğe dönmesinden daha sevimli gelen kimsedir." ( Camiu'l Usül Fi Ehadsi'r Rasul/İbnü'l Esir, C: 1, Sh: 237-238, Beyrut/1983)
Bu ülkede Müslümanca yaşamak isteyenlerin yollarını tıkayan kanun kayalarını ayıklamak maksadıyla Müslüman iradeler tarafından öne geçirilip iktidar kılınanlar, Müslümanları Yahudileştirmek ve Hıristiyanlaştırmak isteyen müstevli terörist, Yahudi ve Hıristiyanların işlerini kolaylaştırıyorlarsa, faaliyet alanlarını emniyetli kılıyorlarsa, buna karşın kamusal alanda dininin gereğini yerine getiren mü'min ve mü'mineler birer şaki gibi takibe tabi tutuyorlarsa, şerlilere umut olmuşlar demektir. Bu durumda Müslümanca yaşamak isteyenlerin, bunlardan hayr beklemeleri ütopyacılık olur.
İslâm'ın özel hayattaki yeriyle kamusal alandaki yeri arasına bir duvar çekerek, İslâm'ın kamusal alanda temsil edilmesine fırsat vermeyen iktidarlar, şerlilere umut olan iktidarlardır.
Şerlilere umut olmak, sadece siyasal alanda iktidar olanlara ait bir özellik değildir. Altını çizerek diyoruz ki; sizin varlığınız, eylem ve söylemleriniz, hizmet kurum ve kadrolarınız, Yahudilerin, Hıristiyanların İslâm topraklarını istilâ etmelerine geçiş köprüsü oluyorlarsa, siz hizmetlerinizle birlikte şerlilere umut olmuşsunuz demektir. Zalimlerin işlerini kolaylaştıranlar da zalimdir. Kurda merhamet, kuzuya zulümdür. Zalimleri desteklemek, ölmeden ölümdür!

Mustafa Çelik 2 Mart 2005 Vakit
mcelik@vakit.com.tr