Satıyorum, saaaat!
İnternethaber önceki gün Karstan Baki Özışık imzalı bir haber geçti.. GAP
gezisi sırasında da NTVde bu konuya değinilmişti..
İşte yasa çıktıktan sonraki bir yıllık süre içinde yabancıların aldığı
topraklar: Yunanlılar: 14 bin 449 kişiyle 4615 dekar.. Almanlar: 11 bin 985
kişiyle 6 bin 700 dekar.. İngilizler: 5577 kişiyle 2 bin 805 dekar..
Suriyeliler: 12 bin 481 kişiyle 253 bin 440 dekar, Fransızlar: 16 bin 451 kişi
ile 473 bin dekar Avusturyalılar: 9 bin 761 kişi ile 9 bin 600 dekar
Hollandalılar: 7 bin 90 kişi ile 6 bin 870 dekar ABDliler: 31 bin 267 kişi
ile 74 bin 523 dekar İsrailliler: 38 bin 405 kişi ile 114 bin 780 dekar arazi
ve emlak alımında bulunmuşlar. Bu rakamlar 2001 yılına ait ve geçtiğimiz
yıllarda bu rakamlar katlanarak arttı.
Kars bu satışlarda %15.4lük oranı ile en ön sırada yer alırken, geçtiğimiz
günlerde ben de bölgede yaptığım incelemede, satıştan çok kiralama yoluna
gidildiğini ve 5-10 yıllık kira sözleşmeleri yapıldığını ve kiralayanlara
devir hakkı verildiği ve hatta satış konusunda kiracıya taahhütlerde
bulunulduğuna dikkat çekiliyordu.
Bir dost, ABDnin askeri bir harekatta ihtiyaç duyacağı alanların şimdiden
kiralandığını ve hazırda ise bu alanların zirai amaçla kullanılacağını
söylüyordu.
Niçin kiralama dediğimizde ise bunun daha az dikkat çektiğini, savaş halinde
yükümlülükten kurtulmak istediklerini ve hatta belki 10 yıl içinde belki de
zaten buranın kendilerinin eline geçeceklerini düşündükleri için fazla para
ödememe isteklerine bağlıyordu.
Öyle ya Süleyman Mabedi yapıldığında burada hahamlar Fıratın sularında
sulanmış kuzuların etini yiyecek ve onların yünleri ile dokunmuş hırkalar
giyecekler. Fıratın suları ile sulanmış pamuklardan dokunmuş elbiseler
giyecek, o sularla sulanmış sebze ve meyveleri yiyecekler. Mabede başka bir
ürün girmeyecek.
Şunun şurasında Mabedin inşasına ne kaldı ki. O zaman bölgede hazırlıklara
şimdiden başlamak gerekti elbette.
Siz sattıktan sonra alan çıkar. Bu kafayla da gün gelir Filistinlilerin başına
gelen bölge halkının başına da gelir.
Sadece Türkiyede değil Kıbrısta da piyasa olgunlaşıyor..
Bakar mısınız, ABDli ve İsraillilerin sayısı 69.672 kişi. Aldıkları toprak
ise 189.303 dekar ABD ve İsrail dışında diğer ülkelerden gelip Türkiyeden
toprak alanların sayısı 76.000 kişi. İsrail dışında ABDden gelenlerin büyük
bir çoğunluğu İsrailli. Diğer ülkelerden gelenlerin de hemen hemen yarısı aynı
kökten.. Yani bölgeden toprak alanların dörtte üçü İsrailli.
Tekrar söylüyorum, bu rakamlar 3 yıl öncesine aid, bir yıllık toplam.
Kiralanan araziler, ya da Türk Yahudileri, ya da işbirlikçileri üzerine alınan
araziler buna dahil değil..
Tren kazası, Balçiçek Pamirin İran macerası, yok Karadağlının kaçamak
hikayesi derken, aslında asıl haberler arada gümleyip gidiyor..
Ha, bu Karadağlı hikayesi önemlidir. İster misiniz, bunun arkasında siyasi bir
şantaj/tehdit olsun. O kızın tuzağa düşürdüğü politikacıların da kasedi olsun,
Karadağlı sana söylüyoruz, ey politikacı, bürokrat ayağını denk al ve sen
dinle diye bir mesaj veriliyor olmasın.. Zaten bizim kahraman milletimiz
uçkuruna düşkündür ve bu işin sohbetine bayılır..
Sanırım birileri bizi bu işlerle oyalarken, dostuna enayiler duymasın diye
bizi gösteriyordur. Bir futbol başarısı, parti kongresi, rejim tartışması,
anayasa fırlatmaca oyunu bile bizim gündemimizi altüst etmeye yetiyor çünkü!
Meclis toplanınca bari bu toprak satma konusunu da görüşse Meclisimiz. Ya da
bir milletvekili çıkıp bir soru önergesi verse de durum anlaşılsa.
Hani diyorlar ki, öyle mahalleler, beldeler var ki, şimdiden çoğunluk
Hıristiyanların eline geçmiş. Cemaat kalmadığı için caminin kapısına kilit
vurulmuş ve yanına yeni bir kilise açılmış.
Oooof... Of!.. Ekonomi düzeliyor değil mi, gerisini boşverin siz de.. Nelere
alışmadınız ki, buna da alışırsınız..
En iyisi, siz şu Filistin tarihini okuyun ya da Filistin tarihini konu alan
cdler var, alın izleyin bakalım. Böyle giderse geleceğiniz orada yazılı
Selâm ve dua ile.