Sağlığımız yargıda

Normal olanı sağlığı paralı hale getirip, halkı ölümle hastalık arasına kıstıran sistemin yargılanmasıdır.
Ama burası normal bir ülke olmadığından normal davranışlar anormallik olarak görülüyor.
Bu yüzden de sendikacılar ve sağlık emekçileri yargılanıyor!
Sebep: “Herkes için parasız ve eşit sağlık hizmeti ve kendi taleplerini” savunmak!
Normal koşullarda, herkese parasız ve eşit sağlık hakkını engelleyenlerin, iktidarların, yönetenlerin yargılanması lazım:
Siz insanların göz göre göre ölmesine nasıl sebep olursunuz, diye.
Parası olmayanların hastane kapılarına yaklaşamadığı, ilaç alamadığı, tedavisi mümkün hastalıklar nedeniyle insanların ölümüne neden olunduğu için.
Sağlık emekçilerini sağlıksız koşullarda, gerekli alet edevat, yetersiz olanaklarla çalışmak ve geçim sıkıntılarıyla karşı karşıya bıraktıkları için.
Parası olanla olmayan arasında ayrım yaptıkları için.
Ama hani “vatandaşlar devletin gözünde eşitti?”
Hani “devlet vatandaşlar arasında ayırım yapmazdı?”
Oysa sağlığı paralı hale getiren devlettir.
Sağlık gibi, bırakın şuyu buyu, en insani ve vicdani bir meseleyi bile paraya bağlamak, işin en başına para şartını koymak, ayrımın ta kendisidir.
‘İlaç alacak kadar paran yoksa, zaten yaşaman hata’ demenin dolaysız ifadesidir.
Kendi vatandaşının hastalığından bile para peşinde olan bir sistem!
Ölümlerden mezar satarak para kazanan belediyeler!
Ve “Sağlıktan tüm halk ücretsiz yararlansın, ayırım yapılmasın” diyenlerin yargılandığı bir ülke!
***
Ne kadar adil ve demokratik değil mi?
Hastalanma hakkın var...
Paran varsa tedavi olabilirsin, yaşama hakkını kullanabilir, paran yoksa geberme hakkını tercih edebilirsin!
İlaç alma özgürlüğün de var!
Caddelerde, hastane çevrelerinde dizi dizi eczaneler.
Varsa cebinde paran göğsünü gere gere içeri girersin.
Paran yoksa ilaçlar orada dururken sen çaresizlikten kahrede kahrede cartayı çekersin.
Mezarlık paran da yoksa eğer, belediye gelsin de hayrına çulsuzlar mezarlığına gömsün diye ortada beklersin!
Eş dost bile sahiplenemez ölünü, çünkü para isterler.
Mülki erkandakiler, “Ulen madem mezar alacak paran yoktu, neyine güvenip öldün” derler!
Ve işte öyle bir düzendeyiz ki, insanları sağlıksızlığın, ilaçsızlığın, doktorsuzluğun kollarına atanlar yargılanmalıyken, “Sağlık ücretsiz ve eşit olsun” diyenler yargılanıyor!
Öbür tarafta da çeteler mafyalar keyif çatıyor.
Bankalar soyuluyor.
Paralar halka ödettiriliyor.
Günde bilmem kaç trilyon lira borç faizi ödeniyor.
Vebali de halkın sırtına yükleniyor!
Adaletli partinin sayın başkanı da, elinde ampul, günde beş vakit, ne kadar adaletli ve demokratik bir ülke olduğumuzu sallayıp kasım kasım kasılıyor!
Memlekette ise insanlar ilaç kutularının ucuna asılıyor!
Önceki gün sağlık emekçileri ve sendikacılar “sağlık parasız olsun” dedikleri için yargılanıyordu.
Tam o sırada bu ülkede kimbilir kaç on bin kişi parası olmadığı için hastalıkların azabında kıvır kıvır kıvranıyordu!

Yücel Sarpdere 16.10.2004 Evrensel Gazetesi

 e-posta: yucel@evrensel.net