SABIKASI
ÇOK
Vakit'in Almanya baskısını hiçbir mahkeme kararı olmadan yasaklama kararı
alan Almanya Federal İçişleri Bakanı Otto Schily'nin tek hedefi
Müslümanlar... Schily'nin dosyasında; Almanya'da ikamet eden Müslüman
cemaat ve derneklere yönelik birçok sindirme girişimi bulunuyor.
Otto Schily, 2002 yılında İçişleri Bakanlığı kararı ile Almanya'nın Aachen
kentinde, faaliyet gösteren ve Filistin'deki yetim çocukların bakımını
üstlenen El-Aksa hayır cemiyetininin kapısına kilit vurdu. Bakanı bu
konuda yönlendiren ise, Uluslararası Yahudi İnsan Hakları Grubu olan Simon
Wiesenthal Merkezi idi. Cemiyetin hesaplarına el konulurken, Bakan
Schily'nin kılıfı her zamanki gibi hazırdı: "Bu cemiyet Lübnan'daki
Hizbullah ve benzeri grupları destekliyor."
CAMİLERE BASKINLAR DÜZENLENDİ
Otto Schily, İslâmi Cemiyet ve Cemaatleri Birliği'nin (İCCB) yöneticisi
Metin Kaplan ve cemaatine yönelik operasyonları ile de gündeme geldi. Otto
Schily'nin emriyle Almanya'daki onlarca cami "Kaplan taraftarı" oldukları
iddiasıyla baskına uğradı, Müslümanlar taciz edildi. Metin Kaplan ve
cemaatine yönelik sindirme operasyonu çerçevesinde bir gecede bütün cemaat
üyeleri gözaltına alındı. Otto Schily, 100 lokal, cami, dernek misafirhane
ve evin arandığını açıkladı ve aramalardan sonra, İCCB'nin devamı
niteliğindeki 16 derneğin de kapatıldığını duyurdu.
MİLLİ GÖRÜŞ TEŞKİLATI TAKİBE ALINDI
Schily, yıllardır Almanya'da faaliyetlerini özgürce sürdürebilen ve
"entegrasyon" konusundaki olumlu çabalarından dolayı "örnek" gösterilen ve
hatta "din derslerine öğretmen tayin etme yetkisi" verilen Milli Görüş
Teşkilatı'nı da İçişleri Bakanlığı görevine gelmesinin ardından tacize
başladı. Milli Görüş Teşkilatı, onun döneminde Federal Anayasayı Koruma
Dairesi tarafından yakın takibe alındı.
ALMAN VAKIFLARI DAVASINDA TÜRKİYE'Yİ TEHDİT ETTİ
Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily, Türkiye'de faaliyet gösteren Alman
vakıfları hakkında casusluk iddiasıyla açılan davanın, Türkiye'nin AB
arzusuna zarar verebileceğini öne sürerek tehditte bulunmuştu. Schily, 28
Aralık 2002 günü Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, "Türk
hükümetine ve Türk adaletine bu durumu yeniden gözden geçirmeleri
konusunda çağrıda bulunuyorum. Almanya olarak biz bu işi ciddiye alıyoruz.
Hem de çok ciddiye" dedi.