Otto-mobil

Arabanın burnunda 6 köşeli yıldız var. Tepede gerilla bayrağı, komünizmi, anti kapitalizmi simgeliyor biraz. Tekerleği nazizmi sembolize eden gamalı haç.. Geriye ne kaldı! Bir haç, bir de kapitalizmin simgesi olan dolar işareti.. Ve tabii AB bayrağı..
Bir kişi aynı zamanda bunların hepsi olabilir mi?
Guantanamo ve Ebu Garib'le birlikte demokrasi de olabiliyorsa, neden olmasın!..
Hem laik, hem de imamların devlet memuru olduğu bir ülke olabiliyorsa, o da olur.
Daha birkaç gün önce ABD İnsan Hakları Raporu'nu yayınladı.. Tabii, Guantanamo'dan, Ebu Garib'den hiç söz edilmiyor. Bir ülke ancak bu kadar trajikomik duruma düşebilir. Çin'den gelen tepki, ABD'nin ayağını suya erdirmiştir herhalde.. Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.
Şimdi Otto'nun gazete kapatma kararından sonra doğrusu ben Claudia Roth'un tepki vermesini bekliyorum.
Dünya tersine döndü ya, biz artık Avrupalılara insan hakları dersi vereceğiz. Bizden heyetler gidip ABD'de ve AB ülkelerinde incelemelerde bulunacak bu gidişle..
Batılılar demokrasi gömleğini çıkartıp yeniden Nazi ve faşizm gömleğini giymeye hazırlanıyormuş gibi bir hava var.. Halkların kardeşliğini bayrak yapan Sovyet rejimi çökünce, o yapı içinde belirleyici konumda olanlar arasından Miloseviçler nasıl çıktı dersiniz?
Batıda köklü bir değişim yaşanıyor. Aile, ahlâk, adalet, barış ve özgürlük yerini başka değerlere bırakıyor sanki. İskandinav ülkelerinde intihar, Hollanda'da uyuşturucu, Fransa'da fuhuş, Rusya'da evlilik dışı hayat. Düşünebiliyor musunuz, 2 Rus kadınından biri hiç evlenmemiş. Aile çöküyor.. Tüm Avrupa'da obezite ve psikolojik bunalım.. İnternetle birlikte baş gösteren sosyal uyum sorunları, çifte kişilik ve melankoli.. Umudun yerini alan korku ve giderek daha tehlikeli bir hal alan alkolizm..
Kemal Güler, Alman içişleri bakanını çizmiş.. Otto-mobil sürücüsünün ne olduğu belli olmayan bir kişiliği var ve meçhule giden bir otto-mobil sözkonusu.. ABD, Türkiye'de anti Amerikancılığın güç kazanmasından kaygı duyduğunu açıklarken; Almanya'dan gelen tepki, anti semitizm ile ilgili.. Otto, anti semitizm ile anti siyonizmi karıştırıyor galiba.. İsrail bir ülke, Musevilik bir din, Yahudilik ya da benî İsrail bir kavim.. Siyonizm bir ideoloji.. Bizim Yahudilikle teolojik, İsrail'le siyasi, siyonizm ile ideolojik sorunlarımız var. Onların da kuşkusuz bizimle sorunları var. Bunun sonuçları ortada. Onlar kan döküyor ve biz eleştiriyoruz, suçlu olan sonuçta yine biziz, Otto efendinin nazarında. Bizden istenen herhalde celladımızı alkışlamamızdır. İşte bunu asla yapmayacağız... Tamam, insanlar doğdukları ana babayı, ülkeyi, zamanı kendileri seçmezler. Bu Allah'ın takdiridir ve biz Allah'a aid olan bir takdirden dolayı da kimseyi mahkûm etmeyiz.. Hz. Musa bizim de peygamberimiz..
Otto efendi bize kızacağına biraz Tevrat okusa, Yuhanna vahyine baksa, acaba neler görür!.. Kim kimi Yahudileri geçmişte yaptıklarından ötürü Tevrat kadar azarlayabilir!.. Ve kim, aynı şeyleri yapan insanları aynı şekilde eleştirmemize mani olabilir ki! Kutsal metinler, kan dökerek yeryüzünü fesada verenleri şeytanın vârisi olarak niteleyip "yılan soyu" diye tanımlamaz mı? Yoksa siz hiçbir şeye inanmıyor muydunuz?
Dün sömürgecilerin, bugün işgalcilerin yaptıkları konusunda sizi Hz. Musa'ya havale ediyoruz. Sizin neslinizi Hz Lut'a havale ediyoruz. Sizi Hz. İbrahim'e havale ediyoruz..
Siz istemeseniz de biz şeytan taşlamaya devam edeceğiz ve daha çok da salavât getireceğiz.
Batıda teknolojik gelişmeler devam ediyormuş. Aman efendim aman.. Tabiatı mahvediyorsunuz. Dünya hızla bir ekolojik felakete doğru sürükleniyor.. Öte yandan felsefi, ahlâki, estetik kaygılarınız giderek zayıflıyor..
Otto'yu böyle hareket ettiren hangi sebepti acaba?.. Siyonist lobi mi? Tapınak Şövalyeleri mi?
Herhalde demokrat olması, insan hakları ve hukuk devleti gibi kaygılar olmasa gerek..
Otto'nun bu tavrı, Almanların Türk insanı ve İslâm dünyası nazarında itibarına ciddi anlamda zarar vermiştir.. Herhalde insan haklarından yana Alman yurttaşlarını da rencide eden bir durum sözkonusu olsa gerek.
Bizde bir söz var: Yanlışın neresinden dönülürse kârdır. Vakit'in mal varlığına el koymakla bizim sakalımızı kesmiş olursunuz, ama bunu yaparken kendi kollarınızı da kesersiniz. Kesilen sakal daha gür çıkar, ama kesilen kola yazık olur!
Selâm ve dua ile..

Abdurrahman Dilipak 6 Mart 2005 Vakit
adilipak@vakit.com.tr