Irakta ve Filistinde yaşanan olayları ne kadar kanıksadık değil mi? Her gün onlarca ölüm haberi geliyor, kılımız kıpırdamıyor. Her gün yıkılan evleri, yakılan yurtları televizyonlardan izliyoruz yine kılımız kıpırdamıyor.
Oysa bu öldürülenler bizim din kardeşlerimiz.
Oysa bu evleri yıkılıp, yurtları yakılanlar bizimle aynı dinin mensupları.
Hani biz müslümanlar bir evin tuğlaları gibi olacaktık?
Hani birimizin ayağına bir diken batsa acısını hepimiz hissedecektik?
Hani birimizin derdi hepimizin derdi olacaktı?
Amerikan uçakları Irakı ilk bombaladığı günlerde biraz kızar gibi olduk, biraz
üzülür gibi olduk.
Sonra hergün aynı olayı seyrede seyrede kanıksadık gittik.
Bizler rahat evlerimizde iftarlarımızı ve sahurlarımızı binbir çeşit yiyecekle
yaparken Iraklı ve Filistinli din kardeşlerimiz bir yandan cenazelerini
kaldırıyorlar bir yandan da bombalanarak yıkılmış evlerinin enkazı arasında işe
yarayacak bir kaç parça eşya arıyorlar.
Ne yiyorlar, ne içiyorlar, iftarları ve sahurları nasıl geçiyor?
Bu sanki bizi hiç ilgilendirmiyor.
Bizler din kardeşlerimiz zevk-ü sefa içindeymiş gibi yiyip içmeye ve yan gelip
yatmaya devam ediyoruz.
Amerika, Irakı her gün yeniden bombalarken her zaman olduğu gibi yine
yalanlarını sürdürüyor. Hep El Kaidenin temsilcisi Zerkavinin adamlarının
evlerini yerle bir ettiklerini söylüyor. Yerle bir edilen evlerden kadınların ve
bebelerin parça parça olmuş cesetleri çıkıyor.
Amerikaya göre bunlar hep Zerkavinin militanları! Ne çok Zerkavi militanı(!)
varmış! Yoksa bütün Iraklılar Zerkavinin militanı mı olmuş?
Yok böyle bir şey tabii... Amerika ile işbirliği yapıp pastadan pay kapma
meraklısı aşağılık tiplerden de Irakta da bol miktarda var.
Zaten Amerikaya bombalanacak yerlerin istihbaratını verenler de bu aşağılık
tipler. Bir aferin uğruna, önlerine atılacak bir kemik uğruna vatanlarını ve
vatandaşlarını satmakta bir beis görmeyen Iraklılar da var.
Evet, hem Irakta hem de Filistinde zulüm olanca şiddetiyle devam ediyor. Zulüm
ne Ramazan diyor, ne kadın diyor, ne çocuk diyor.
Vurmaya devam ediyor.
İşin en kötü yanı da bu zulmün kanıksanması ve normal bir şeymiş gibi
kabullenilmesi. Biz müslümanların omzundaki vebal giderek ağırlaşıyor.
Iraklı ve Filistinli din kardeşlerimizin başına gelen felaketler karşısındaki
sessizliğimiz anlaşılır gibi değil. Bugün onların başına gelen felaketler yarın
bizim başımıza da gelebilir. Allah korusun, o zaman bizimle hiç ilgilenmiyorlar
diye kimden şikayete hakkımız olur?
Hiç düşündünüz mü?
e-mail: zceyhan@milligazete.com.tr
MILLIGAZETE
ZEKI CEYHAN