Müslümanca bakmak
Müslümanım. Her anım doludur. Hedefsiz atışım, malzemesiz satışım yoktur.
Mesuliyet duygusundan muzdaribim. İslâmın dışlandığı, Müslümanların ikinci sınıf
vatandaş olduğu bir ortamda kalemime ve kelâmıma sahip olmak durumundayım.
Şahsımın hatası denmez de Müslüman bir yazarın hatası denmesinden korkarım.
Dünyada kanlarla zulümler işlenirken, susarsam vazifeyi yapamamanın sıkıntısını
duyarım. Müslümanlar için en büyük üç tehlikeyi, Amerika, İsrail ve de
Türkiyede Yahudileşenleri yazmazsam utanırım.
Varmakta yaklaştıklarımı hissettiğim Yahudilerin hedeflerini, arz-ı mevudu,
gidecek toprakları yazmazsam, halkımı uyarmaz, millete tehlike noktalarını
göstermezsem, en büyük tehlikenin içimizdeki işbirlikçilerin tavrında olduğunu
haykırmazsam ihanet etmiş olurum. Müslüman halkın yöneticisi gibi değil de
Yahudilerin yöneticisi gibi tavır almalarından irkiliyorum.
Müslümanlar kan kusmakta. Başka bir Müslümanın paraları toplanıp onlara kurşun
sunulmasından nefret ediyorum.
İnanan için Amerikan taraftarı olmak inanca zararlı, millete zararlıdır. Dünyada
Amerikaya, dolayısıyla İsraile dur diyebilecek bir güç varsa o da İslâmdır.
Mensuplarının en zayıf anı olsa, sürünse, yok olduğu ilan edilse de İslâm
vardır. Kendisini, zaman ve zemine göre yenileyen dinamik bir güç İslâm vardır.
İsrail ayrı bir millettir. Fanatiktir. Din devletidir. İnancında tavizi yoktur.
İnancı onun için idealdir. İsraillilerden başkasını insan saymaz. Ama hedefe
varmak için her şey meşrudur. İmkânı olursa en büyük ceberruttur. Olmazsa, en
aşağı dalkavuk bir millettir. Bu karakteri ile, zulmünü Müslümanlara,
dalkavukluğunu Amerikaya göstermektedir. Yalakalıkla elde ettiği gücü, şimdi
Irakta göstermekte, yakında Suriye ve Türkiyede de bitecektir.
Türkiyeli bir Müslüman ve bütün Müslümanlar; Amerika, İsrail ve Türkiyedeki
Yahudi işbirlikçileri ile uğraşmak durumundadır. Hal bu olunca, şahsi arzular,
hissi tavırlar bize yakışmaz. Kalemim, kelâmım ve de bütün hayatım Müslümanların
emrindedir.
Niçin yazdığımı okuyucularım anlar ama, ben yine söyleyeyim. Müslümanların tavrı
açısındandır. Dünya yanarken, Müslümanlar tarumar olurken, biz vurdum duymaz bir
hayatın içindeyiz. Her şey normal de ben aşırı oluyorum. Kalemim sert, kalemim
kırıcı oluyor. Bunu söyleyenler Müslümanlar olunca kahroluyorum. Bazen isyanımı
tepinerek alıyorum.
Allah Resulünün Müslümanın tavrını tarif ederken hayal ediyorum. Mücahitlerin
cihat ederken hareketlerini düşünüyorum. Mal, mülk, evlât derken cennete
koşuşlarını seyreder gibi oluyorum da bugün biz Müslümanların düştüğü hali
acıyorum. İslâm ayakta dimdik. Amerikanın korktuğu, İsrailin ürktüğü İslâm
hayatın kendisidir. Müslüman Müslümanca bakabilse.
Duran Kömürcü 20.07.04 Vakit