Misyonerler ve Kürdistan

Ceviz Kabuğu programında , Hulki Cevizoğlu’nun sorularını yanıtlayan papazlar, Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman olduklarını açıkladılar.
Hulki Cevizoğlu’nun Flash TV’de yayınlanan Ceviz Kabuğu programına katılan misyoner papazlar şok itiraflarda bulundular. Dört saat süren Ceviz Kabuğu programında Cevizoğlu’nun sorularını yanıtlayan Tarsus Protestan Kilisesi Başpapazı İlker Çınar, “Misyonerlerin gerçek amacı din değil, siyasi boyutu var. Bunlar her şeyi yaparlar. Kuzey Irak’ta askerlere nasıl davrandıklarını gördük” dedi.

MASKELER ATILIYOR

Programa kesekağıdından yapılmış maskeyle çıkan Başpapaz İlker Çınar ve Yardımcısı Sinan Yorulmaz, daha sonra fikir değiştirip maskelerini canlı yayında çıkardılar. “Vatanıma, milletime, Türk insanına karşı açık olmak istiyorum. Benim gizleyecek hiçbir şeyim yok. Maskemi çıkarmak istiyorum. Her şey açığa çıksın” diyen Tarsus Uluslararası Protestan Kilisesi Başpapazı İlker Çınar, birçok Türk’ü Hıristiyan yaptığını itiraf etti. Misyonerliğin sadece din değiştirme olmadığını belirten Çınar, bunun aynı zamanda ailelere de yönelmiş bir tehdit olduğunu söyledi. Misyonerliğin dini kullanarak siyasi hedeflere ulaşmayı amaçladığını da ekledi. Cevizoğlu’nun “nasıl papaz oldunuz?” sorusu üzerine papaz diplomasını göstererek “Tarsus İncil Okulu’na gittim. Orada Teoloji (Tevrat, Zebur, İncil ve Karşılaştırmalı Kur’an) dersleri, psikoloji eğitimi, öğrenim kuralları, Dil Bilgisi, Gramer, hitabet sanatı, tarih, antropoloji, tiyatro, liderlik, medya dersleri aldım” dedi. Bunun üzerine Cevizoğlu, “Papaz olacak kişi medya eğitimi de mi alıyor?” sorusunu “her şey” diye yanıtladı.

PAPAZ: ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM

Cevizoğlu’nun “bu itirafları yapıyorsunuz, halen Hıristiyan mısınız?” sorusuna Çınar şöyle yanıt verdi: “Ben Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an’ı inceledim. Hıristiyan inancına göre Kur’an ilahi bir kitap değildir. Ama ben papazken Kur’an'a ilahi bir dinmiş gibi davrandım. Ben misyonerlerin gerçek amacını ve uygulama metotlarını gördükten sonra, Kur’an’ın ne kadar yüce bir kitap ve sevgi yolu olduğunu söylüyorum. Kur’an üstün bir kitaptır. ‘Elhamdülillah Müslümanım’. Buraya Müslüman olarak geldim.” Bu sözler üzerine Cevizoğlu, “Ben papazların yerinde olsam, sizin aramıza sızmış bir Müslüman olduğunuzu düşünürdüm” yorumu üzerine Çınar, “Ben de onlara sizleri gerçek Hıristiyan sanıyordum, ama siyasi amaçlarınız varmış derdim” diye yanıt verdi.

Daha sonra Cevizoğlu, papaz yardımcısı Sinan Yorulmaz’a dönerek, “Siz papaz yardımcısı olarak Müslüman mısınız yoksa Hıristiyan mı?” diye sordu. Yorulmaz, “Ben İzmir Selçuk’a araştırma amaçlı gitmiştim. Müslümandım. Oraya gittiğimde Hıristiyanlar arasında sevgi seli vardı. İnsanların yaklaşımı beni etkiledi. Orada üç gün kaldıktan sonra memleketim Tarsus’a döndüm. Beni yabancı bir arkadaş aradı, tanışmak istedi. Bana İncil’den, Tevrat’tan ve Zebur’dan bahsetti. Ben de İncil’in kriterlerini yerine getirdim, zaten ilgim de vardı” diye yanıt verdi. Bu açıklama üzerine “Vaftiz oldunuz mu?” diye soran Cevizoğlu’na, Sinan Yorulmaz vaftiz olurken çektirdiği fotoğrafları gösterdi.

DOĞU’NUN ANAHTARI TARSUS

Aldığı eğitimden sonra Tarsus’ta misyonerlik faaliyetleri yapmaya başladığını anlatan Çınar, “Tarsus, Kilikya’nın önemli şehri, Doğu’nun anahtarıdır” dedi. Benim İncil’i, Tevrat’ı, Zebur’u eleştirmek gibi bir lüksüm olamazdı. Onlar ilahi kitaplardır. Zaten Kur’an da onları anlatır. Benim amacım kilise kurmaktı. Daha sonra bu kurduğum kiliseleri devredip, başka kiliseler kuruyordum” diye kaydetti. Bunun üzerine karşılaştırmalı Kur’an dersini soran Cevizoğlu’na, Çınar, “Amacımız İslam’ı çürütmek, zayıf noktalarını bulmaktı ve ilahi din olarak Hıristiyanlığı ön plana çıkarmaktı” diye yanıt verdi . Kilise topluluk ve topluluğu taşıyan bina anlamına gelir. Kökeni Yunanca’dan, ‘ekklesia’ (meclis, topluluk) kelimesinden gelir. Kilise kurdum demek, topluluk kurdum demektir” diye ekledi.

Cevizoğlu’nun “Bir misyoner olarak çalışma yeriniz neresiydi?” sorusu üzerine Çınar, misyonerlik faaliyetlerini anlatmaya başladı. “Basın yayını kullanıyoruz. Broşür, tanıtım kitapçıkları, yabancı dil kurslarını kullanıyoruz, Caz, Rock konserleri düzenliyoruz. Bu konserlerde anket yaparak insanların adres bilgilerini alıyoruz. Sonra da peşlerini bırakmıyoruz” diye yanıt verdi.

SENİ SEVİYORUM KELİMESİ TAKTİKTİR

"İnsanlara 'seni seviyorum, senin yanındayım' dendiği zaman o kişide sempati uyandırıyorsun.Önce kendimizi iyi bir insan gibi tanıtıyoruz. Sevgilerini kazanıyoruz. Daha sonra onun zaaflarından faydalanarak onda bir aşağılama duygusu yaratıyoruz. ‘seni seviyorum’ kelimesi bizim için önemli bir taktiktir. İslam’ı terör gibi gösteriyoruz. Sen özgürsün, senin annen baban Müslüman. Bak biz ne güzel yaşıyoruz” diye açıklamalarda bulunan Çınar, “Ayrıca çadır kampları düzenliyoruz. Masraflarını biz karşılıyoruz, orada İncil çalışması yapıyor, sempati uyandırıyoruz. Vaftiz edilmesi gereken varsa ediyoruz. İman ettiyse ‘Halleluya’ (Rabbe şükürler olsun, bir kişi daha kazandık) diye bağırıyoruz." dedi.

PAPAZ: TÖVBE ETTİM/ MİSYONERLER BÜROKRATLARA KOMŞU

"Geçen sene Tarsus’ta 10 tane misyoner vardı. Orada alt yapıyı, lojistiği sağladıktan sonra misyonerler Ankara’ya geldiler. Şimdi bürokratlara komşuluk ediyorlar. Ama ben Beyaz hocamın(Zekeriya Beyaz’ı kastediyor) yanında tövbe ettim." diyen Sinan Yorulmaz’a “Ailenize bakışınızda bir değişiklik oldu mu?” şeklinde bir soru yönelten Cevizoğlu’na Yorulmaz'ın yanıtı şu oldu: “Misyonerlikte hedef İsa. Aile, ana, baba, kardeş yok. Ben Hıristiyan olduğumu babama nasıl söyleyeyim? Babam tutucudur. Öğrendikten sonra beni evlatlıktan reddedecekti. Ama bizim gözümüzde sadece İsa vardı. Edersen et…”

Bunun üzerine Cevizoğlu Çınar’a dönerek, “Misyonerlik ülkeye bakışınızı değiştiriyor mu?” diye sordu. Çınar “İncil’de yönetime, idareye bağlı kalın deniliyor. Biz de bağlı kalmalıyız. İncil’in yarısını yazmış olan bir aziz Paulus. Paulus öğretileri takiyyeciliği, Makyevelist davranışları öğretiyor. Amaç için her tür araç kullanılıyor. Amaç: Kutsal toprakları almak.”

AMAÇ DOĞU’YU BÖLMEK

"Dışarıdan gelen emirleri mi uyguluyordunuz?" diye soran Cevizoğlu’na Çınar, “Asıl amaç Doğu’yu bölmek. Bunu silahsız yapıyorlar. Bana gelen e-mail’de 'Özellikle Kürt ve Alevi topluluklar arasında rahat rahat teşkilatlaşacağız. Böyle bir sorun varsa bildiriniz. ABD maddi manevi destek veriyor. Kilise inşa ederiz, para gelir, hiç sıkıntı çekmeyiz'deniyor diye yanıt verdi. Çınar konuşmasını şöyle sürdürdü:“ABC FM Örgütü, Bush’u iktidara getiren örgüttür. Bu kişiler Protestan Ermenistan İmparatorluğu kurmayı düşünüyordu. Ben KAMA ile çalışıyorum. Merkezi Chicago’dur. Bana çok maddi destek verdiler.”

Programa telefonla katılan Eski Belediye Başkanı Mevlüt Can’ın “Şimdi de misyonerlerin arasına mı sızdınız?” sorusu üzerine Çınar, “Misyonerlerin asıl amacı, Makyavelizmi uygulayarak Oryantalizmi gerçekleştirmektir . Bunların tuzağına düşmeyin. Pazar büyüyecek. Ben Budist de olsa fark etmez. Bunların amacı Türkiye’yi bölüp Kürdistan’ı kurmaktır” diye yanıt verdi.Çınar, Zekeriya Beyaz’a dönerek, “Hocam sizi takdir ediyorum. Şimdi camiye çıkıp hutbe okuyacak değilim. Ama Kur’an’ı araştırdım. Atamın, anne babamın dinine geri dönüyorum."dedi.

Bu açıklama üzerine Prof. Dr. Beyaz “ Misyonerlerde Allah üç. Hz. İsa’ya da Allah, insan tanrı diyorlar. Bu bilime aykırıdır. Bu nasıl tanrı ki öldürülüyor? Yahudiler İsa’yı öldürdü diyorlar. İlker Bey dinimize yürekten inanıyor. İlker Bey 13-14 sene Hıristiyanlığın etkisi altında kalmış. Ebu Garip Cezaevinde işkence vardı, Felluce bombalandı. Bu zulümlerin kaynağı bozulmuş bir Hıristiyanlıktır. Vaftiz edilince günahtan kurtuluyorlar. Ama İslam’da gayri müslimi öldüremezsin."karşılığını verdi.

ÖZAL’DAN SONRA RAHATLADIK

FlashTV'deki yayında, Cevizoğlu’nun “yasal faaliyetler dışında gizlilik de var mıydı?” sorusu üzerine Çınar, "Özal’dan sonra rahatladık. 163. maddedeki cami ibadethane olarak değiştirildi ve yasallaştı. İbadethane deyince içine kilise de girdi. Burada belediyelere de iş düşüyor. Ev kilisesi kanunsuzdur. İmar kanununa belediyeden tasdik edilmesi gerekir."dedi.

Programa telefonla katılan İlker Çınar’ın okul arkadaşı Dicle Karadağ " İlker ağabeyin sıkıntıları için dua ediyoruz” dedi. Bunun üzerine sinirlenen Çınar, “Siz okulda atıldınız, bu konuda bilginiz yok. Ben Tarsus Protestan Kilisesi’ni kurdum, misyonerler yetiştirdim. Çok güçlü bir teşkilat kurdum. Ben İstanbul’da resmi kilisede de pastörlük yaptım” dedi. İlker Çınar’ın oğlunun hastalandığı için para yardımı yaptığını açıklayan Dicle Karadağ’a İlker Çınar şu yanıtı verdi: "Donation denilen bağışlar toplanır. Bu bir tür organizasyondur. Biz de yüzde 25’ini alırız” dedi.

TARİHİ ESER KAÇAKÇILIĞI YAPIYORLAR

Daha sonra programa telefonla katılan Gazeteci İsmail Ateş, “Tarsus’ta Protestan Kilise yok, müze var. Buradan tarihi eser kaçakçılığı yapıyorlar” dedi. Çınar da “Aziz Paulus kilise’sini kuran Eric, Tarsus kilisesini kuran benim. Thomas Timoty Tophilon kaçakçılık yapmıştır” diye yanıt verdi.

Öte yandan Zekeriya Beyaz, " Güney Kore’ye yardıma gittik. Şimdi onların evlatları aramızda bölücülük yapıyor. Güney Kore’nin elçilerini, devletini kınıyorum. Yazıklar olsun. Bunlara demokratik ambargo koymak gerekir” açıklamalarında bulundu. (01.11)

Telefonla bağlanan bir izleyicinin isteği üzerine papaz yardımcısı Sinan Yorulmaz, Arapça Kelime-i Şahadet getirirken İlker Çınar Türkçe Kelime-i Şahadet getirdi.

MİSYONERLER VE KÜRDİSTAN

Programa telefonla katılan Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik "Misyonerliğin din dışında emperyal yönü de var. 1965 yılında Kore’de bir tek Hıristiyan yoktu. 2000 yılında nüfusun yüzde 28’i resmen Hıristiyan oldu. Fransız ihtilali kiliseye yapılmış kanlı bir ihtilaldi. O ihtilali yapan Fransa şimdi misyonerlik faaliyetleri için geçmiş yıllardaki bütçeyi 2 katına çıkardı. Türkiye’de bunun hedefi 2020 yılında nüfusun yüzde 10’una varacak bir oranını Hıristiyan yapmak. Sakarya ve civarı deprem bölgesidir. Ege ve Güney Doğu Anadolu bölgesi’nde, Diyarbakır merkez olmak üzere 500 bin Kürtçe İncil dağıtıldı. Kuzeyde de Pontusçular etkili. Evangelistlerle Yahudilerin ortak noktaları var. Yahudiler gibi düşünüyorlar. Urfa üzerinde tarih açısından ciddi doktora tezleri yapılmaya başlandı. Urfa Kudüs’ten sonra ikinci kutsal kent. Peygamberlik şehri. Türkiye 900 senedir orada. Şuayb, Harun, Yakup, Yusuf peygamberler 3000 yıldır orada. Bunlar bizim peygamberlerimiz. Harran’da Yusuf kuyusunun başında misyonerler ayin yaptılar.” dedi. Bunun üzerine Beyaz, “Güney doğu’da Urfa çevresinde, Harran Ovası’nda, Hatay bölgesinde halk tapusu denilebilecek köy senediyle toprak satılmaktadır. Yahudiler alıyor. Hamile Yahudiler, Urfa’da doğum yapıp vatandaşlık hakkı elde ediyorlar. Bunlar Tapu Kadastro’ya bildiriliyor mu açıklansın?” diye sordu.

Programa telefonla katılan Marmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Bayraktar Bayraklı, “Türkiye’de bu misyonerlerin tarikatlarla alakası var mı?” diye sordu. Çınar, “İslam tarikatlarına girme konusunda çalışmalar var. Misyonerlerce oradan devşirilmiş kişiler var. Şeyhlik, Kadirilik yapmış kişilerden misyonerliğe geçmiş olanlar var” diye yanıt verdi.

MİSYONER TELEVİZYONU KURULUYOR

Çınar, “İstanbul’da medyaya da el attık, İstanbul’da 8 Ekim 2003’te yapılan toplantıda kiliseler Türk 7 adı verilen yeni bir hizmet başlattılar. Bunun 11 yerel 11 de uluslar arası ortağı var. TV kurmak için çalışmalar var. buradan açıkça müjdeleme yapacaklar. Amaç, Türkçe konuşan insanlar için kaliteli film ve program yaparak, çeşitli konularda Hıristiyan bakış açısı gerçekleştirmek.”açıklamasında bulundu.

AL SANA İNCİL AL SANA PARA

Çınar, “1990 yılında Marmara’nın her tarafını gezdik. Al sana İncil al sana para, bu sana Rab’den hediye diye para dağıttık.Ama fikirlerimizi empoze ederken bunu belli etmeyiz. Bu işi yaparken büyük düşüneceksin. Uzun vadeye yayacaksın. Hıristiyanlaştırılmış kişi yoktur .Hıristiyan gibileştirilmiş kişi vardır. Türkiye’de Hıristiyan mahalleler kurmak için Hıristiyan müteahhitler olsun isteriz. Devşirme usulüyle de sokak çocukları daha sonra kullanılacak. " diye konuştu.

İlker Çınar’dan son sözlerini söylemesi istendiğinde şu açıklamaları yaptı: "Ben bu halkanın bir parçasıydım. Halka kopunca tedirgin oluyorlar. Bu insanlar her türlü kötülüğü yapabilirler."

Cevizoğlu’nun “Size de yapabilirler” sözü üzerine Çınar, “Yapsınlar, vatanım için canım feda. Onlar bizi aptal, gerizekalı sanıyorlar. Misyonerlik, milli duyguları gelişmemiş, ailesi tarafından dışlanmış insanlar tarafından kabul ediliyor. Biz aynı Allah’a inanmıyoruz. Kur’an yoktur, ilahi değildir diyorduk. Ben bu davranışımdan dolayı tövbe ediyorum. İnanç turizmi altında bir şeyler yapmak istedik paravan şirketler kuruldu. Amaç oturma izni almak." diyerek açıklamasını bitirdi.

FlashTV