Mescidi Aksa'ya Komplo
Çağdaş emperyalizm ve yardakçıları terörün gölgesinde terör icra
ediyor. ABD'nin kendi saldırganlığına gerekçe gösterdiği terör
olaylarının tümü Irak'ta sergilediği vahşetin belki binde birine bile
tekabül etmez. Hatta bunun da ötesinde son yüz yıl içinde
gerçekleştirilen tüm terör eylemlerini bir araya getirseniz insanlığa
verdiği beşeri ve maddi zararının toplamının ABD saldırganlığının
sadece Irak'a verdiği zarardan çok daha az olduğunu görürsünüz. Bunu
bir tahmin olarak söylüyoruz ama bu tahminimizde gayet iddialıyız.
Emperyalizm aynı zamanda, çağımızdaki yönetimlerin birçoğunun ağzına
kilit vurulmasından yararlanarak büyük bir yüzsüzlük gösterebiliyor.
İşte ABD'nin, kendisinin Afganistan ve Irak'taki işgalini meşru,
Suriye'nin Lübnan'da asker bulundurmasını ise gayri meşru göstererek
bu ülkeye yüklenmesi böyle bir yüzsüzlüktür. Ama bu yüzsüzlükte hâkim
güçlerin çoğunun ABD'nin yanında yer alması insanlığın modern çağda
içine düştüğü hukuk bataklığını gözler önüne seriyor. ABD'nin aslında
Suriye'ye vermek istediği mesaj: "Lübnan'dan askerlerini çek, orayı
ben kontrol edeceğim" mesajıdır.
İlginç olan bir şey ise dünya kamuoyunun bu tür konularla meşgul
edildiği dönemlerde oldukça tehlikeli ve çirkin komploların devreye
sokulmasıdır.
Bilindiği üzere Müslümanların ilk kıblesi, Resulullah (s.a.s.)'ın isrâ
ve mirac durağı, harem mescitlerin üçüncüsü, tüm peygamberlerin ortak
yolu tevhid yolunun kutsal mabedi olması itibariyle Allah'ın
yeryüzündeki işaretlerinden biri olan Mescidi Aksa, Siyonist devletin
Doğu Kudüs'ü işgal ettiği günden bu yana ciddi tehlikeyle karşı
karşıyadır.
İşgal devletinin Şarmu'ş-Şeyh'teki göstermelik ateşkesinden sonra
dikkat çeken bir gelişme sözde sivil Yahudi yerleşimcileri öne
geçirerek, Filistinlileri rencide eden saldırıları ve faaliyetleri
onlara yaptırmasıdır. Yerleşimciler bu sıralarda da kutsal Mescidi
Aksa'ya yönelik bir komplo hazırlığı içindeler. İşgalci devlet ise
onların önlerini açma, altyapıyı oluşturma amacında.
el-Aksa İslâmî Kutsal Eserleri İmar Kurumu tarafından gündeme
getirilen bir plana göre Yahudi yerleşimciler, Yahudi takvimine göre 1
Nisan'a denk gelen 10 Nisan 2005'te on bin kişilik bir kalabalıkla
Mescidi Aksa'ya girip burada kendi inançlarına göre ibadet yapmaya
hazırlanıyorlar. Yerleşimciler bu girişime destek sağlamak için Yahudi
yerleşim merkezlerinde el ilanları dağıtıyorlar. Önceleri
çalışmalarını gizli yürüten organizatörler şimdi artık açıktan çağrı
yapmaktan çekinmiyorlar. İşin başında da şiddet yanlısı görüşleriyle
tanınan aşırı yerleşimcilerden David Ibari olduğu sanılıyor.
1948'de işgal edilmiş bölgedeki İslâmî Hareket'in başkan vekili Kemal
el-Hatib işgalci devletin polis teşkilatının yerleşimcilerin söz
konusu planlarını gerçekleştirmelerini kolaylaştırmaya hazırlandığını
ifade etti.
Burada şunu özellikle hatırlatalım ki Siyonistlerin el-Halil'deki Hz.
İbrahim Camisi'ni işgal etmeleri de benzer girişimlerle başlamıştı.
Biz bu konuyu inşallah gündemde tutmaya çalışacağız.
Bizden Not:
Filistin'le ilgili olarak arşivimizde bulunan ancak daha önce Web
sitemize aktarmış olmadığımız yazılarımızı da Web sitemize
(www.vahdet.com.tr) ekleyerek bu bölümü zenginleştirdik. Ayrıca kaynak
kodlarını belli bir düzene sokarak, bilgisayar ekranlarının çözünürlük
farkından kaynaklanan fotoğraf ve spot kaymalarını ortadan kaldırdık.
Kaynak kodlarındaki hataları da tespit edebildiğimiz kadarıyla
düzelttik. Allah'ın izniyle Internet'te Türkçe olarak Filistin
meselesiyle ilgili en zengin doküman ve fotoğraf arşivinin burası
olduğunu göreceksiniz. (Alfabetik ve kategorik düzene göre tasnif
edilmiş halde bize ait 2844 yazı ve haber, bize ait 5 kitap, 85 adet
Türkçe, Arapça ve İngilizce iktibas yazı, 15 adet Arapça iktibas
kitap, 4744 fotoğraf ve karikatür, 12 harita). Filistin'le ilgili
olarak zihninizi kurcalayan her konuda bu bilgi arşivinden
yararlanabilirsiniz. Bu arşivdeki bilgi ve dokümanları,
araştırmalarınız, Web siteleriniz ve yayın faaliyetleriniz için
serbestçe kullanabilirsiniz. Bu konuda bir sınırlama koymuyoruz. Tek
talebimiz yanlış anlaşılmalara yol açabilecek değişikliklerden
kaçınmanızdır. Uzun bir çalışmanın ürünü olan ve ticari maksada
yönelik olmayan bu bilgi arşivinden ne kadar çok insan istifade ederse
bizi o derece memnun eder. Ayrıca bir bölümü eşim tarafından
hazırlanan "Aile-Çocuk" bölümünü de yeniden düzenledik. İslâm Dünyası
bölümünü de inşallah "Dünya Gündemi" şeklinde değiştirerek yeniden
düzenleyecek ve zenginleştireceğiz.
Ahmet Varol 9 Mart 2005 Vakit
avarol@vakit.com.tr