Latife Hanım'ın evrakı metrukesi üzerine..
Geçen gün Murat Belge yazıyordu. İlber Ortay'lı da söyledi. Bu belgeler
açıklanırsa, tarih okuru açısından fazla bir değişiklik olmayacak. Herkes
birçok şeyi biliyor.
Mesele aslında ne Latife Hanımın, ne de Mustafa Kemal'in onuru ile ilgili
değil. Birilerinin Atatürk adına uydurdukları yalanların, resmi tarih ve
resmi ideoloji sarmalındaki gerçek dışı hikayelerin sona ermesi ile
ilgili.
Yoksa adamların Mustafa Kemal'i ya da Latife Hanımı sevdikleri için
değil.. İnanılırlıklarını kaybedecekler. Korkuları o.. Millet o zaman
başka iddiaların da araştırılmasını isteyecek. Daha da önemlisi öteki
arşivlerin de açıklanmasını isteyecekler. Mesela, İstiklal Mahkemesi
zabıtlarının açılmasına gelecek sıra.
Mesela, Mustafa Kemal'in gözünü öve öve bitiremezler. Gerçekte ise M.
Kemal'in gözü Trablusgarp'ta İtalyan topçusunun açtığı bir ateş sonucu
yara almıştır. Viyana'da tedavi görmüştür. Burada da bilinmeyenler var:
Niye Viyana? Viyana'da ne kadar kalmış? Orada kopuyorsunuz. Bir askerin
gözü ile ilgili bir rahatsızlığı bu kadar önemli mi? Yoo! Hayır. Elbette
çok da önemli değil. Ama bu konuyu önemli yapan, birilerinin o konuda
uydurdukları efsanelerdir. Şimdi gerçek ortaya çıkarsa uydurdukları efsane
de sona erecek.
Yani Latife Hanımın evrakı metrukesi üzerine yapılan tartışmaların
arkasında, resmi ideolojinin kalemşörlerinin kendi hesapları var. Resmi
tarih tezinin çökmesine sebeb olacak ipuçlarının, halkın eline geçmesi
sözkonusu..
Aslında bu tartışmanın bu şekilde gündeme gelmesi bile, bu çevrelerin
ayaklarını bastıkları zeminin kaymasına sebeb oldu. Bu tartışma sürdüğü
sürece de dikkatler bu konuya çekilecek. Söylenti ve şaibe gerçeğin yerini
alacak.. Şuyuu vukuundan beter bir durumla karşılaşılacak. Bu çevreler,
şecaat arz edelim derken kendi günahlarını söylemiş olacaklar.
Aslında gerçeğin açıklanmasını isteyenler, işin şuyuunu ve söylentinin
durmasını istedikleri için hem halkın hakkını, hem de Mustafa Kemal ve
Latife Hanımın hakkını savunmuş oluyorlar. Kemalist geçinenler ise, kendi
yalanlarının ortaya çıkmasına mani olmak için panik içinde kendilerini
savunmak adına Mustafa Kemal ve Latife Hanıma zarar vermiş oluyorlar..
Meclis'ten bir soru önergesi gelmeyecek mi bu konuda?
Yargıya başvurup bilgi edinme hakkını kullanacaklar olmayacak mı?
Hükümet sessizliğini sürdürecek mi?
CHP'liler niye susuyorlar? CHP'liler lehde, aleyhte bir şey söylese bari.
Hiç ses vermeyecekler mi?
Türk Tarih Kurumu, gizlilik kararını verirken bunu ne adına, hangi gerekçe
ile ve neyi elde etmek için yaptı acaba? Mustafa Kemal'i ve Latife Hanımı
koruma adına mı? Kimi kimden koruyorsunuz bayım!.. Korunacak ne var? Sizi
bu kadar rahatsız eden ne? Bir ailenin dramının toplumdan esirgenmesi ile
ilgili mi bu refleksiniz, yoksa başka şeyler mi sözkonusu!
Açıklamayıp turşusunu mu kuracaksınız.. Kenan Evren gibi evrakları
ayıklayıp çöplükte yakmayı ya da SEKA'ya hamur yapılmaya mı göndermeyi
düşünüyorsunuz? Ayıp ya hu! Utanın!
Hani açık toplum olacaktık? Hani şeffaf olacaktık?.. Hani bilgi edinme
hakkımız vardı?.. Neyi kimden, niçin, hangi hakla saklıyorsunuz? Ne zamana
kadar saklamayı düşünüyorsunuz?
Savcılığa suç duyurusu sadedinde söylüyorum: Evraklar çalınmış olabilir..
Bazı evraklar yok edilmiş olabilir.. Bunlar tarihe tanıklık eden belgeler
olabilir. Evraklar aile kavgası ya da aşk mektupları ile sınırlı değil.
Aynı durum Çankaya arşivleri için de sözkonusu. Kenan Evren'in ve o
dönemde Çankaya'da çalışanların derhal ifadelerinin alınması gerek.. Bu
evrakların da derhal zabtu rabt altına alınıp kopyalarının aynı zamanda
başka bir yerde korunması gerek. Yarın "yandı, su bastı, çalındı"
demeyecekleri ne malum?
Türk Tarih Kurumu'nun görevi tarihi belgeleri halktan saklamak olmasa
gerek..
Ha, sahi, "Atatürk'ün Vasiyeti" denilen bir belge var. Böyle bir şey var
mı, yok mu, varsa nerede, niçin açıklanmıyor, ne zaman açıklanacak?
Gördüğünüz gibi, sorun bir değil ki. Ama artık bu işin sonuna geldik.
Hepsi elbet, bir gün mutlaka, çorap söküğü gibi önümüze gelecek. Tabii siz
bu işin peşini bırakmazsanız..
Gerçek bizi özgür kılacak.
Selâm ve dua ile.