İsrail hiçbir halt edemez
11 Şubat 1979da İmam Humeyninin rehberliğinde zafere ulaşan İslâm
İnkılabını ortadan kaldırmak için uluslararası emperyalizm ve bölgesel
işbirlikçilerinin tüm desteğiyle, 22 Eylül 1980de Saddamın Baas rejimi
tarafında başlatılan tahmilî savaşın 29. yıldönümü dolayısıyla Tahranda
düzenlenen askeri geçit töreni esnasında sergilenen muazzam bir tablo,
ABD-İsrail bloku ile İslâm arasında sürmekte olan amansız savaşın yakın
gelecekteki seyri noktasında önemli ipuçlarını da ortaya koymuş oldu: İsrail
haritadan silinmelidir, Amerikayı ayaklarımızın altına alacağız!
Bu iki söz, İslâm Cumhuriyeti tarafından üretilen Şahap 2 ve Şahap 3 füzelerinin
üzerinde yazılıydı. Bu sözler, ABD-İsrail tehditlerine karşı hamasi olarak
gündeme gelen ifadeler değil, bilâkis İslâm Devriminin dayandığı temel
gerekçeleri ifade etmektedir; İslâm Devriminin var oluş sebebi, İslâm
coğrafyasından tağuti egemenlikleri söküp atmak, emperyalizmin şeytani
ayaklarını kırmak ve Kudüs işgalcisi siyonist rejimin varlığına son vermektir.
Uzun vadeli bu hedeflerini gerçekleştirmek için gerekli donanıma sahip olmaya
çalışan İslâm Cumhuriyeti, doğal olarak ABD ve İsrail tarafından durdurulmak ve
cezalandırılmak istenmektedir.
İrana karşı askeri saldırı seçeneğini saklı tutuyoruz! diye resmi
açıklamalarda bulunan ABD korsan şeflerini, siyonist rejimin şefleri de
izlemekte, ABD-İsrail ittifakı tarafından ne zaman, ne şekilde bir saldırı
yapılabileceğinin senaryoları alenen tartışılmaktadır.
Bir taraftan Bush, Rumsfeld ve Powel, diğer taraftan ise Şaron, Mofaz ve Şalom
tek sesli olarak kendileri için büyük bir tehdit ve tehlike olduğunu ileri
sürdükleri İslâm Cumhuriyetine saldırıda bulunabileceklerini ilan
etmektedirler.
Ortaya çıkan bu tablo, hakk-batıl savaşının bir diyalektiğini ortaya
koymaktadır: Zıtların çatışması yeni bir dünyanın habercisidir! Bizim en küçük
bir kuşkumuz yoktur ki, bu haber ümmetimizin özgür ve aydınlık geleceğinin bir
müjdesidir; ABD-İsrail açısından ise bir hezimet ve zevalin habercisi...
İsrail, ABDden İrana karşı kullanmak üzere 5 bin akıllı bomba alırken, acaba
Kuranda buyurulduğu üzere İslâm savaşçılarına gaybi yardımda bulunan 5 bin
meleğe nisbet mi yapmaktadır?
İmam Humeyni, 25 yıl önce Amerika hiçbir halt edemez demişti. Bu sözü
söylediğinde, İslâm Cumhuriyeti en güçsüz zamanındaydı. Ancak, İmam Humeyni bu
sözü söylerken, sahip olunan maddî güce, askerî donanıma dayanarak değil,
Rabbimizin kendi uğrunda mücahede edenleri, başarı ve zafer yollarına
ulaştıracağına dair vaadine dayanıyordu.
Tam bir güven ve itminanla söylenen bu sözün kuru bir hamaset olmadığını zaman
içinde gördük; ABD-İsrail şeytani varlığının bugünlerde içine düşdüğü derin
korku ve paniğin nedenlerine tanık olarak, bizler de aynı itminan ve güvenle
diyoruz ki; İsrail, Amerikadan 5 bin değil, 5 milyon akıllı bomba da alsa,
Amerikanın tüm orduları ve filoları İsrailin arkasında dursa da, İsrail
hiçbir halt edemez!
Biz bu itminanı askerî geçitlerde sergilenen Şahap füzelerinin üzerinde yazılı
olan sözlerden değil, Şeyh Ahmed Yasinlerimizin pak ve mukaddes kanlarının her
bir damlasında yazılı olan mesajdan alıyoruz. Siyonist rejimin cellatları, Şeyh
Ahmed Yasinimizin mübarek bedenine füze yağdırırken, bu füzelerin çok daha
şiddetlisi ve binlercesiyle kendine döneceğini hesap etmiş olmayabilir. Bunu
anlamak için, İranın, İntifadanın, Hizbullahın savaş planlarını öğrenmeye
kalkmasın, Kuranın İsra Sûresini okusun yeter! Çünkü İran, İntifada ve
Hizbullah, tüm hesaplarını İsra Sûresi üzerinden yapmaktadır!..
Emperyalizmin, siyonizmin böylesine panik ve dehşet içinde kaldığı günleri
bizlere gösteren Rabbimize hamd olsun. Müslümanca hayatın gerçek anlamı budur
zaten.
Nurettin Şirin 26.09.2004 Vakit