Harikasın Savaş abi!

Savaş abi’nin röportajlarını izliyor musunuz? “Cehalet” denen canavarın büyülü yüzünü görmek istiyorsanız, bu röportajlara bakmalısınız..
Bir zamanlar bu tipler idealize edilirdi. İşte gelinen nokta bu..
Zaman’da Nuriye Akman’ın röportajları, Radikal’deki röportajları da okurum.. Ama Savaş abi’nin röportajı bir başka. Ayrıntıya girmeden, çok basit, sıradan sorular karşısında üniversite eğitimi gören sanatçıların, manken kızların tarihten, ülke gerçeklerinden, dinden ne kadar cahil olduklarını görüyorsunuz..
Manken kızları bırakın, futbolculara uzatın mikrofonu. Onu da bırakın, politikacısına uzatın.
Ben iddia ediyorum. CHP’liler “Cumhuriyet”in manasını bilmez. Cumhurbaşkanı, laikliği bilmiyor bu memlekette.. Ha, Diyanet imamlarının anlattıklarından başka din bilmeyen cami cemaatine sorun; “Şeriat” ne demek, onu bilmezler. Bilmediklerini de bilmezler, öğrenmek de istemezler, anlatacak olsan karşı çıkarlar..
Şu Çanakkale konusunu yazdığımda tepki verenlerin onda dokuzu, Çanakkale konusunda hiçbir şey okumamış. Kulaktan dolma bilgilere sahip. Bazıları Mehmet Akif’in Çanakkale şiirinden “Bedr’in arslanları..” kısmını hatırlıyor, ancak o kadar. Ne Braslav’ı bilen var, ne Goben’i. Ne de Liman Von Sanders’i..
Doktor bir arkadaşım var da, önceki gün Bursa’dan Özgür-Der’in açılışından dönüyoruz.. Mazlum-Der’in dünkü Başörtüsü Gecesi’ne gelmesini söylüyorum da. “İyi de” diyor, “Başörtülü ya da açık, bu okullarda okumanın ne anlamı var!.. Asıl bu eğitim öğretimi tartışmamız gerekiyor.. Burada senin tabirinle insanlar biyonik robot, sistematik geri zekalı yetiştirilmiyor mu? O zaman bu mezbahalara çocuklarımızı kurban olarak göndermek için bu çaba niye?..”
Kuşkusuz burada bir ironi var.. Ama işin gerçek boyutu ise şu: Eğer başörtüsünü tartıştığımız kadar bu eğitim öğretimi tartışmayacak olursak, buraya başörtülü kızların kabul ediliyor olmasının fazla bir anlamı olmayacak.
Bugün “Milli Eğitim” iflas etmiş durumda. Hazineden daha fakir okullarımız, fikir ve kitap bakımından. Tam bir iflas hali yaşanıyor. Ekonomiyi IMF’ye emanet ettiğimiz gibi, eğitim ve kültür hayatımızı da UNESCO’ya mı emanet etmek gerek acaba?!
Baksanıza; FİKİR HÂL SUÇ, KİTAP SUÇ ALETİ OLMAYA DEVAM EDECEK. FİKİR ADAMLARINI HAPİSLERE SOKMAYA DEVAM EDECEĞİZ DEVRİ ERDOĞAN’DA. Şiir okuyana idam! Hadi bunu da yapın.. 3 yıllık “fikir suçu” cezasını 10 yıla çıkarttınız! Helal olsun.. “Besle kargayı oysun gözünü” derler ya, o hesap mı şimdi bu durum!..
Yeni bir kitap çıkıyor piyasaya.. “YEŞİLÇAM’IN DÖRT CADISI” nın hikâyesi anlatılıyor bu kitapta. “TÜRKAN ŞORAY: KADIN GİBİ KADIN, HÜLYA KOÇYİĞİT: CUMHURİYETİN ÖĞRETMENİ, FATMA GİRİK: KÖYLÜ KADININ BAŞ TEMSİLCİSİ, FİLİZ AKIN: AVRUPA’YA BAKAN YÜZÜMÜZ”müş... Derin büyüklerimiz öyle planlamışlar. Toplum Mühendisleri Modern Türkiye’yi planlarken, bu isimler bizim “Âdâb-ı Muaşeret” öğretmenlerimizdi. Şampanya nasıl içilir, nasıl konuşulur, nasıl oturulup kalkılır, nasıl dansedilir, nasıl flört edilir?.. Ve işte muhteşem sonuç.. Savaş abi, bu gerçeği suratımıza çarpıyor..
“Çağdaş, laik, güçlü, modern, İslâm dünyasına örnek Türkiye”nin haline bakar mısınız?
Dünyanın en ağır vergilerini aldığınız halde, bütçeniz borcunuzun faizine yetmiyor yahu!
80 Milyonluk ülkede 900’e yakın ilçe, 81 il var, felsefe ve şiir kitapları yılda 500 bile satmıyor..
Ses ver Ankara! Huu, Muhafazakâr Demokratlar.. Önü açık bir müzakere tarihi almakla bu işlerin yoluna gireceğini mi sanıyorsunuz?
Son TCK skandalının pisliğini temizlemeden, elimiz yakanızdan düşmeyecek! Bunu böyle bilin.. Okumadan, tartışmadan, yangından mal kaçırır gibi yasa yapamazsınız..
Amerika’ya tahsis ettiğiniz/açtığınız üs ve limanlarınızın da hesabını vereceksiniz!
Savaş Ay, içinden çıkıp geldiği âlemin çirkeflerini, o vıcık vıcık ilişkileri çok iyi bilen biri. Bir de Erçetingöz var, o âlemden biri galiba. Ben de bunların adlarını bilmiyorum. Ben de “Popüler kültür?!” cahili biriyim aslında. Hangi takım, hangi futbolcu şöyle dursun, futbol takımlarını, antrenörlerini, tekniklerini filan bilmem..
Cahillik başa bela. Ha! Şunu biliyorum: Allah, cahil ve zalim bir kavme hidayet nasip etmez. Ve yine şunu da biliyorum: Bu kadar cahillik ancak eğitimle mümkün. Eğitilmeden bunu başarmak zor. Türk Milli Eğitimi ve YÖK bunu başarıyor!
Selâm ve dua ile..

Abdurrahman Dilipak 04.10.2004 Vakit
adilipak@vakit.com.tr