Haçlının Noel armağanları

Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günde Allah katında, ayların sayısı, Allah'ın Kitabı'nda (yazısında) on iki aydır. Onlardan dördü haram olan (hürmet gereken ay)lardır. İşte dosdoğru din (hesap) budur.  Tevbe Sûresi / 4. Ayet
Hıristiyan Batı'da milâdî takvimin başlangıcına esas olarak Hz. İsa (as)'nın doğum tarihi alınmış ve 25 Aralık'ta başlayıp yaklaşık bir hafta süreyle en önemli dinî bayram olarak Noel ve yılbaşı kutlanmaktadır. Hıristiyanlarca benimsenen folklorik törenlerde aslı ve mesnedi olmasa da iyiliği temsil eden efsanevî bir kişilik, bu gecelerde çocuklara hediyeler dağıtan, kırmızı başlıklı paltosu ve kocaman beyaz sakalı ile koruyucu bir aziz kılığındaki Noel baba bu kutsal günlerin sembolüdür.
Aslı ve mesnedi olmasa da Hıristiyanlar, bu şahsın Noel döneminde gökyüzünde ren geyiklerinin çektiği bir kızakla ya da yerde eşek sırtında veya yaya olarak dolaştığına ve evlere bacalardan inerek başta çocuklar ve fakirler olmak üzere insanlara çeşitli hediyeler bıraktığına inanırlar.
Hıristiyan Batı kucaklayıcı bir küresel siyasi vizyon ile İslâm coğrafyasına demokrasi, uygarlık, insanlık, merhamet, adalet, hukuk armağanlarını getirmesi için bu yıl Noel baba kılığında karanlık beyinli dindar moron Bush'u görevlendirdi.
İnsanları, yer altı zenginlikleri, İslâm inancı ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında 'hür dünya' söylemi geliştirerek dünyayı kendilerine yalancı, şeytanî, sahte, yapay bir cennet haline getirmek isteyen, hiçbir mukaddesi olmayan, zulümde Firavunu ve Nemrutu geride bırakan, etrafta tanık olmadığı sürece her şeyi yapabilecek bir 'talihsizlik abidesi,' 'tabii afet' ve 'yarı-şeytan' olan Bush ve avenesi gökten hediye paketleri yerine ateş yağdıran uçaklarla bombaları, oyuncaklar yerine füzeleri, yerden ölüm sunup evler yıkan tanklarla Müslümanlara bu yılın hediyelerini dağıtıyor.
Irak'ı bombaladığı gün 'şükran günü hindisi'nin canını bağışlayan yılın Noel Babası Bush'un askerleri, tüm insani değerlerin ayaklar altına alınıp yıkılmamış câmi, bombalanmamış mukaddes mekan, öksüz bırakılmamış çocuk, namusları kirletilmemiş kadın, bombalara hedef yapılmamış canlı kalmayıncaya kadar cinayet ve yıkımlarını sürdürüyorlar.
'Böl, parçala ve yut' Yumuşat, kıvama getir ve güt... Sinirlerini al, duyarsızlaştır ve hakimiyet sağla... İnsanları ve toplumları biçimlemeyi kafasına koymuş olan sömürgeci batı'nın ve onun piyonu konumundaki Noel Baba Bush'un, dünya nimetlerini cukkalama konusundaki oyunlarının ana felsefeleri bunlar işte.
ABD-İngiltere-İsrail 'şeytan üçgeni'nin Bush-Şaron-Blair ittifaklı Noel Babaları 'Demokrasi getiriyoruz' dedikleri topraklarda Noel hediyesi olarak sundukları şeyler sefalet, sömürü, vahşet, insanlık dışı ne varsa ondan ibaret.
Para, servet, menfaat, ikbal, benlik, israf, şa'şa ve tüketimin hakim olduğu bir dünyanın görüntüsü. Bir diğer yanda sefalet, acz, çaresizlik, mazlumluk, açlık... Güçlülerin güçsüzlere olan ezici, baskısı, sömürüsü... Müslümanlarla gayrimüslimlerin yaşam kesitleri.
İnsanların toplama kamplarına alınıp ve sistematik işkence gördüğü, özellikle erkek nüfusun yok edilmeye çalışıldığı, içinde daha on küsur yaşında hayatı dahi tanımayan küçücük kız çocuklarının da olduğu ulaşabilen tüm kadınlara tek tek tecavüz edildiği, davasına destek veren aydın ve liderlerin gittikleri ülkelerde suikastla öldürüldüğü, bir ulusun tarih ve medeniyet arşivinin, kütüphanesinden müzesine kadar yağma edildiği, ülkelerini savunmak için direnenlere terörist denildiği coğrafyada yaşananlar 11 Eylül sonrası oluşturulan rüzgarla havalanan Noel Babanın insanlığa sunumlarıdır.
Müslümanlar özgürlük alanları daraltılıp ifade edilmesi bile çok zor zulüm, acı ve ıstıraplara maruz kalıyorlar. Temel insan hakları ve bireysel özgürlükleri yok ediliyor. Uluslararası kurumlar devre dışı bırakılıp, hukuk rafa kaldırılıyor. İnsanlar gözaltına alınıp aylarca sorgusuz-sualsiz hapislerde tutulabiliyor, sivil toplum örgütleri baskı altına alınıp, uluslararası sözleşmeler unutuluyor. Bütün askeri üsler esir kampları haline getiriliyor, katliamlar/toplu mezarlar dönemi başlatılıyor. Zalimler güç kazanıyor, devlet terörü meşrulaşıyor, işkence ve tecavüzler bir savaş yöntemi haline getiriliyor.
ABD ordusu, şeytanın askerleri katliam yapma hakkını elde ediyor, ABD, İngiltere ve İsrail'in ekonomik-siyasi ve askeri önceliklerine ters düşen ülkeler düşman ilan ediliyor. Medya ve uluslararası örgütler Noel Babanın girebildiği coğrafyalara sokulmuyor.
Müslümanlar mı? Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler! Burnumuzun dibinde yaşanan insanlık kıyımına, kan ve gözyaşı seline, devlet terörü, vahşet ve barbarlığa seyirciyiz. İnsanlık âlemi ise sus-pus durumda.
Noel Baba ve efradı Afganistan'ı işgal ederken sustular. Irak'ı işgal ederken sustular. Belki Sudan işgal edilirken de susacaklar/susacağız. Ancak ateş kapımıza dayandığında, şer güçleri Noel Baba kılığında başımızdan aşağı füzeleri gönderdiğinde, evlerimizi tanklarıyla düzleyip başımıza geçirdiğinde, şehirlerimiz harabe ve viraneye çevrildiğinde çok geç kalmış olacağız.

F. Burak Karen 29 0aralık 2004 Vakit
bkaren@vakit.com.t