Haçlı Zihniyeti Değişmedi..

Açe’den söz etmeye devam ediyoruz.
Haçlı dünyasının İslâm âlemine saldırma ve Müslümanları zayıflatma amaçlı politikalarına baktığımızda dünden bugüne söze gelir bir değişiklik olmadığını görürüz. Belki taktiklerde bazı değişiklikler olmuştur, ama temel felsefe ve siyaset aynıdır. 19. yüzyılın sonlarında Hollandalıların Açe’ye hâkim olmak için izledikleri siyasetle bugünkü ABD’nin ve genelde Batı’nın İslâm âlemine karşı izlediği siyaseti karşılaştırdığımızda bu benzerlik kendini hemen göstermektedir.
Bundan önceki yazımızda da dile getirdiğimiz üzere Hollanda önce Açe’yi işgal etmek için gerekçe oluşturmaya çalıştı. “Suyu bulandırıyorsun” hikâyesinde olduğu gibi. ABD’nin özellikle son dönemde gerçekleştirdiği saldırılarda yaptığı da budur.
Hollanda 1873’te verdiği ültimatomda Açelilerden, bayraklarından İslâm’ı temsil eden ay ve yıldızı kaldırmalarını ve hilafet devletiyle ilişkilerini kesmelerini istiyor. Yani tam can damarlarına basıyor. Yapmaları en zor olan şeyi istiyor. Çünkü saldırmaya ve işgal etmeye kesin karar vermiş.
Açeliler kabul etmeyince de Hollanda yönetimi bunu o zamanın literatürüyle “militan İslâm” olarak nitelendiriyor. Sonra da sadece Açe’de değil tüm Uzakdoğu takımadalarında “militan İslâm”ın önlenmesi ve İslâm’ın “apolitik” hale getirilmesi için politikalar geliştiriyor. Bu, aynı zamanda Hollanda’nın resmi devlet politikası oluyor.
Günümüzde “militan İslâm” kavramının yerine “radikal İslâm” ve “İslâm terörü” gibi kavramlar üretildi. Eğer dinine sahip çıkıyor, İslâm’ı Allah’ın vahyettiği, Resulullah (s.a.s.)’ın tebliğ ettiği gibi yaşamak istiyorsan, baskıcı politikalara karşı çıkıyorsan, inancının sembolü olan örtünü çıkarmıyorsan radikal İslâmcısın. Dolayısıyla ikna odalarına alınarak veya başka metotlarla yola getirilmen gerekir. Eğer inandığın gibi yaşamayı kendin için meşru hak olarak görüyor ve bu hakkından vazgeçmemekte diretiyorsan o zaman “İslâm terörü” ile bir irtibatın vardır. Bu durumda iş Guantanamo toplama kampında veya Ebu Gureyb hapishanesinde Amerikalı işkenceci askerin avukatlığını yapan adamın nitelemesiyle “akrobasi” yaptırmaya kadar varabilir.
Dün Hollanda saldırganlığının gerekçesi, inancına, kendini ifade eden sembollere, bağlantılarına sahip çıkma şeklinde dışa yansıyan “militan İslâm” idi. Bugün ABD saldırganlığının gerekçesi ise meşkûk terördür. Ama bu öyle bir terördür ki bir eylem tehdidine karşılık ABD’ye koskoca bir şehri yerle bir etme hakkı verir.
Aslında Açelilerin İslâmî değerlerine sahip çıkmaları ve bu konuda gösterdikleri kararlılık onları Hollanda saldırıları karşısında güçlü kıldığı için özellikle onların dini kimlikleri hedef alınmıştı. Bu kimliği korudukları sürece silahların onları deviremeyeceğini anlayan Hollandalılar önce kimliklerinin yıpratılması gerektiğini düşündüler. Christian Snouck Huurgronje adlı gerilla uzmanı bir misyoner sosyolog bu yöndeki çalışmalara bilimsel kılıf da geçirerek “Huurgronje Planları” adı verilen teoriler geliştirdi. Arapça’yı ve Açe dilini iyi bilen Huurgronje, siyasal bir din olan İslâm’ın siyasal yönünün tamamen ortadan kaldırılıp ritüel hale getirilmesi gerektiğini savunuyordu. Bu amaca kısa süre içinde değil yavaş yavaş ve büyük bir titizlikle çalışma yürütülerek ulaşılacağını söylüyordu. Huurgronje, Açe’yi de içine alan Uzakdoğu takımadalarında yaşayan Müslüman halkların ancak ritüel ve seküler (laik) bir İslâm yoluyla “çağdaş Batı uygarlığı”nı benimsemesinin ve onunla özdeşleşmesinin mümkün olabileceği görüşündeydi.
Bunları inceleyince bugün “siyasal İslâm” kavramı etrafında koparılan fırtınaların, geliştirilen teorilerin ve Müslümanın sekülerleştirilmesi için yapılan çalışmaların sanıldığı gibi yeni olmadığını, haçlı felsefesinde bayağı bir geçmişinin olduğunu anlıyoruz. Hele şu “çağdaş Batı uygarlığı”! Teknoloji ile uygarlığı birbirinden ayıramadıklarından kendi öz kimliklerinden soyutlanıp dünyevi hazların mahkûmu olmayı uygarlık sananların avlanması için kullanılan sinsi tuzak.
Huurgrnoje’nin planlarında dile getirilen hususlar ve Hollanda’nın Açe Müslümanlarının İslâmî kimliklerini ortadan kaldırma çabaları bunlardan ibaret değil. Ama genel anlamda haçlı zihniyetinin geçmişte ve günümüzde dayattığı uygulamaların benzerleri. Dolayısıyla bu konuda sözü daha fazla uzatmak istemiyoruz. Biraz da Açelilerin Hollanda dayatmalarına ve işgale karşı verdikleri mücadeleden söz etmek lazım. İnşallah müteakip yazımızda da bu konu üzerinde duracağız.

Ahmet Varol Haber Vakti Com