Güven yitiminden porno özgürlüğüne

Vakit'in Haber Müdürü Ali Adakoğlu, enteresan kişileri bulup konuşturuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Avrupa Etütleri Direktörü Emre Gönen'i de konuşturmuştu. Gönen, İsrail hakkında şu tesbiti yapmıştı:
"İsrail'in hâli zâten perişan. Bugün itibariyle New York'ta yaşayan Yahudi nüfusu, İsrail'deki nüfusun iki misli. İsrail kurulduğundan bu yana ilk defa geriye göç başladı. İsrail'deki Museviler, geleceğe güven duymadığı için çocuklarını, ABD başta olmak üzere akrabalarının olduğu ülkelere gönderiyor. 2000 yıl boyunca İsrail'in geleceği olduğuna güveni olmuş bir kavmin, son on yılda olan bitenden dolayı bu güveni yitirmesi öyle hafife alınacak bir durum değil."
Evet, bu gerçeğin artık gizlenecek tarafı yok. Büyük bir umut ve inançla Filistin topraklarını işgal eden Museviler, umduklarını bulamadıklarını görüyorlar. Rüzgâr ektiklerine göre, elbette fırtına biçmeleri kaçınılmazdır. Uyanan ve şuurlanan Müslümanların ise önümüzdeki yıllarda İsrail'i ortadan kaldıracağına şüphe olmadığından, ister istemez o topraklarda tersine göç başlamıştır.
Göç ettikleri yerlerin başında ise New York geliyor. Halbuki, "Yeni Ahit" haber veriyor ki, bu asrın başında o şehir kâmilen yok olacaktır. Onlar da kaderin çizdiği rotada yine kaderlerine koşuyorlar. Kader konuşunca beşerin elinden ne gelir...
Söz İsrail'den açılmışken, Haleva cenaplarına iki satır ayırmazsak ayıp olacak. Türkiye'deki Musevi cemaatinin -İçişleri Bakanlığı bu kelimeyi mi yasaklamıştı?- lideri olan Hahambaşı İsak Haleva, bayan Gül'e tesettür kolaylığı getirmiş!
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül İsrail'i ziyarete gittiğinde, sefâretimizde onuruna resepsiyon ve akşam yemeği verilmiş. Bakan eşiyle birlikte katılmış, bu Haleva da eşiyle birlikte orada imiş! Aynı masada oturup tatlı tatlı sohbet etmişler. Eskiden Müslüman hanımlar nâmahrem erkeklerin yanına çıkmazlardı; şimdi modernleşildiği için Hahambaşının yanına bile çıkmakta beis görülmüyor.
Sohbette ülkemizdeki tesettür probleminden bahsedilmiş. Haleva da eşini göstererek bayan Gül'e çözüm bulmuş, "peruk" takmasını istemiş. Hahambaşı ne bilsin ki, İslâm dinine göre kadınların saçlarını açmaları "küçük günâh" iken peruk takmanın "büyük günâh" olduğunu? Kendisine yakın hissettiği Gül'lere yardımcı olmak isterken, onları kebâir günâha sevk ettiğini herhalde bilememiştir! İsrail'in menfaatlerini korumak için Müslüman kalem erbâbını jurnalleme işi olsaydı bilirdi...
Neyse, sadece İsrail'de değil, bütün yeryüzünde artık kendi emniyetinin kalmadığını çok iyi bilen bu kavim, diğer milletleri uyuşturarak bilinen sonunu geciktirmek istiyor. Bütün oyunların, eğlencelerin, uyuşturucuların, fuhuşun, azgınlığın ve kudurmuşluğun arkasında illâ o lânetli el bulunuyor.
Haleva haberinin yer aldığı aynı gün, Vakit'te, "ABD, Afganistan'ı ?porno' ile özgürleştirmiş" başlıklı bir haber daha vardı (agg, 31 Ocak 05). Tâlibân hükümetinin yasakladığı çanak antenler her evin damına takıldığı gibi, 300 tv kanalı da ülkede ayna gibi seyrediliyormuş. Afgan münâfıklarının da yardımıyla İslâm hükümetini deviren ABD ordusu, önce "kadınlara hürriyet" adı altında fuhşun kapısını açmış ve arkasından da eroin pazarının canlanmasını te'min etmişti. Porno kanallarıyla eroin rehâveti Afgan halkını uyuşturacak, dünya buyurganları da keyiflerini devam ettirecek.
Evet, zayıf karakterli kuklalar her yerde ve her kavmin içinde bulunur. Ama, o oyunlara gelmeyen, malıyla canıyla cihâd ederek kafirlere kan kusturan erkekler Afganistan'da hâlâ teslim olmadılar. ABD keferesi NATO'dan yardım istemeye mecbur kaldı.
Hele biraz daha sabredin. Allah Rasûlü (sav) Efendimizin verdiği haberler çıkacak, Horasan'dan -yâni o bölgeden- çıkan "siyah bayraklı" yiğitler işgal ordularını mağlûb ettikleri gibi Irak'taki esirleri de kurtaracaklar, İsrail'i de yıkarak şer'i devleti kuracaklardır. Hicri 1425 de gidiyor hani... 10 Şubat'ta 1426 giriyor...

Mustafa Kaplan 2 Ocak 2005 Vakit
mkaplan@vakit.com.tr