Gördünüz mü özgürlüğü?

Amerika’nın “Irak’ta kitle imha silahı var. Ben bunu dünya barışı için tehdit olarak görüyorum. Ayrıca Irak halkı özgürlük istiyor. Bunu da Saddam’ı kovarak gerçekleştirmek istiyorum” sözlerinin Irak halkını ne derece düşündüğünü Felluce’de yaptıklarından sonra herhalde herkes anlamıştır.
Aslında bunun sebep ve sonuçlarını tartışmak gerekli ve bundan da ders almak önemli.
Önce Irak’ın devlet olmadığı ve içinde yaşayanlarında Saddam’ın zulmü yüzünden devletini sevmediği ta başından beri ortaya çıkan bir gerçek. Ancak Amerika’nın bunu iyi çok iyi kullanması ve fazla zorlanmadan içeri girmesi de bir başarı olsa gerek.
Ne yapıyor Amerika?
Osmanlı’yı içerden çökerten İngiliz domuzunun yaptığını yapıyor.
Bakın Afganistan’a.
Önce yıllarca Ruslarla savaştırdı. Afgan halkını seviyor gibi askeri ve gıda yardımında bulundu. Böylece Afganlıların bir bölümünün sempatisini kazandı.
Rusa kızdılar, Amerika’yı dost zannettiler.
Bunu iyice pekiştiren Amerika İkiz Kuleleri patlattı, ardından Afganistan’a çullandı. Binlerce Afganlı’yı katletti, ırzını namusunu kirletti.
Karzai dahil bir grup Afganlı ile müttefikleri de bunu seyretti.
Hesap tuttu.
Gelişen ve değişen Çin, gözlem altına yaklaştı. Irak’ı işgal için iyi bir başlangıç oldu. İran ve en önemlisi Türkiye bir köşeden kıskaç altına alındı.
Bedenen Afganlı, ruhen Amerikalı Afganistan’ın başına oturtuldu. Temizlikte ufak ufak devam etti.
Irak’ta ne oldu?
Rusya’nın lojistik desteğiyle yıllarca İran’la savaştırıldı. Sonra Kuveyt’e yol açıldı. Hatta komşu ülkeleriyle düşman gibi yaşatıldı. Amerika’da bu esnada Irak’a dost oldu.
İran sevmiyor, Türkiye uzak durmaya çalışıyordu.
İstenilen de buydu, hesap tutmuştu. İçerde ve dışarda Amerikan dostları oluşmuş, kolayca Irak’a girmenin yolu bulunmuştu.
Ne dedi?
“Size özgürlük. Hem de sınırsız özgürlük.”
Bunu duyan halk, Saddam’ın heykellerini bir hamlede yere serdi, bırakmadı özgürce parçaladı.
Çünkü parçaladıkça vaad edilen özgürlüğe daha çok yaklaşıyordu. Öyle zannetmişti?
Ne zamana kadar?
Coniler kapılarını çalmadan evlerine dalıncaya kadar.
Gerçek anlaşılmıştı. Ama iş işten geçmiş, Amerikan conileri evlerine kadar girmişti.
Afganistan tamam, Irak’ta tamam. Sıradaki gelsin.
Kim var.
Önce İran, sonra Suriye. İran için Irak sınırında gönüllü bir halk oluşturuldu. Onlara devlet vaad ettin mi tamam.
Nasıl olsa yalanlar tutuyor. Özgürlük diyor tam oturuyor, devlet diyor hepsi yutuyor.
Gerçek niyet petrol ve İsrail.
Bunu kimse düşünmüyor. Müttefik İsrail, kaynak petrol. Diğerli şimdilik dost.
Sebep te bu, sonuçta bu.
Ne demiş İstiklal Harbini yüreğinde yaşayan milli şairimiz merhum Akif.
“Tükürün, onların asla güvenilmez sözüne...
Medeniyyet denilen maskara mahluku görün;
Tükürün maskeli vicdanına asrın, TÜKÜRÜN.”
Irak’ta yaşananları gördükçe kazma sapıyla vatanımızı conilerden temizleyen ecdadımıza ne kadar dua etsek azdır. Allah mekanlarını cennet eylesin. Biz torunlarını da onlara layık olmayı nasip etsin.

GÜNÜN FIKRASI

DOMUZ ÖLDÜ
Amerika Başkanı George Bush, şoförüyle şehir turu yaparken bir çiftliğin önünde kaza yaparlar. Kazada Bush’un makam aracının çarptığı tavuk ölür.
Bush şoförüne “Sen bekle de ben çiftlik sahibinden özür dileyip geleyim” der ve çiftliğe gider.
Az sonra her tarafı kan revan içinde aracına gelen Bush, şoförüne hemen buradan uzaklaşım diye seslenir.
Tam gaz olay yerinden uzaklaşmaya çalışırlarken çiftliğin diğer ucunda aniden önlerine çıkan domuza çarparlar. Domuz da kaza yerinde ölmüştür.
“Ben gitmem. Sen git özür dile” deyince çiftliğe giden şoförünün, elinde hediyelerle döndüğünü gören Bush şaşırır ve sorar.
Yahu ben gittim. Tavuk öldü dedim dayak attılar. Sen gidince domuz öldü demedin mi?
Şoför seslenir.
“Çiftliğe girince Ben Bush’un şoförüyüm. Kaza yaptık. Domuz öldü” dedim. Evde bayram havası esti ve beni hediye yağmuruna tuttular.

Muhammed Serdengeçti Haber Vakti