Erken açılan av sezonu

GERDANLIK
Ağır adamlarla çıkılmaz kantara
Denge altüst olur, bozulur manzara
Uçağımız yok diye dert edinmeyin
Tutun inekleri bağlayın hangara...

Veled-i Bush ülkemize geliyor... (Şimdiye kadar gelmiş olacak)...
Dahiliye Nazımımız sayın Abdülkadir Aksu, sakallı adam avını biraz erken başlattılar...
Anladığım kadarıyla her ihtimali değil, bir ihtimali ön plânda tutmuş olacak... Bıldırcınlar Veled-i Bush’un başına bir kaza getirir diye dikkatleri tek noktaya teksif etmişlerdi...
Domuzlar, ayılar, sırtlanlar gördüğünüz gibi yapacaklarını yaptılar. Hem Ankara’da, hem İstanbul’da günahsız insanlar katledildiler, yaralandılar...
Bu terör işleri sünnet üzre sakal bırakanların tevessül edecekleri işler değil... Bakın işte çıka çıka Marksist solcular çıktı tombaladan...
Sayın Nazırı sakallı adam avı başlatmak için acaba kimler ikna etti, kimler yönlendirdi?
Görüyorsunuz ıskaladılar...
Önce Bursa’dan topladılar, sonra İstanbul’a yöneldi safari polisleri... Bilahere de Ankara’ya sıçradı...
Evlerden, işyerlerinden, sokaklardan toplanıp sorgulanan İslâmi görünüşlü insanlar savcılıklara sevkedildiler ve serbest bırakıldılar...
Çünkü hiçbir delil ve ihtimal yoktur ortada...
Bush’u korumak için zan ile yola çıkan avcı evine boş döner arkadaş.
“Ya Bush başkanın başına bir kaza gelirse?”
Gelecek bir gün inşallah... Hem de umulmadık zamanda... Allah mazlumların ahını yerde bırakır mı?
Filistin’de, Afganistan’da, Irak’ta az mı beddua almıştı Bush?
Dünya hakimiyeti arzusuyla estirdiği terörle ülkelere korku salanın ölümü muhtemelen eşi yok sanılan teknoloji harikası icatlarından olacaktır...
Çankaya’da sayın Sezer’le ne görüşeceklerini de merak etmekteyim...
Sayın Sezer dünyadaki olaylardan habersiz... Dört duvar arasında ne yapar bilinmez... Haçlıların modern kumandanı Bush, kazara bir de dinden, dindarlardan söz açarsa o “kamusal alan” çatırdamaz mı?
Zaten başörtülü olduğundan dolayı Başbakanın eşini de davet etmeyecekmiş... “Kamusal alan” mucidinin resepsiyonlarına sektirmeden icabet eden hükümet başkanı, kendi verdiği resepsiyonlara icabet etmeyen sayın Sezer’e karşı mukabele-i bilmisil hakkını niye kullanmaz ki?
Bir zamanlar başörtülü hanımlar potansiyel tehlike saçıyorlardı(!), şimdiyse sakallılar potansiyel tehlike oluverdiler...
Yargı bıraktı ya, diyecekler...
Peki bu insanlara akrabaları, komşuları, tanıdıkları şaibeli diye bakmayacaklar mı? Demirel ağzıyla “Ayıptır, günahtır, yazıktır”...
Tedbir bakımından bu derecede keyfilik yapılırsa, öte tarafta atı alan Ankara’yı geçer... Bıldırcın avlarken domuzların, ayıların, sırtlanların saldırısına uğramak ne kötü bir tecelli...
Bush ve suç ortaklarına şirin görünmek uğruna yapılan bu operasyonlar hukuki midir?
NATO zirvesine gölge düşürmeyin, amma adalete de gölge düşürmemek daha çok önemlidir... Afaki ihtimaller üzerine devlet binası kurulmaz...
Teröristin sakalsızı olmaz mı? Kadın teröristin ne sakalı var, ne de başörtüsü...
Sizdeki anlayış “İslâm terörü” zırvasına haklılık kazandıracak çok tehlikeli bir adım değil midir?
Suçsuz vatandaşları toplayıp teşhir ederek savcılıklara götürmek kolaydır, amma hatalıdır... Siz “kamusal alan” zincirini kırmadıkça daha çok hatalı adımlar atarsınız...
Hele önce vatandaşların can güvenliklerini sağlayın... Vehimlerle bu iş olmaz, sağlam istihbarat gerek... Eğer CIA ve MOSSAD ile işbirliği yapılarak elde edilen istihbarata güveniyorsanız, akıbetiniz çok feci olacaktır...
NATO zirvesi bitmeden av sezonu bitmez gibime geliyor... İstanbul ve Ankara halkına Allah yardımcı olsun..
Veled-i Bush taviz koparmayacağı insanın elini sıkmaz, ondan övgü ile söz etmez... Dünya düzeninin ve BOP’un cıvık yakıtı olmak istemiyorsak, kendimize mukayyet olalım...
Veled-i Bush’a sonsuz nefretlerimle...
Eli kınsız, gönlü kirsiz Türk milletine ebedi sevgilerimle...

Abdurrahim Karakoç 27.06.2004 Vakit