Emperyalizm ve Suikastlar
İstemediği yahut artık işinin bittiğine inandığı kişileri suikastlar
yoluyla tasfiye uygulaması en çok emperyalist güçlerin başvurduğu bir
uygulamadır. Bu itibarla, toplu katliam ve saldırı teröründe emperyalist
güçler sürekli önde oldukları gibi sabotaj ve suikast teröründe de her
zaman tüm dünyadaki terör örgütlerinin yahut siyasi amaçlarına ulaşmada
şiddete başvurmaktan çekinmeyen siyasi oluşumların hepsinin önündedirler.
Fakat ne kadar ilginçtir ki çoğu zaman kendi elleriyle gerçekleştirdikleri
suikastları ve sabotajları yine kendi politikalarına, stratejilerine
malzeme yapabilmektedirler.
Bugünkü yazımızda emperyalizmin sabotaj ve suikast teröründen bazı
örnekler sunmak istiyoruz.
Afganistan konusunda ABD'nin dayatmalarını kabul etmeyen eski Pakistan
cumhurbaşkanı Ziyau'l-Hak 17 Ağustos 1988'de uçağına yerleştirilen
bombanın patlatılması suretiyle öldürüldü.
Afgan mücahit grupları arasındaki fitne ateşini söndürmek için büyük
çabalar sarf etmesiyle tanınan Dr. Abdullah Azzam 24 Kasım 1989 Cuma günü
Pakistan'ın Peşaver kentinde, arabasına yerleştirilen 20 kg TNT maddesinin
uzaktan kumandalı olarak patlatılması neticesinde Muhammed ve İbrahim
isimli iki oğlu ile birlikte öldürüldü. Onun öldürülmesinden sonra söz
konusu fitne ateşi artık söndürülmesi mümkün olmayacak bir şekilde her
tarafı kuşattı.
"İngiliz Emperyalizmi ve Kadıyanilik" adlı kitabıyla Hindistan
yarımadasındaki Müslümanların itikatlarını ifsat etmeye çalışan
Kadıyanilik hareketinin arkasında İngiliz emperyalizminin olduğunu
belgeleriyle ortaya koyan Pakistanlı ilim adamı İhsan İlahi Zahir karanlık
bir cinayetle ortadan kaldırıldı.
İslâm âleminin tanınmış ilim adamlarından olan ve birçok eseriyle ilme
hizmet eden Subhi es-Salih de emperyalizmin fitne amaçlı bir suikastı
sonucu öldürüldü. Onun öldürülmesi olayının arka planının araştırılması
sonucu Lübnan'daki Şiilerle Sünnileri birbirine düşürmeyi amaçlayan daha
birçok cinayet planı ortaya çıkarılmıştı. Bunların arasında Lübnan
Şiilerinin müftüsü Abdülemir Kaplan'ın ve Sünni Cebel-i Lübnan müftüsü
Muhammed Ali el-Cevzi'nin öldürülmesi planları da vardı.
ABD'nin Mısır ile Sudan'ı savaşa sürüklemeyi hedefleyen bir planını ortaya
çıkaran ve bunu dosya halinde Mısır cumhurbaşkanı Hüsni Mübarek'in önüne
koyan, böylece ABD planının amacına ulaşmasını engelleyen, Sudan'ın eski
cumhurbaşkanı yardımcısı Zübeyir Muhammed es-Salih bindiği uçağın
düşürülmesi suretiyle öldürüldü. Bu olayda Zübeyir Muhammed es-Salih'le
birlikte birçok üst düzey devlet görevlisi hayatını kaybetti.
Amerika'da İslâmî bilinçlenmeye büyük katkısı olan Malcolm X'i öldüren
kişi daha sonra bu cinayeti FBI adına işlediğini itiraf etmiştir.
Lübnan'daki Falanjistlerin eski liderlerinden Eli Hubeyka, Sabra ve
Şatilla katliamıyla ilgili bazı önemli gerçekleri açıklayacağını
söylemesinin hemen ardından öldürüldü. Eli Hubeyka, Siyonistlerin Lübnan'ı
işgal etmeleri öncesinde ve sonrasında onlarla işbirliği yapan Falanjist
militanların liderlerinden olduğu gibi Sabra ve Şatilla katliamını da, IDF
kısa adlı terör mekanizmasının şefi işgalci General Rafael Eitan'ın
emirleri doğrultusunda bilfiil gözetlemiş ve militanlarına kafa kestirme
işlemini yaptırmıştı. Ancak daha sonra İsrail'le arasının açılması
üzerine, bildiği bazı gerçekleri açıklayacağını söyleyince derhal bir
cinayetle tasfiye edildi. Çünkü Eli Hubeyka'nın açıklayacağı gerçekler
katliamda Şaron'un ve Rafael Eitan'ın rolünün İsrail resmi raporlarına
geçen kayıtlarda belirtilenden çok çok daha fazla olduğunu ortaya
çıkaracaktı.
Bizim emperyalizmin cinayetlerini, suikastlarını bir yazıya sığdırmamız
mümkün değil tabii ki. Başta da söylediğimiz gibi sadece birkaç örnek
vermekle yetinmek zorundayız. Bu örnekleri vermekteki amacımız da
emperyalizmin ve onun kuklalarının insanları tasfiyede yahut farklı
inançlardan ya da etnik unsurlardan insanları birbirine düşürmede cinayet
ve suikast metotlarına başvurduğuna dikkat çekmektir.
Lübnan on yıl süren bir fitne ateşiyle perişan oldu. O ateşin sebep olduğu
tahribatı henüz tam olarak onarabilmiş ve yaralarını sarabilmiş değil. Ama
bugün yine aynı delikten ısırılma tehlikesiyle karşı karşıya. Orada bu
ateşi alevlendirmek için sözünü ettiğimiz metoda başvuran emperyalizmin
başka yerlerde neler yapacağı bilinemez. Bu sebeple tüm Müslümanların
gözlerini dört açarak saldırgan, fitneci emperyalist güçlerin tuzaklarına
düşmemeleri gerekir. Yüce Allah da Kur'an-ı Kerim'de fitnenin öldürmekten
daha kötü olduğuna dikkat çekmektedir.
Ahmet Varol 3 Mart 2005 Vakit
avarol@vakit.com.tr