Dirilişe vesile olan direniş...
Yeryüzünün en insanlık dışı, en hak tanımaz, en vahşi, en zalim gücü ABD ve
destekçilerine karşı, Irakta süren destansı şanlı direniş dalga dalga
genişleyerek ve güçlenerek sürüyor. Hem de işbirlikçi satılık medya
kuruluşlarının yanıltıcı, yönlendirici tüm yalan haber ve yayınlarına rağmen...
Oysa artık hemen herkes biliyor ve kabul ediyor ki; ABD ve İngiltere, askerleri
ve umutları ile birlikte Irakta sağ çıkamayacakları bir batağa saplandılar.
Allah, Irakın kuru çöllerini ABDnin üniformalı eşkıyalarına birer bataklık,
birer kapan haline getirdi. ABD ve İngiliz askerleri gece karanlığında
tanklarının ve zırhlı araçlarının içinde korkudan ağlıyor, çığlıklar atıyor,
şuurunu kaybedip, kaçmak için sağa-sola koşuşturanlar panik içerisinde
arkadaşları tarafından vuruluyor. ABD ve İngiliz eşkıyaları gökten yağmur gibi
yağdırdıkları binlerce ton bombaya, karada da alev ve ölüm kusan son teknoloji
ürünü silahlarına rağmen, Irakın önemli hiçbir yerinde şu ana kadar ne denetimi
sağlayabildiler ne de direnişi kırabildiler. ABD ve İngilterenin televizyon
karşısında ayaklarını uzatıp, viski, bira eşliğinde porno seyretmeye alışmış,
iri gövdeli kuş beyinli askerleri tam bir panik içerisinde. Tabii, bu asker
bozuntularına güvenen ABD, İngiltere ve tüm işbirlikçileri de...
Irak halkının morali en üst düzeyde. ABD ve İngiltere, çok kısa zaman sonra,
dünya savaş tarihinin en korkunç, en büyük, en ibretlik ve tesiri tüm İslâm
düşmanlarının kalbinden yıllar boyu çıkmayacak bir yenilginin aktörleri
olacaklardır. Ve gene öyle inanıyorum ki; ABD ve İngiltere, bırakın BOP
uygulamasını, bir zaman sonra bulundukları coğrafyadan burunlarının ucunu dahi
çıkaramayacaklardır.
Evet, çıkaramayacaklardır çünkü artık İslâm coğrafyasında emparyalizme, her
türlü sömürüye, her türlü saldırıya ve Allahsızlığın her çeşidine karşı İslâmi
uyanış, İslâmi diriliş inanılmaz bir direnç, inanılmaz bir coşku ve inanılmaz
bir cesaretle büyüyor, büyüyor, büyüyor...
Belki de İslâm tarihinin hiçbir devresinde mümin ve müminler şahadeti, cenneti
ve ondan da önemlisi, Allahın cemalini böylesine arzulamamış, vücudunu Allah
yolunda bugünkü gibi lime lime etmemiş, ölüme böylesine gülerek ve ardında
mektuplarla vasiyetler bırakarak terk-i dünya etmemişlerdi...
İşte zulme karşı, cephelerden bir cephede Allah için, din-i İslâm ve vatanı için
gülerek ölüme giden bir yiğidin, soygunlar, zulümler, adaletsizlikler karşısında
kişiliksiz karılar gibi susan sözde Müslümanlara kanıyla renklenmiş
vasiyetnamesinde şöyle seslenmektedir:
Allah ve İslâm düşmanları ile mücadele ederek, değersiz canımı Allah katında
takdim etme fırsatı doğduğu bugünde, hatırlatmam gereken birkaç husus vardır:
Öyle bir çağda yaşıyoruz ki; diyebilirim ki, Allah, tarih boyunca tüm
nimetlerini bir arada şimdi bize nasip etmiştir...
Emperyalizme ve zulme baş kaldıran yiğit, bu satırlarının devamında Allahın
nimetlerini tek tek saymakta ve verdiklerinin şükrünü bir nebze olsun eda
edebilmek için de, küfür, şirk, nifak ve fesadın kökünün kazınması için Allah
yolunda dosdoğru olmayı öğütlemekte ve devamla şöyle demektedir:
İslâm anlayışıyla mücehhez bir ülke, dünyanın en güçlü ülkesidir. Amerika,
Rusya, Çin ve diğerlerinin hepsinden daha güçlüdür. Çünkü onların silahı ve
füzesi varsa da, imanları yoktur. Ama bizim imanımız var. Allahtan başka hiçbir
şeyden korkmuyoruz.
Şehit, vasiyetnamesinde daha sonra Müslüman gençlere şöyle seslenmektedir:
Bacı ve kardeşler! Allahu Tealayı tüm davranış ve hareketlerimize hazır ve
şahit bilelim. Kalplerimizi İman ve İslâmi kardeşlik nuru ile sıcak ve açık
tutalım. Çalışmalarınız, iş hayatınız sizi İslâmi bilgileri okumak, okutmak ve
mütalaa etmekten alıkoymasın. Ömrümüz bu iş için çok değerlidir. Ömürler geçici,
iyi işler kalıcıdır. En azından günahlardan haberdar olalım. Neyin iyi, neyin
kötü olduğunu bilelim. Nefsin hicaplarını kaldıralım. İlim geri dönsün, Mümin
Allah yolunda seyretsin...
Şehit, mektubunun son bölümlerinde ise ana ve babasına seslenerek şunları
söylemektedir:
Anacığım, babacığım! Benim için herkesten çok zahmet çektiğiniz için sizlere
çok teşekkür ederim. Çocukluk çağımdan büyüyünceye kadar zahmetlere katlandınız.
Sizden helallık diliyorum. Benim için üzülüp ağlamayın...
Görüleceği üzere İslâm coğrafyasında gün hep kan üzerine doğuyor. Yerler, gökler
kan içindeki bebelerin iniltileri, anaların, babaların feryatları ile doluyor,
ama İslâm düşmanı BOPcu, JOPcu soyguncu kefereler ve işbirlikçileri bir şeyi
görmüyor, bilmiyor ve anlamıyorlar! O da, Müslümanların, akıtılan kanları içinde
yeniden ve daha bir güç ve azimle dirildiklerini...
Evet, Iraktaki, dirilişe vesile olan şanlı direnişi ayakta alkışlıyorum!
Ayhan Bilgin 21.06.2004 Vakit