Büyük insanlar engelleri kaldırırlar!

19 Şubat 1964 tarihli Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfasındaki bir haberde şu satırlar göze çarpmaktadır: “Camide vergi reformları aleyhinde konuşan bir vaiz kürsüden men edildi.” Haber şöyle devam etmektedir: “Şeyhoğlu Camii’nde vergi reformları ve bu reformları destekleyen gazeteler aleyhinde konuşma yapan bir vaiz, Adana Müftüsü’nden sert bir ihtar alarak, kürsüden men edilmiştir. Emniyet müdürlüğü de olaya el koymuştur.”
O günlerden bugünlere aradan demokrasi ile kucak kucağa 40 yıl geçmiş, fakat gelin görün ki, şu ülkede hocaların veya dinden biraz bahsedenlerin gece yarıları evlerinden alınmaları, Kur’an kurslarının basılıp içindekilerin emniyete götürülüp sorgulanmaları, hâlâ son bulmamış, bundan böyle de pek son bulacağa benzememektedir. Çünkü ceza yasasında yapılan yeni değişikliğe göre, camide hükümetin icraatlarını alenen öven veya yeren imamlar yargılanacaklar.
Bundan önceki Diyanet İşleri Başkanı’nın, “Camide siyaset yapan imamın hemen işine son veririm” şeklindeki sözleri de sanırım hâlâ hatırlardadır.
Türkiye’deki bitmek bilmez “tehditli demokrasi” anlayışına baktığımızda, Osmanlı dönemini ve Osmanlı hoşgörüsünü hatırlayıp o günlerin özlemini duymamak mümkün değil.
Meselâ; Anguetil Duperron, 1778’de Amsterdam’da yayımlanan Legistation Orientale isimli eserinde şunları söylemektedir: “Vaizin biri cuma günü camide vaaz ederken, Kanuni Sultan Süleyman’a, korsanları cezalandırmada gösterdiği ihmalin, hac için Mekke’ye giderken, hacıların Malta şövalyeleri tarafından saldırılara uğramasına sebep olduğundan bahsederek, padişahı tenkit cesareti gösterdi. Bunun üzerine derhal Malta kuşatmasına karar verildi. Vaiz ise padişaha karşı söylediği sözlerden dolayı hiçbir ceza görmedi. Diğer bir vaiz de IV. Mehmed’i, sarayına kapanıp, millet açlıktan ölürken kendisinin keyfi için bir sürü köpek beslemesinden dolayı tenkit etti. Padişah da vaizi cezalandırma yerine, köpek takımlarını ıslah etmekle yetindi.”
Bugün camilerde bırakın rejimin tenkit edilmesini, hükümetin icraatları dahi eleştirilemez. Oysa 18. yüzyılda uzun yıllar İstanbul Elçiliği’nde bulunmuş ve Osmanlılar konusunda çok ayrıntılı araştırmalar yapmış olan James Porter, “Opservatiens sur la religion, les Loix, le gouvernement et Les moeurs des Turcs” adlı iki ciltlik eserinin 1. cildinin 49. sayfasında Osmanlı hoşgörüsüne ışık tutacak şu açıklamayı yapmaktadır:
“Din adamları vaazlarında hükümete karşı çoğunlukla en şiddetli eleştirileri yapmaktan çekinmezler. Ve işte bundan dolayı dine karşı ya hakiki, yahut göstermelik bir saygı duygusuyla, devletin en kudretli insanlarına varıncaya kadar, herkes tarafından büyük bir hürmet ve takdire mazhar olurlar.”
1793’te, III. Selim devrinde İstanbul’a gönderilen Rus elçilik heyeti mensuplarından birinin Almanca yazdığı “Sefaretname”sinin bir bölümünde, gene Osmanlı yönetiminin, din adamlarına karşı gösterdiği hoşgörü şu şekilde dile getirilmektedir:
“Bize anlatıldığına göre, Türk imamları, padişahın bile yüzüne karşı saray ahlâkının bozulmasından ve hükümet bünyesinde görülmeye başlanan yolsuzluklardan büyük bir şiddet ve cüretle sık sık bahsederler. Böyle, Mutlakiyet’e boyun eğmiş bir memlekette, hiç ümit edilmeyen bu hürriyet, çok defa padişahın ve saray erkânının kalbinde toplum yararına çok önemli tesirler meydana getirmiştir.”
Düşünüyorum da, bugün Osmanlı’nın asırlar önce ulaştığı siyasi, insani ve ahlâki olgunluğun onda birinin dahi bulunmadığı ülkemizde, imamları susturmaya çalışanlar ve dini gereği başını örten insanlara “kamusal alan” sınırlamalarıyla engeller koyanlar, bir an olsun Osmanlı hoşgörüsünü hatırlasalar, belki bu durum, Türkiye’de birlik ve beraberliğimizin gerçekleşmesi, huzur ve toplumsal barışın temini için önemli bir adım, önemli bir başlangıç olabilir.
Evet beyler, yeni yeni yasaklar icat etmek yerine, artık daha fazla geç kalmadan yeni yeni uzlaşı yolları aramalıyız.
Önemli olan ve büyük insanlara yakışan, düşünmenin, inanmanın ve konuşmanın önüne engeller koymak değil, varsa bu engelleri her şeyi göze alarak kaldırmaktır.

Ayhan Bilgin 21.07.2004 Vakit
abilgin@vakit.com.tr