"Bu 18 yuvarlağın mânâsı ne?"

Anladığımız diyorum, zira açıklanmayan veya bilinmeyen tarafı da vardı.

İnsan yaptığı şeyi bilir, ama bizim sevgili diyalogcu dostlarımız ne hikmetse bilemiyorlar. Onun için bilinmeyen tarafı da var diyorum. Neyi bilmediklerini anlatayım, biraz neşelenin.

Başkanlığını Marmara İlahiyat’ın profesörlerinden Prof. Bekir Karlığa’nın yaptığı Kadip, 13 Mayıs’ta “Dinler ve Barış/Kültürlerarası Diyalog Platformu” adıyla bir toplantı yaptı. Bin yıllık Kasımiye Medresesi’nin duvarlarını, haç ve siyon yıldızıyla doldurduklarını yazmıştım; ondan bahsetmeyeceğim. Toplantıda bir amblem göze çarpıyordu. Merakım onun üzerindeydi.

Şöyle bir amblem: Ortada turuncu renkte büyükçe bir yuvarlak. Etrafında 18 tane küçük yuvarlak, onların etrafında da tekrar 18 tane az büyük yuvarlak...

Bu amblemin mânâsını ilgililere sorayım dedim. Cevap alamadıktan sonra istediğin kadar sor. Hayret! Bilen yok... Böyle bir amblem yaptırmışlar; -ama enteresandır- yaptırdıkları amblemin neyin sembolü olduğunu bilmiyorlar... Hüseyin Gülerce, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Başkanı Harun Tokak, İkinci Başkan Cemal Uşşak, Vakıf Başkanı Bekir Karlığa... Hiçbiri, ama hiçbiri bu amblemin neyi sembolize ettiğini bilmiyor!!! Kime sordumsa, “falana sor” diye her biri beni diğerine gönderdiyse de hiçbirinden cevap alamadım.

Bilmemelerinin sebebi şöyle olabilir: Bir grafikere gidip, “Biz bir toplantı yapacağız, bize bir amblem çiz” demişlerdir. Grafiker, “Nasıl bi şey istiyorsunuz?” demiştir. Onlar da, “Kafana göre bir şey yap işte” demişlerdir. O da aklına öyle geldiği için, ortaya güneşe benzer bir yuvarlak, etrafına da 18 tane küçük yuvarlaklar çizmiş. Bu amblem böyle sallaparti ortaya çıkmıştır işte.

Gülüyorsunuz değil mi? Çünkü böyle gülünç şekilde amblem siparişi verilmez. Bu amblemin mutlaka bir mânâsı var, ama söylemiyorlar. Dostlarımız lütfen bizi bu meraktan kurtarsınlar.

Zaten bu dostlar, maşallah yaptıkları işe ne isim vereceklerine de karar veremez vaziyetteler. Önce “Dinlerarası Diyalog” dediler. “Dinler diyalog yapamaz” tenkitleri gelince, “Din Mensupları Arasında Diyalog” dediler. O da tenkit edilince, “Kültürlerarası Diyalog” veya buna benzer şeyler söylemeye başladılar. Ama ismi değişik olsa da yapılanların aynı olduğu ve aynı vakıf tarafından organize edildiği anlaşılınca, o ismi de bırakıp başka bir vakıf ismiyle aynı işi devam ettirmeye başladılar. Dikkat ederseniz, yeni vakfın adresi de eski vakfın adresinin aynısı.

Dostlar! Böyle gizli kapaklı iş olmaz. Bakın, ABD’den getirip 15-16 Mayıs 2004’te FKM’de konuşturduğunuz zat, hadis inkârını nasıl açıktan açığa yaptı ve “Hadis ilmine göre bu gerçek bir hadis bile olsa, buna itiraz hakkımız ortadan kalkmaz” dediyse, siz de açık olmalısınız.

Açık olmalısınız. Çünkü 2 Haziran 2004’te bir gazetede çıkan haber, sizin hakkınızda yorumlanıyor. O haberde, “Papalığın, Müslümanları Hıristiyanlaştırmak için Müslüman-Hıristiyan diyaloğunu desteklediği, hatta bunun gizli tutulması gerektiği” yazılıyordu. Sevgili dostlar! Artık bunun gizlisi mizlisi de kalmadı zaten. Lütfen artık şu amblemin mânâsını da açıklayın...

Bir de şu var: Mardin’de yaptığınız toplantının devamı olan 15-16 FKM toplantısı ne öyle!

İki günde 10 oturum yaptınız; tam sekiz oturum başkanı yabancı, sadece ikisi bizdendi!

İki günde yapılan 10 oturumda 38 konuşmacı vardı; sadece 7 konuşmacı Türkiye’dendi; diğerleri tamamen dışardan getirilmeydi! Yani 38’de, 7... Bu mu eşit diyalog toplantısı?

Oturum başkanlarını 2’ye 8 olarak yabancılara teslim edeceksiniz; konuşma hakkını da, 7’ye 31 olarak yine yabancılara teslim edeceksiniz; ondan sonra da, “Birbirimizin dinlerini kendilerinden dinleyerek öğreneceğiz” diyeceksiniz. Baştan, 31’e 7 olarak zaten mağlupsunuz.

Üstüne üstlük, Türkiye’den getirdiğiniz bir konuşmacı, “Peygamberlerin isminin başında ‘Hazret’ kelimesini kullanmak ilkelliktir” diyor... Hz. Muhammed isminden hiç bahsedilmiyor; diğer peygamberlerden bahsedilirken “Hazret” demek ilkellik sayılıyor. Böyle diyalog sizin olsun.

Allah’ınızı severseniz, nereden buluyorsunuz böyle konuşmacıları siz? Tarlanız mı var?..

Ali Eren 17.06.2004 Vakit
alieren@vakit.com.tr