Belhüm Edal
Örneğine daha çok bu topraklarda rastladığımız bazı okur-yazar gaflet ehlinin,
son zamanlarda olup biten hadiseler karşısında gösterdikleri ilginç tepkiler,
bana aşağıdaki hikmet dolu âyet-i kerîmeyi hatırlattı:
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık
(hazırladık). Zira onların kalpleri vardır ama bununla kavrayıp-anlamazlar,
gözleri vardır ama bununla görmezler, kulakları vardır ama bununla işitmezler.
İşte bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağılıktırlar. İşte bunlar gâfil
olanlardır. (7 Arâf 179)
Kurân-ı Kerîmin ayırt edici karakteristik özelliklerini çarpıcı biçimde
verdiği çeşitli insan tiplerinin ve gruplarının tarihin her döneminde var
olduğunu ve var olacağını bir kez daha hatırlattıktan sonra; bizdeki
hayvanlar gibi, hatta daha aşağılık olanların yani Kurânın belhüm edal
nitelemesini hak edenlerin kimler olabileceğini birlikte arayalım:
Gırtlağına kadar içine gömüldükleri günah bataklığında yüzmeyi özgürlük
sanıp zina ve diğer haramlar konusunda hayvanlar gibi özgür olmayı alenen
talep eden şehvetperestler...
İslâm hukukundaki zina kavramıyla beşeri hukuktaki zina kavramı farklı
olmasına rağmen gündemdeki zina tartışmasını hemen Şeriatla irtibatlandırıp
ısrarla din düşmanlığı yapan cehennem odunu zinakârlar ve zina savunucuları...
Allahın marûf / helâl kıldığı şeyleri münker / haram kılıp Allahın haram
kıldıklarını helâl kılmaya çabalayan, yine Kurânın ifadesiyle kötülüğü
emredip iyilikten alıkoyan(9 Tevbe 67), görünürde Müslüman gerçekte muannit
inkârcı olan, her fırsatta İslâmın ve Müslümanların kuyusunu kazmaya çalışan
ikiyüzlü sinsi münafıklar...
Dünyada ve Türkiyede meydana gelen ilgili ya da ilgisiz her hadiseyi
kullanarak Müslümanlara kötülük etmeye ve İslâma zarar vermeye çalışan;
Müslümanlara zorlu bir sıkıntı verecek şeylerden hoşlanan, buğzları (kinleri)
ağızlarından taşan, ama sinelerinde gizledikleri daha büyük olan(3 Âli İmran
118); Müslümanlara ve İslâma olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını
ısıran(3/119); Müslümanlara bir iyilik dokununca tasalanan, bir kötülük
isabet edince ise sevinen(3/120) katıksız İslâm düşmanları...
ABDnin İslâmı şiddetle özdeşleştirip düşman ilan etmek amacıyla
düzenlediği 11 Eylül olayını müteakip derhal Amerikanın yanında yer alarak
her Müslümanı özür dilemeye davet eden, şimdi de -kim tarafından
tertiplendiği belli olmayan ama kime/kimlere hizmet ettiği gayet açık olan-
Osetyadaki Beslan katliamı(Rusyanın 11 Eylülü) vesilesiyle neredeyse her
Müslümanı utanç duymaya davet eden insaf ve izan yoksunu gözleri var ama
görmezler; kulakları var ama duymazlar taifesi...
Siyonistlerin Filistinde elli yıldır devam eden kıyım ve yıkımlarını,
Amerikalıların Irakta, Afganistanda, Guantanamoda yaptıkları insanlık dışı
uygulamalarını, Rusların Çeçenistanda asırlardır bitmeyen soykırımlarını ve
hiç gündeme getirmeyip, onlara karşı verilen kurtuluş mücadelelerini -birkaç
ölçü ve kural dışı olayı genelleyerek- düşmanların ağzıyla terör diye
yaftalamakta acul davranan gaflet, hıyanet ve dalalet ehli...
Fransada uygulamaya koyulan başörtüsü yasağını alkışlayıp bunu kendi yasakçı
tutumlarına haklılık kazandırmak için kullanan; örtünmeyi ilkellik /
geri(ci)lik sayıp çıplaklığı çağdaşlık / ileri(ci)lik sanan kalpleri
var ama kavrayıp-anlamazlar gürûhu...
Uzatmaya ne hacet! Siz onları yazılarından, sözlerinden, konuşma üslûplarından
tanırsınız; ağızlarından taşan kinlerini, yüzlerine yansıyan öfkelerini
görürsünüz; iğrenç, pespaye yaşam biçimlerini, ahlaksızlıklarını duyar,
bilirsiniz... İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta seviye itibariyle onlardan
daha da aşağı/lıktırlar. Belhüm edal işte onlardır...