Aydınlardan Mısır Hükümetine TepkiMısır'daki aydınlar, hükümetin Müslüman olan Kıpti bayanı Kıpti kilisesine teslim etmesine tepki gösterdiler. Biz bu bayandan bir önceki yazımızda söz etmiştik. Mısır yönetimi el-Buhayra vilayetindeki Ebu'l-Metamir kilisesi kâhininin Müslüman olan eşi Vefa Konstantin'i Kıpti kilisesine teslim etmişti. Bu olayla ilgili olarak çoğunluğu yazarlardan, avukatlardan ve üniversite hocalarından oluşan 30 aydın tepkilerini dile getiren bir açıklama yayınladılar. Aydınlar Kıpti kilise görevlilerinin bayana İslâm'dan dönmesi için baskı yapacaklarını, hükümetin kendi vatandaşlarının haklarını koruma cesareti gösteremeyerek mutaassıp bir baskıya boyun eğdiğini ve tehlikeli bir problemin önünü açtığını vurguladılar. Aydınlar inanç özgürlüğünün devlet yönetiminin ve kanunun koruması altında olması gerektiğine dikkat çekerek bir bayanın Müslüman olmasından dolayı böylesine ciddi bir tehlikenin içine atılmasının hukukun işlememesi anlamına geldiğini vurguladılar. Öte yandan Kıpti Hıristiyanların dini lideri Papa III. Şenude'nin Mısır'ın batı sahrasındaki Natrun Vadisi'nde bulunan el-Enba Manastırı'na kapanmaya devam ettiği, ancak iki papaz vasıtasıyla öfkesini ilettiği bildirildi. Bu öfkenin onun adına kadına baskı yapmalarından korkulan diğer din görevlileri vasıtasıyla nasıl bir fiile dönüştüğü veya dönüşeceği ise bilinmiyor. Malumdur tepedeki "vur" dediğinde onun emriyle hareket eden ayak takımı genellikle öldürür. Bu sebeple şimdilik manastırın dışına çıkmayan Papa Şenude'nin öfkesinin Bayan Vefa'ya iletilmesi tarzının tehlikeli sonuçlar doğurması mümkün hatta kuvvetle muhtemeldir. Müslüman olan bayanın kiliseye teslim edilmesi için en çok ısrar eden kişi Papa Şenude olmuştu. Hatta 8 Aralık'ta başlattığı manastıra kapanma işini, kadının kiliseye teslim edilmesi için bir baskı eylemi olarak değerlendirmeye çalıştı. Kadının kiliseye teslim edilmesi için Kıpti gençleri sokağa döken de o olmuştu. Sokaklara dökülüp eylemler düzenleyen Kıpti gençlerden 34'ü Mısır polisi tarafından tutuklanmıştı. Papa Şenude şimdi Mısır hükümetiyle pazarlığının bitmediği mesajları vererek bu gençler serbest bırakılıncaya kadar manastır öfkesinin süreceğini vurgulamaya çalışıyor. Bu itibarla Vefa Konstantin'in Kıpti kilisesine verilmesi bir kadının teslim edilmesinden ziyade Mısır hükümetinin Kıpti kilisesine teslim olmasıydı. Şimdi ortalığı velveleye veren o 34 gencin de serbest bırakılması ise tam teslimiyet anlamına gelecektir. Bu arada Kıpti papazlardan bazıları Müslüman olan kadına yaptıkları baskının sonuç vermesi durumunda, bunun baskı sonucu eski dine dönüş olarak lanse edilmemesi için kamuoyunu hazırlamaya çalışıyorlar. Bu amaçla kadının Hıristiyanlıktan çıkmadığını, kendisiyle görüştüklerinde hâlâ Hıristiyan inancında olduğunu söylediğini iddia ettiler. Oysa bu konuda kıyameti koparanlar, kadının kendilerine teslim edilmesi için sokakları savaş meydanına çevirenler onlardı. Kanaatimizce Kıpti kilisesinin bu hadisenin üzerinde böylesine ısrarla durması ileride daha başka mensuplarının da İslâm'a geçeceği endişesinden kaynaklanıyor olabilir. HABER……………. HABER……………. HABER……………. HABER……………. HABER……………. Şaron'dan Şükran Füzesi Bundan bir süre önce üç Mısır askerinin işgalci Siyonistler tarafından öldürülmesine karşılık Mısır cumhurbaşkanı Hüsni Mübarek, İsrail'i Şaron'la özel görüşme yapmak, onu Filistinliler için bir fırsat olarak ilan etmek, Filistinlilerin direniş eylemlerinin durdurulması için arabuluculuk girişimlerinde bulunmak ve son olarak da ABD - İsrail - Mısır ortaklığıyla serbest bölgeler oluşturulması anlaşması imzalamak suretiyle mükâfatlandırmıştı. Hüsni Mübarek'in bütün bu iyiliklerine İsrail başbakanı Şaron, Gazze'nin Rafah bölgesi yakınında bir Mısır vatandaşını yaralamak ve yine Gazze'nin batısındaki Mısır topraklarına bir füze atmak suretiyle şükranlarını iletmiş oldu. Suriye'nin diyalog mesajları vermesine karşılık MOSSAD ajanları vasıtasıyla HAMAS'ın ileri gelenlerinden birini öldürmek kastıyla Suriye'nin başkenti Şam'da bir arabaya bomba yerleştiren İsrail'in Mısır'a karşı şükranlarını dile getirmesi de bir vatandaşını yaralamak ve topraklarına füze atmak suretiyle oldu. 14 Aralık 2004 tarihinde bir İsrail Apaçi helikopterinden atılan füze Mısır topraklarının Gazze'ye yakın bölgesinde bir yere düştü. Füzenin bir metre derinliğinde bir kuyuya düştüğü ve herhangi bir can kaybına sebep olmadığı bildirildi. Bundan bir gün önce yani 13 Aralık'ta da, işgalci Siyonist askerler Rafah'ta Filistinlilerin üzerine mermi yağdırdıkları sırada bir mermiyi de Mısır tarafına atarak evinin bahçesinde bulunan 40 yaşındaki İbrahim Ahmed Muhammed adlı Mısır vatandaşının yaralanmasına sebep olmuşlardı. Her iki saldırının da kasıtlı olarak gerçekleştirildiği sanılıyor. Ahmet Varol 16 Aralık 2004 Perşembe, Vakit gazetesi |