"Anlamak zor!"

Hemen okumalısınız. “Dün dündür, bu günse bugün” “Verdimse ben verdim” “Adamına göre hukuk” dedikleri tam olarak bu olsa gerek. “Türkiye neden böyle?” diye soranlara bu belgeyi göstermek gerek. Hani derler ya, “balık kokarsa tuzlarsın. Ya tuz kokarsa!” Peki bir ülkede “hukuk kokarsa”, yasalar ve yargıçlar hukuksuzluğun bekçisi durumuna düşmüşlerse! “Siyasallaşan hukuk” böyle bir şey demek ki!

Peki bu işlerin sahibi kim! Kim hesap soracak bu hukuk anarşisinin sorumlulularından.. Meclis mi, hükümet mi, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu mu?

Son zamanlarda bizim aleyhimize açılan 3 dava tam bir “hukuk komedisi”ne dönüştü. Şimdi oturduk, bu 312 general davası, Cuma davası ve benim evimin haczedilmesi ile ilgili Güven Erkaya davasını bir kitap haline getirmeye çalışıyoruz. İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanacak kitap tüm yargıçlara ve tüm dünyadaki parlamentoların İnsan Hakları ve Adalet Komisyonları ile, insan hakları savunucularına gönderilecek..

Tüm dünya görüp öğrenecek “onbaşı bile olamayacakların general olduğu ülke” yazısı ve davası ile ilgili gerçekleri... Ve global vicdan bu konuda bir karar verecek..

“Hakkımı helal etmiyorum” ve “toprağı bol olsun” demenin, gıyabda bir kararla, bir gazetecinin evinin haczedilmesi ve 120 milyara varan tazminat davasının arkasındaki gerçeği ve de sırrı..

Ne oldu şimdi, tüm dünyada, internet üzerinden her gün “onbaşı bile olamayacakların general olduğu ülke” başlıklı mailler geçiyor. Bütün bunlar 312 generalin mutluluğunu ve onurunu, TSK’nın ve TC’nin saygınlığını mı artırıyor sizce?! Sizce bütün bunlar Türk yargısı ve yargıçlarının, mer’i hukuk sisteminin güvenilirliğini mi artırıyor?

Önceki gün Askeri Mahkemede yargılandım, hem de Askeri Ceza Yasasına göre, kışla içindeki bir mahkemede.. Hukuken yok hükmünde, ama fiilen var olan bir mahkeme.. Peki bu işi kim çözecek..

Askeri Mahkemede niçin yargılanıyorum biliyor musunuz? “Paşalar Laf Dinlemezse” başlıklı Cuma’da çıkan bir yazım için. Demişim ki: “Mesela önümüzdeki günlerde emekli paşalar eleştiri sınırını aşan, iktidarı tehdit eden açıklamalar yaparlarsa savcılarımız yine susacaklar mı?” Tamam savcılar susmadılar, ama bu işi yapanı değil, bu soruyu soranı mahkemeye çıkardılar! Demişim ki: “Yoksa onlar, la yüs’el midirler? Yasa onlar için geçerli değil mi?” Bu sorunun da cevabını almış bulunuyoruz. Beyefendiler ile ilgili soru sormak dahi yasakmış, öğrendik!

Hay Allah! İnanın ben bu davaları çok sevdim. Harika!

Şimdi sıkı durun. Dün Ali İhsan beyin sözünü ettiği olaya bir bakalım.. “Buyrun olayları ve Ankara 20. Asliye Hukuk Hâkimi Bülent Çınar beyin verdiği iki kararı bilginize sunalım.. 312 general davasını artık biliyorsunuz. İki generalin bazı tavırlarının eleştirildiği bir yazıdan dolayı, 312 general gazetemize tazminat davası açtı ve Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimi Bülent Çınar beyefendinin takdirine göre, 312 generalin tek tek isimleri, özellikleri yazıda belirtilmediği halde, davanın kabulüne karar verildi!

Hâkim bey, iki kişiye yönelik eleştiriyi, ‘tüm generallere yöneliktir’ diyerek, matufiyetin varlığına karar verdi. Peki diğer örnek davada ne olmuş, bir de ona bakalım: Yıl 2001. TOBB’un Ankara istişare toplantısı.. Konuşmacı İTO Başkanı Mehmet Yıldırım... Şöyle diyor Mehmet Yıldırım: ‘Beş genel başkanın seçtiği, yalakalık yapan insanlar Meclis’e geldi. TBMM’de 550 yalaka var.’ Bu ifade üzerine, o dönem TBMM’de bulunan MHP’li, DSP’li birçok milletvekili, Mehmet Yıldırım aleyhine dava açıyorlar. Bu davalardan birisi de Kemal Vatan’ın açtığı manevi tazminat davası. Dava, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne düşüyor. Hâkim bey de, 312 general davasını da karara bağlayan Bülent Çınar bey. Ne diyor acaba kararında Sayın Çınar, birlikte okuyalım: ‘Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine ilişkin manevi tazminat davasında, yanlar arasında ayrılık, bu sözcüklerin sarfıyla doğrudan davacının hedef alınıp alınmadığı noktasında toplanmıştır. Milletvekili konumuyla tüm Meclis üyeleri konuşmada eleştirilirken, ‘yalaka’ sözcüğünün bu kitleye yöneltildiği ortadadır. Ancak yansıma suretiyle davacının bundan alındığını ileri sürüp manevi ödence dilemesi yerinde bulunmamıştır. Bu sebeble dava reddolunmuştur. KARAR: Yukarıda sayılan gerekçe ile, 1- Eleştiri maksadını aşan ve davacının doğrudan hedef alındığını belirleyecek, bir tanıma açık isme yer vermediği düşünülen söylemden dolayı davacının yerinde bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine. Hâkim Bülent Çınar”.

Bir tarafta paşalar, öbür tarafta milletin vekilleri.. “Yalaka” suç değilmiş, ama “onbaşı olamayacaklar” demek suç! Ancak 312 general davasındaki sözcüklerin; bırakın tüm generalleri, kastedilen 2 general için dahi hakaret olmadığı söylenebilir. Evet aynen öyle: “Varın Türkiye’deki hukuku siz değerlendirin!”

Ne yani şimdi aynı sözler, TBMM ve milletvekilleri için değil de, bir başka kurum ve o kurumun mensupları için söylense hakaret olmayacak mı? Yapma be hakim bey! Tuzu kokutma! Öyleyse peki, Vakit hakkında verdiğin karar neyin nesi. İstifa et be hakim bey!

Bu dava ile ilgili olarak “Düşünce Suçuna Karşı Girişim” olarak Yıldırım’a gidip bu suça iştirak etmek istediğimizi söylemiştim. İş nereden nereye geldi. Hayat bu hakimi tekrar karşımıza çıkardı..

Selâm ve dua ile.

Üç Not:1-2: Yarın saat 11.00’de pazar günkü mitingle ilgili Mısır Çarşısı önünde miting tertip heyetinin esnafa bir daveti ve duyurusu olacak. Yine saat 11.00’de Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda “Dünya Silahsızlanma Günü” dolayısı ile oyuncak silahlarını getirenlere Mazlum-Der kitap hediye edecek. Bekliyoruz, geliyorsunuz değil mi?

3: Bizim bu 3 (312 general davası, Askeri Mahkeme ve Cuma davası, Erkaya davası) davamızla ilgili ve bu davalar için emsal teşkil edecek bilgi ve belgeye sahip olanların lütfen bu bilgi ve belgeleri bizlere iletmelerini bekliyoruz..

Abdurrahman Dilipak 17.06.2004 Vakit