Amerika'nın zakkumları
Milâdî 15. asrın sonunda Avrupa'nın bütün soyguncularını, katillerini,
hırsızlarını, namussuzlarını mıknatıs gibi çeken Yeni Dünya kıt'ası; o
aslî husûsiyetini bozmamaya muvaffak oldu. Şimdi de, her milletin içinde
ne kadar müfsid, bozguncu, üçkâğıtçı varsa yine aynı mıknatıslığını
yapıyor. Kendi halkını dolandıran sahtekârlar, o sahtekârlık cennetinde
soluğu alıyor. Veyahut, Amerika adındaki sinsî fahişenin sûretine aldanıp
da giden düzgün insanları kendi bünyesinde kendisine benzetiyor. Kıyıda
köşede kalan istisnâları elbette tenzih ederim, ama sayıları o kadar az
ki...
İşte bir misal: Amerika'da faaliyet gösteren "Muslim Wake Up" isimli bir
sözde İslâm teşkilâtı varmış. Dünyada bir ilke imza atacakmış. Virginia
Commonwealth Üniversitesi İslâmî İlimler Kürsüsü Profesörü Amina Wedud, bu
önümüzdeki 18 Mart'ta Cuma namazı kıldıracakmış; cemaat da kadın-erkek
karışık olacakmış! Buyurun buradan yakın!
Abdullah Birisi'nden öğreniyoruz ki, bu avrat ba'zan başını açar, ba'zan
da kapatırmış. Cuma'yı da başı açık kıldırmalı; hele o gün bir de -eğer
hayızdan nifasdan kesik değilse- ay hâlinde bulunmalı ki, yaptığı gâvurluk
tam yerini bulsun! Şimdi bunun adı da Müslümanlık mı oluyor yâni?
Ey haddini aşmış Amina madam! Asırlar önce Hıristiyanların mikropları yeni
kıt'aya barınmaya koşmuşlardı, siz de Müslümanların mikropları olarak mı
orada barınıyorsunuz? Ekmeğini yediğiniz Amerikan kâfirleri İslâm
ülkelerini yakıyor, yıkıyor, namuslarını çiğniyor; siz de Müslümanların
ellerinde kalan tek inançlarını mı yakmaya, yıkmaya çalışıyorsunuz?
Ne Allah'ın belâsıdır bu yeni dünya ki, oradan âlem-i İslâm'a din adına
zehir kusuluyor!
Ülkemizde yetişmiş ve Amerika'da mukim ba'zı eşhâsın da İslâm'ın 1.400
senelik inancına zıt fetvâlar verdiğini, "edille-i erbaa" hâricine çıkarak
kafalarına göre din yorumu yaptıklarını üzülerek seyrediyoruz. Hattâ, bir
tanesinin daha da ileri giderek, geçen asırda İslâm'ın yüz akı olmuş
müceddid Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerini de kendisine referans
göstererek, Ehl-i Sünnet ulemâsının görüşlerine taban tabana zıt konuşup
hareket ettiğini artık bilmeyen kalmadı. Yine ne gariptir ki, camianın
ekseri lider kadrosunda bir suskunluk vardı.
Geçenlerde gördüğüm bir kitapçık beni sevindirdi. Üstâd'ın
hizmetkârlarından Abdülkadir Badıllı Ağabeyimiz, tesettürle ilgili kaleme
aldığı risâlede şöyle diyor:
"Nitekim hoca bir şahıs, bu âhirzamanın kapkaranlık müstevlî fitne ve
fesadına zebun olmuş olarak, bid'at ve fesadı okşayan fetvâlar vermiş.
Onun bu fetvâları dinden alınmadığı ve din kaynaklarına dayanmadığı halde,
besâtat meflûcu muhibbânı tarafından Kur'an ve hadisin nassı gibi telâkki
edilerek tatbikatı ve icrası cihetine gidilmekle kalmayıp, gazete ve
televizyonla âleme neşrettirilmektedir.
"Dahası var. Kur'an'ın yüze yakın ayetlerinin (Yahudi ve Hıristiyanların,
ama husûsiyle Yahudilerin fesâd, inad ve şerlerini beyân eden ayetlerin)
hükümlerinin eski zamana ait olduğunu, bu zamana şâmil olmadığını da
söylemiş. Eğer dese idi ki; ?Bugünkü medenî dünyada Hıristiyanların eski
taassupları kalmamış, hayli yumuşamışlardır' kabul edilebilirdi. Ama öyle
değil, direkt Kur'an'a el uzatmıştır. Oysa ki ayetlerden hiçbirisi neshe
ma'ruz kalmamış ayetlerdir. Acaba bu adam bir peygamber kadar salâhiyetli
midir ki, Kur'an'ın nususunu neshe yeltenebiliyor? Ve dolayısıyla bütün
Müslümanların masonik tiplilerinden gayri, istikrah nazarlarını
celbediyor. Bizden samimi kardeşçe tavsiyedir ki, şu nâsezâ ve
münâsebetsiz ve bizi âleme karşı rüsvây eden düşüncelerini tashih ve
ıslahtır." (Müslüman Kadının Örtünme Şekli, s. 5-6, İttihad Yayıncılık,
tel: 0212/520 51 47)
Badıllı Ağabeyin dinin esasını müdafaa sadedinde kaleme aldığı şu
salâbetli ifadelerin Nur Câmiasındaki suskunluğun yanlış yorumlanmasını
önlemeye yardımcı olacağını ümid ederim. İslâm'ın sarih nassları ortada
iken, aklı başında hiçbir Nur şâkirdi o hududların dışına çıkamaz ve
çıkmamalıdır. Çıkma emâresi gösterenler de tecrid edilmelidir.
Amerika'nın sun'i gülleri kimseyi aldatmasın. Badıllı Ağabeye hakkımı
helâl ediyorum, selâmlar...
Mustafa Kaplan 8 Mart 2005 Vakit
mkaplan@vakit.com.tr