""Amerikan kuklası" olamayız!"
Arap dünyasının en popüler dergisi olan El-Mecelle, El-Kaide'nin
kurmaylarından Ebu Suheyb Mekkî ile görüşmüş. Sorulardan birisi şu:
"Amerikan raporlarında El-Kaide'nin planlarının umûmiyetle yabancı askerleri,
Amerikalıları kaçırma temeline dayandığı belirtiliyor. Siz de bunu doğruluyor
musunuz?"
Verilen cevap da şöyle:
"Evet, bu siyaset özellikle Afganistan'a gelmeye pek hevesli olan yabancı
askerî güçlere karşı daha hızlı ve atak bir şekilde devam edecek! Ama yeni bir
şey değil. Savaş hâlinde düşmana ve yandaşlarına hem maddî hem de rûhî olarak
zarar verecek her şey yapılmalı! Savaşın mantığı bu. Amerika'nın yandaşları
hangi ülkeden olursa olsun! Biz Amerika'nın umduğu veya ummadığı, Afganistan
içinde veya dışında her türlü eyleme devam edeceğiz. Amerikan çıkarlarını
dünya çapında tehdit etmek, uzun vadeli savaşımızın ana gayesidir. Onu evinde
vuracağız yeniden!" (Şehadet, Ocak-Şubat 03, s.40)
Mekkî'nin şu sözleri de dikkat çekici:
"Biz uzun vadeli çetin bir gerilla harbini seçtik. Gerilla harbinin tabiatı
gereği, herhangi bir toprak parçasında düşman askerinin bulunması veya oranın
düşman elinde bulunması, bizi fazla enterese etmiyor. Orayı korumak için
elimizdekileri harcamak niyetinde değiliz. Biz, ani saldırı, vur-kaç, büyük
kayıp verdirme ve elde ettiklerimizle karşı tarafı rûhen çökertme temelinde
hareket ediyoruz." (agd, s.41)
Rus işgalinden beri o topraklarda devamlı harp ederek coğrafyayı da çok iyi
tanıyan bu tecrübeli askerlerle ABD'nin dahi baş edemediğini, NATO'dan acil
yardım talep ettiğini biliyorsunuz. Geçen hafta haber sitelerinde, 2005'in
ikinci yarısında Türkiye'nin 550 subay ve sayısı belli olmayan erle
Afganistan'da NATO komutanlığını üstleneceği yazılmıştı. İnsanın tüyleri
ürperiyor. Bizim çocuklarımız kurbanlık koyun mu? Kendi topraklarımızda
verilen gerilla savaşında kaybettiğimiz vatan evlâtları yetmedi mi?
Müslüman Afganistan'da Müslüman Türk askerinin işi ne? Bir İslâm ülkesini
işgal eden Amerika keferesi ve hempalarının tabutlarla evine dönmesi için
bütün bir İslâm ümmeti Allah'a el açmaktadır. Bizim çocuklarımız niye o ateşin
içine atılacak? Böyle bir icraatı kesinlikle tasvip etmiyoruz. Öyle bir kararı
alacak olanlar da ağır vebaldan kendilerini kurtaramazlar! Dönecek her tabut,
mes'ullerinin başına düşecek bir tarihî ceza olur.
Mekkî diyor ki:
"Amerikalı ahmak asker daha ne kadar Afganistan'da kalmaya dayanabilecek? Ya
rûhî travma, ya sakatlık, ya ömür boyu sürecek hastalıklar veya geberiş! İşte
Amerikan askerlerini ve Amerika'ya güvenip Afganistan'a savaşsın diye
gönderilen tüm yabancı ahmakları bekleyen sürprizler bunlar..." (agd, s.44)
Gerilla harbinde tecrübe kazanmış, üstelik kendi vatanlarını savunan insanlara
karşı, ABD keferesini kurtarma adına bizim askerimiz gitmemelidir. Biz
insanımızı çaydan mı topluyoruz? Bir erimizin bile burnunun bu ahmakça
harekâtta kanamasını istemiyoruz. Amerika oraya nasıl girdiyse, kıçını da öyle
kurtarsın!
Kâfirlerle işbirliği yapan Kuzey İttifakı denen çapulcu sürüsü ise, ABD'nin
çözülmesi ile birlikte çil yavrusu gibi dağılacaktır. Korkarım, sığınacak ülke
de bulamayalar...
Amerikan kuklası Karzai'ye destek verecek olanlar dahi tarih nazarında
"Amerikan kuklası" damgasını yiyeceklerdir. ABD'de yapılan toplantılarda
Türkiye'ye bu meş'ûm rolün verildiği ve İstanbul'da yapılacak toplantıda da
bunun tasdik edileceği hissediliyor. Eğer gerçekleşirse, iktidarın
tepesindekiler işte o zaman "Sabetayist" mührünün alınlarına vurulacağını
görürler. Mahkeme kadıya mülk olamayacağı için, bir daha insanların içine
karışacak yüzleri de kalmaz. Ebedî lânetlenirler...
Ancak bu kadara aklım yetiyor, ancak bu kadar söylüyorum. İnşallah basiret
hâkim olur da, vatan evlâtları Afgan cehennemine düşürülmez.
Mustafa Kaplan 19.06.2004 Vakit