“Açık Yeşil”ler öne... “Koyu Yeşil”ler arkaya!

Amerika’da, “ırk ayrımcılığı”na son verildiği yıllar... Artık, “kâğıt üstünde” de olsa, “Beyaz”lar ile “Zenci”ler, “eşit” haklara sahipler!.. “Yasa” böyle, ama “Beyaz”lar bunu hazmedemiyor!.. Özellikle lokantalarda asılı bulunan “Zenciler ve köpekler giremez!” yazılı tabelâlar henüz indirilmemiş!.. Belediye otobüslerindeki “yolculuk”larda da problemler yaşanıyor...
İşte o yolculuklardan birinde; erken davranıp da “ön sıralara oturan” zencilere tahammül edemiyor “beyaz” yolcular!..
“Homurtu”lar başlıyor... Ardından “tartışma”lar!.. Tam “kavga” çıkmak üzereyken, “otobüs şoförü” müdahale ediyor!..
Bağırıyor yolculara;
“Herkes otobüsten insin!”
İniyorlar!..
Otobüs şoförü, otobüsün merdivenlerine dikilip “fırça”sını atıyor;
“Ne biçim insanlarsınız siz... Yasanın; ırk ayrımcılığına son verdiğini duymadınız mı? Zencilerin de beyazların da, yasalar önünde eşit olduğunu bilmiyor musunuz?..
O halde, bu gürültü niye?..
Unutmayın ki; bundan böyle SİYAH ve BEYAZ ayrımı yok!.. Bundan böyle hepiniz YEŞİL’siniz!”
Siyah’lar seviniyor tabiî... Beyaz’lar ise daha bir yükseltiyor seslerini!..
Derkeen, otobüs şoförünün talimatı geliyor;
“Heeyy Yeşil’ler, şimdi sırayla binebilirsiniz otobüse!.. Yalnız; Koyu Yeşil’ler arkaya, Açık Yeşil’ler öne!”
ANAYASA MADDE 10
Şaka değil, daha 60-70 yıl öncesinin Amerika’sında aynen böyleydi tablo!.. Şimdi de; pek fazla bir değişiklik olduğunu sanmıyorum!..
Zenciler, “görüntü”de bazı haklar elde etmiş olsalar bile; “Beyaz”ların gözünde birer “Kunta Kinte” veya “Köle Isaura” olarak görüldüklerinden hiç şüphem yok!..
Ama, yine de;
“Görüntü”yü kurtarmış durumdalar!..
Öyle ya;
Bir erkek zenci “ABD Dışişleri Bakanlığı” koltuğunda, bir bayan zenci ise “Beyaz Saray’ın Güvenlik Danışmanlığı” koltuğunda!..
Ya Türkiye’de?..
Türkiye’de vatandaşlar, “Türkiye Cumhuriyeti kurulalı beri eşit”ler!.. Artık “kul” olarak bakılmıyor kimseye!.. Herkes “vatandaş” ve herkes “eşit” konumda!..
Ve hatta, “Anayasa” bile böyle diyor!..
İşte 10. madde:
“Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir... Hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz!”
Doğrusunu söyleyeyim mi;
Bu “madde”yi ne zaman okusam, acı acı gülerim!.. Ve her seferinde de, “Amerikalı otobüs şoförünün talimatı” gelir aklıma!..
“Bundan böyle Siyah-Beyaz ayrımı yok!.. Bundan böyle herkes Yeşil!.. Ancak Açık Yeşil’ler öne, Koyu Yeşil’ler arkaya oturacak!”
Hele söyleyin;
“Anayasa’nın 10. maddesi”ne rağmen, hâl⠓eşitlik” sağlanabildi mi Türkiye’de?.. Yoksa; tıpkı ABD’de olduğu gibi, “Açık Yeşil”ler, hâlâ ön koltukta oturmaya devam mı ediyor?..
Öyle ya;
“Başı açık eşit vatandaş”lar, istedikleri her yere ve özellikle “kamusal alan”lara rahatlıkla girebiliyorlar!.. Amma velâkin, “başörtülü eşit vatandaş”lar, hep arka sıralarda!..
“Haham”lar öne, “imamlar” arkaya!.. “Papaz”lar öne, “vaizler” arkaya!..
“Düz lise”ler üniversite kapısına, “meslek liseleri” kahvehane kapısına!..
Eee, n’oluyoruz?..
Hani “herkes eşit”ti?..
“Eşit” olmaya, yine eşitiz!.. “Askere gitmek”te eşitiz!.. “Vergiyi vermek”te eşitiz!.. Yani, “Yeşil” olmaya, herkes yeşil!..
Yalnız, “otobüs”te durum farklı!..
“Koyu Yeşil”ler arkaya,
“Açık Yeşil”ler öne!..
Başın “örtülü” mü, o halde gel daireye; “çay” yapan, “paspas” yapan, “toz”ları alan “hademe” ol!.. Başın “açık” mı, geç masanın arkasına “kademe” al!..
Evet, “Anayasa madde 10”a göre herkes eşit!..
Ancak, görünen o ki;
Bu ülkede “Anayasa”nın yanında, bir de “Babayasa” var ve o da şöyle diyor;
“Herkes eşit, ama bazıları daha eşit!”
Yersen!..
“POTANSİYEL SUÇLU”LAR!
İtiraf etmeliyim ki;
Adındaki “Adalet”ten ve “Kalkınma”dan ümitlenip, “STK’ların uyarıları”na kulak vereceğini umduğum AK Parti’nin “daha adil bir yasa” çıkaracağını bekliyordum!..
Hayır, çok büyük bir beklentim de yoktu... Hani, Koyu Yeşiller hep “arkaya” atılıyorlardı ya, acaba “ortalara” bir yerlere gelmeleri sağlanabilir mi diye düşünüyordum!..
Şu durumda;
Umudum, hayli sarsıldı... Aynen benim gibi, “Koyu Yeşil”ler de, “mosmor” olmuş olsalar gerek!..
Öyle ya;
Eskiden hiç olmazsa “arka koltuk”lara oturabiliyorlardı, şimdi ise ondan da mahrum oldular!..
Evet, “ayakta” kaldılar!..
Hem ayakta kaldılar, hem de “diken üstünde”ler!..
Düşünün hele;
Bu ülkede “bürokrat”ından alt seviyedeki “memur”una kadar toplam “2.5 milyon kamu görevlisi” var!..
İçlerinde “subay/astsubay” var, “polis” var, “doktor” var, “mühendis” var!..
Ve elbette “vaiz” var, “imam” var!..
Malûm; önceki gün, “Bülent Ecevit’in bile çıkarmaya cesaret edemediği” bir yasa çıktı Meclis’ten!..
219 sayılı bu yasa;
Doğrudan hiçbir “devlet memuru”nu hedef almıyor!.. Ama, 100 bin civarındaki “din görevlisi”ni doğrudan hedef alıyor ve diyor ki;
“İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir. (...) İtaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse hükmolunur.”
Demek oluyor ki;
İmamlar ve vaizler, “Koyu Yeşil”dir ve dolayısıyla onlar “potansiyel suçlu”dur!..
O halde, “kilit vur” ağızlarına!..
“Fuhuş büyük günahtır!.. Faiz ve kumar haramdır!.. Piyango men edilmiştir!” dedi mi, yapış yakasına, “devleti takbih ve tezyif”ten tık içeri!..
Haa, “Açık Yeşil”ler mi?..
Onlar konuşmakta özgür!..
“Haham”lar ve “rahip”lere zaten dokunulamaz!.. Çünkü onların “ABD”leri ve “AB”leri var!.. İstersen dokun kıllarına!.. Bak, nasıl üşüşüverirler başına!..
ELİF, BE, TE, SE HAYDİ GİR KODESE!
Bir de 263 nolu yasa var ki; tam “evlere şenlik” diyeceğim ama; ne yazık ki, tam “evlere baskın”lık bir yasa!..
“İngilizce kursu”nun, “bale eğitimi”nin ve dahi “piyano eğitimi”nin hiçbir engelinin bulunmadığı Türkiye’de; diyelim ki bir “anne”siniz... Birkaç da çocuğunuz var!..
Artık “Kur’an” okumayı ve “namaz” kılmayı öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz... Açıyorsunuz “Elifba”yı, başlıyorsunuz öğretmeye;
“Elif, Be, Te, Se, Cim...”
Tam o sırada kapı çalınıyor?..
Gelen polis veya jandarma!..
“Burada kanunlara aykırı eğitim verirsiniz ha!.. Şuna bak, bir de komşu çocuklarını almışlar eve!.. Yürüyün bakalım, dooğru karakola!!!”
Ne o, “Anayasa’nın 10. maddesi”ni mi hatırlatıyorsunuz?..
“Ama İngilizce kursları, bale eğitimi, piyano resitali?” filan mı diyorsunuz?!?
Geçin onları bir kalem!..
Unutmayın ki; onlar “Açık Yeşil”ler için geçerli!..
Siz ise “Koyu Yeşil”siniz!..
Ne demekmiş; “Elif, Be, Te, Se?”
Haydi, girin kodese!..
Eğer bir de, “dinî nikâhlı” iseniz, vay halinize!.. Çünkü o zaman, “230. madde” de yapışacak yakanıza!..
Diyecekler ki; “Aranızda belediye akdi yok ha, dinî nikâhla yaşıyorsunuz ha!!! Bunun cezası 6 aydan başlar!.. Hadi, yürüyün karakola!”
Artık kendi ayağınızın üzerinde yürümenize izin mi verirler, yoksa “karga-tulumba” mı götürürler, orası “kapıya dayananlar”ın insafına kalmış!..
Dua edin de;
İmamların “dil”lerine vurdukları kelepçeyi, sizin de “el”lerinize vurmasınlar!..
CİNSEL ÖZGÜRLÜK GIRLA!
İşin özü, ey millet;
“Koyu Yeşil” oldukları için, zaten “arka sıraya” atılmış olan insanlar, önceki gün kabul edilen “Türk Ceza Kanunu” ile bir de “hizaya” sokulmuş oldular!..
Güneri Cıvaoğlu gibi, “hayvanlar kadar özgür olmak” ve “sınır/kural tanımadan sevişmek” isteyenler, “cinsel özgürlük”lerini sonuna kadar kullanabilecekler!..
“Metres”lerini “garsoniyer”lerine atıp, hiçbir “ceza endişesi” taşımadan, her gün bir başka kadınla “birlikte” olabilecekler!..
Sizin anlayacağınız;
“Cinsel özgürlük”lerini kullananlara hiçbir “ceza” yok!.. Amma velâkin, “dinsel özgürlük”lerini kullanmak isteyenlere “eza üstüne eza” var!..
Bunu da “AK Parti eliyle” geçirttiler ya Meclis’ten, AK Parti’yi de “yumuşak karnı”ndan vurdular ya; gerisini ne siz sorun, ne ben söyleyim!..
Bir kere daha “tescil” edildi ki, bizler birer “Koyu Yeşil”iz!..
“Köle”yiz!.. “Kunta Kinte”yiz!..
Bize dedikleri de şu:
“Siz kölesiniz, köle kalın!”
Amerika’da “bakan”, Türkiye’de “Başbakan” olsanız da!..
Hadi bakalım;
“Koyu Yeşiller, en en arkaya!”
Aynen, dün “İzzet Baysal Üniversitesi öğrenci otobüsü”nde yaşandığı gibi!..
“Ya başınızı açın!..
Ya da inin aşağıya!..”
Koyu Yeşil’lere “özgürlük” bu kadar!..

Hasan Karakaya 29.09.2004 Vakit
hkarakaya@vakit.com.tr