|
Açe Hakkında
Açe bizim öğrencilik yıllarımızda yoğun bir şekilde
gündemdeydi. Çünkü o yıllarda bağımsızlığını ilan etmesi, sonra Endonezya
tarafından ilhakı ve bu yüzden çıkan çatışmalar uzun süre Müslümanların
gündemlerini meşgul etmesine sebep olmuştu. Bağımsızlık mücadelesi sona
ermedi. Ancak 1976’da bağımsızlık ilan edenlerin başlattıkları çizgiden
kayıldı. Ayrıca rutinleşmesi sebebiyle gündemden düştü.
Açe’nin gündemden düşmesinden sonra yetişen gençlik genellikle o bölgede
yaşananlardan habersiz kaldı. Bugün 35 yaşın altında olanların çoğu bir
zamanlar Açe’deki bağımsızlık mücadelesiyle ismi özdeşleşen Dr. Tungku Hasan
di Tiro’nun adını bile duymadı.
Son deprem ve dalga yükselmesi olayıyla birlikte Açe yeniden gündeme geldi.
Çünkü felaketten en fazla etkilenen bölge Sumatra adası oldu. Açe ise bu
adanın depremin merkezinin bulunduğu Bengal Körfezi’ne bakan kuzey
kesimindedir
Açe’nin deprem vesilesiyle gündeme gelmesi üzerine geçmişinden de söz
edilmeye başlandı. Bölgede iç barışın sağlanamaması sebebiyle bunun Yüce
Allah’tan bir uyarı olduğunu söyleyenler oldu. Biz bu konularda kesin
konuşulmasını isabetli bulmadığımızı daha önce bir yazımızda ifade etmiştik.
Evet, tabii afetler Yüce Allah’tan insanlara imtihandır. Hayat boyunca
çekilen zorluklar da imtihandır. Bazen bir ceza, bazen bir uyarı, bazen de
bir sabır imtihanı. Ama bu tür afetlerden yola çıkılarak birilerinin
cezalandırıldığına hüküm vermek ithamı da içerir. Allah’tan bir ceza ile
felakete uğratılmış geçmiş kavimler hakkında Kur’an-ı Kerim’de açık deliller
olduğundan rahat konuşabiliriz. Ama böyle vahye dayalı kesin bilgilerin
olmadığı olaylar hakkında kendimizi o kadar rahat hissedemeyiz.
Biz bu konuda sözü uzatmadan Açe’nin özgürlük mücadelesi yıllarına
yetişemeyen gençlere ve o yılları unutanlara bölge hakkında biraz bilgi
vermek istiyoruz.
Bugün Endonezya sınırları içinde bulunan Açe, Sumatra adasının kuzeyindedir.
Açeliler ayrı bir ulustur. Kendilerine özel gelenekleri ve dilleri vardır.
Güney Asya’da İslâm’la ilk tanışmış ve topluca benimsemiş bir halktır. Bugün
de tümü Müslüman olan Açeliler, İslâm’a bağlılıklarıyla tanınırlar. Tarih
boyunca da bölgede İslâm’ın bayraktarlığını yapmışlardır.
Açe bölgesi tarihte uzun süre bağımsız yaşamış, sonra bağımsızlığı
sömürgeciler tarafından gasp edilmiş, onların çekilmesinden sonra da
Endonezya bölgeye el koymuştur.
Bölgede 1514’te Ali Mugayat Şah tarafından Açe Sultanlığı adında bir İslâm
devleti kuruldu. Bu devlet Osmanlı devletiyle yakın ilişki içine girmiş ve
16. yüzyılın sonlarına doğru da hilafeti temsil etmesi itibariyle Osmanlı
padişahına bağlanmış, bu vesileyle orada artık hutbeler Osmanlı devleti
adına okunur olmuştur.
Sömürgeciler Açe Sultanlığı'nı daha ilk dönemlerinden itibaren rahatsız
etmeye başladılar. Ancak Açeliler sömürgeciler karşısında oldukça başarılı
bir mücadele verdiler. 1599'da Hollandalı ünlü bir kumandan Açeliler
tarafından öldürüldü. Bu olay Hollandalılar için iyi bir darbe oldu ve
sömürgeci güçler bir daha 1873'e kadar Açelilere saldırmaktan çekindiler.
Ancak Hollandalılar 1821'de Sumatra'daki Menangkabau Krallığı'nı ele
geçirdikten sonra bütün savaş hazırlıklarını yaparak 26 Mart 1873'te Açe
Sultanlığı'na bir ültimatom verdiler. Bu ültimatomda sultanlıktan
bayraklarındaki İslâm'ı temsil eden hilal ve yıldızı kaldırmasını ve hilafet
merkezi olan İstanbul'la ilişkilerini kesmesini istiyorlardı. İsteklerinin
kabul edilmemesi durumunda ise savaş açacakları tehdidinde bulundular. Açe
Sultanlığı bu istekleri kabul etmenin dinini değiştirip başka bir dine
geçmeyi kabul etmek anlamı taşıdığını bildirerek red cevabı verdi. Bunun
üzerine Hollandalıların saldırılarıyla başlayan savaş 1904'e kadar sürdü. Bu
tarihte Hollanda, Açe'yi Sumatra adası için tayin etmiş olduğu genel valiye
bağladı.
Hollandalıların bölgeden çekilmesinden sonra kurulan Endonezya Cumhuriyeti,
Açe bölgesini de hâkimiyetine aldı. Daha doğrusu Hollanda dolaylı
sömürgecilik dönemine geçerken tüm bölgeyi uzaktan kumanda edebileceği bir
yönetimin kontrolüne verebilmek için Jakarta’da kurulan hükümetin Açe’yi de
ele geçirmesine yardımcı oldu.
Açe’nin tarihinden söz ederken Hollanda’nın bu bölgeyi işgal için başvurduğu
taktiklerden söz etmenin de gerekli olduğunu sanıyoruz. Çünkü bu taktikleri
incelediğinizde ABD’nin bugünkü taktikleriyle ne kadar benzeştiğini görecek
ve haçlı zihniyetinin dünden bugüne hiç değişmediğini anlayacaksınız.
Bunları da inşallah müteakip yazımızda ele alacağız.
Ahmet Varol Haber Vakti |