Hikmetli Sözler

Her kim kabul edip alırsa Demakrasi adındaki ilmi yunanı, bilsin ki inkâr etmiştir nuru Kur'anı!.. (Mustafa Çelik)

 

"Kerametlerin en büyüğü kötü ahlâkını değiştirmendir." {Sehl b.Abdullah R.a.}

 

"Din ile Devlet ikizdir. Bunlardan birisinin kalkması; diğerinin de kalkması demektir. Kökü olmayan yıkılmaya mahküm olduğu gibi bekçisi olmayan temel de yıkılır, yok olur." {İsmail Hakkı Bursevî Rh.a.}

 

"Bugün İslam adına ortaya çıkmış olan hareketlerle, saadet asrında oluşan hizbullah arasında büyük tezatlar vardır. Bunun sebebi şudur: Bugün İslam coğrafyasında ortaya çıkmış olan birçok İslamî grubun zaafiyet ve sapıklığı devletleşme devrelerinin bulunmamasından ileri gelmektedir. Bazıları tevhidden bahsediyorlar, ama devlet ve hilâfet noktasında susmayı tercih ediyorlar, öte yandan içerisinde  yaşadıkları müşriki devletin yıkılmasından, tağutlaşan idarecilerin, kralların ümmetin idaresinden uzaklaştırılmalarından hiç bahsetmiyorlar. Dolayısıyla çalışma programlarına devletleşme devresini alamayan bu grublar, Tağutların ve Kralların hakimiyeti altında cahiliyye devletine katkıda bulunmaya, cahiliyye devletinin istek ve arzularına ortak olmaya çalışan ruhsuz ve huysuz bir neslin ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır. Bu münasebetle diyoruz ki; devletleşme devresi olmayan hareketler, Tağuti düzen için güvenlik sibobu olmaktan öteye geçemezler. {Mustafa Çelik}

 
  Zulüm payidar olmaz!
HAMAS ve el-Fetih yetkilileri, aralarına başka grupları da alarak bir “ulusal birlik hükümeti” kurmaya karar vermişlerdi. Varılan mutabakatta “Yeni hükümet İsrail’i tanıyacaktır” diye bir madde yoktu. Ne var ki Filistin Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas, ABD’nin baskıları üzerine böyle bir şart ileri sürmeye başladı ve HAMAS’ın bunu kabul etmemesi üzerine de “Sıfır noktasına geri döndük” dedi. Böylece “ulusal birlik hükümeti” projesi rafa kalkmış oldu. Gazze sokaklarında şiddet tırmanışa geçti. Mart ayından beri maaşlarını alamayan memurlar (daha ziyade El-Fetih kadroları) Abbas ve adamlarının kışkırtmasıyla HAMAS hükümetini şiddetle protesto ediyor. HAMAS hükümeti de şiddetli protestolara yer yer şiddetle cevap veriyor. Bir iç savaştan bahsetmek abartılı olur, ama Filistin’in büyük bir krize sürüklendiği muhakkak.

Krizin 1 numaralı sorumlusu, Ortadoğu’ya demokrasi getirmek istediğini iddia eden ve fakat Filistin halkının demokratik seçimine saygı göstermeyen Amerika Birleşik Devletleri. ABD, HAMAS’ı tercih eden Filistin halkını cezalandırmak ve davadan döndürmek için insafsız bir boykot ve ambargo kampanyası başlattı. “Seçimle gelmiş Filistin hükümeti kat’î surette muhatap alınmayacak ve işgal altındaki Filistin topraklarına 1 kuruş para, 1 dilim ekmek bile girmeyecek! Hastalara ilaç da yok! Filistin halkı ya HAMAS’tan vazgeçecek, yahut geberecek!” Böyle diyor Amerika Birleşik Devletleri. “Uluslararası camia” da –İslam ülkelerindeki rejimlerin kahir ekseriyeti dahil- ABD’nin soykırım siyasetine destek veriyor.

İslam dünyasındaki devletler, özellikle de Gazze’ye komşu olan Mısır ve Batı Şeria’ya komşu olan Ürdün bu kampanyaya katılmasaydı, Filistin krize sürüklenmezdi. İslam Konferansı ve Arap Birliği’nin “Zulme ortak olmayı reddediyoruz! Dahası, Filistin halkını açlıktan öldürmek isteyen devletlerle ilişkilerimizi gözden geçiriyoruz!” dediğini tasavvur edin; boykot ve ambargo devam edebilir miydi? Hiç sanmıyorum. Sadece Mısır hükümetinin ahlaklı davranarak Refah sınır kapısından Gazze’ye yardım sokulmasına izin vermesi bile Filistin’i rahatlatmaya yeterdi.

Yukarıda, krizin 1 numaralı sorumlusu Amerika Birleşik Devletleri’dir dedik; Mısır hükümeti de “1 numara” olarak anılmayı hak ediyor, zira HAMAS’ın muhtelif ülkelerden tedarik ettiği milyonlarca doların Mısır üzerinden Filistin’e girmesine aşk ve şevk ile mani olan Hüsnü Mübarek ve adamlarının bu müthiş ihaneti olmasaydı, kriz, Filistinli gruplar arasında silahlı çatışmalara yol açacak kadar tırmanmazdı.

Mübarek yönetiminin Filistin aleyhindeki bu aşk ve şevki nereden kaynaklanıyor? Tabii ki koltuk kaygısından! Filistin’de HAMAS’ın (ve Lübnan’da Hizbullah’ın) yükselmesi, İsrail’in bu İslami hareketler karşısında mevzi kaybetmesi, ne kadar güçlü bir orduya sahip olursa olsun İsrail’e karşı izzetli bir duruşun mümkün olduğunun anlaşılması ve böyle bir duruş sergileyenlerin Lübnan’da görüldüğü gibi İsrail’e galebe çalabileceklerinin ortaya çıkması, bütün siyasetlerini “İsrail’in şerrinden korunmak için İsrail’le iyi geçinmeye mecburuz” yalanına dayandıran ve bu yalan sayesinde hüküm süregelen Mübarek gibi diktatörlerin sonunu getirecektir. Filistin’de HAMAS’ın (ve Lübnan’da Hizbullah’ın) yükselişi önlenemezse, Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in yükselişi de önlenemez. Bütün mesele bu. Mübarek bundan korkuyor ve korktuğu er veya geç başına gelecek inşaallah!

İzzete, şerefe, haysiyete itibar etmeyen, üç kuruşluk iktidarından başka davası olmayan, Filistin halkına yardım eli uzatmak şöyle dursun Mısır halkına hizmet etmeyi dahî aklının ucundan geçirmeyen Hüsnü Mübarek, ülkenin bütün kaynaklarını kurutarak oluşturduğu devasa polis ordusundan başka bir ‘referans’a sahip değil. Filistin Cumhurbaşkanı Mahmut Abbas’ın da polis gücünden başka ‘referans’ı yok. Halbuki İhvan-ı Müslimin ve onun bir uzantısı olan HAMAS, yoksul halkın bütün ihtiyaçlarını karşılamaya matuf sosyal yardım programları, ahlaki çöküşün önüne geçmeye matuf irşad faaliyetleri ve Ümmet-i Muhammed’in yerlerde sürünen haysiyetini ayağa kaldırmaya matuf siyasi mücadele gibi parlak referanslara sahipler. Bugün Mısır’da ve Filistin’de sosyal dengeler bir daha kurulabileceğine ihtimal verilemeyecek kadar bozulmadıysa, hâlâ toplumsal bir ahlâktan söz edilebiliyorsa ve insanlar geleceğe hâlâ umutla bakabiliyorlarsa, bu, İhvan geleneği sayesindedir. Mübarek’in ve Abbas’ın polisleri bu gerçeği değiştirebilecek kadar güçlü mü?

İhvan geleneğini baş tacı eden Mısır ve Filistin halklarının maşeri vicdanı, Siyonist işbirlikçisi cuntaları çoktan mahkum etti. Kısa vadede ne kadar menfi gelişmeye şahit olursak olalım, cezanın bir gün mutlaka infaz edileceğinden kuşku duymamalıyız. Hak ve halk düşmanı cuntalar Müslüman kitlelerin yükselen öfkesinde boğulacak!

***

Filistin’deki kriz yüreğimizi daraltıyor, fakat ümitsizliğe düşmüyoruz. Filistin halkı bundan çok daha büyük badireler atlattı. Bu badireyi de Rahman ve Rahim Allah’ın yardımıyla atlatacaktır. Siyonist rejime yönelik ağır eleştirileri ile tanınan İsrailli fikir adamı İlan Pappe’nin, kötümserliği meslek edinmiş Müslüman aydınları utandırması gereken o ferasetli cümlelerini hatırlayalım: “Hizbullah’ın başarısı, Amerikan imparatorluğunun Ortadoğu’daki günlerinin sayılı ve neredeyse sona ermek üzere olduğunun bir göstergesi olabilir. Bununla birlikte, tarihte ‘neredeyse’ tabiri birkaç yılı içerebilir. Bizim durumumuzda ise … yaşadığımız bu bölgede, özellikle de Filistinliler için, geçecekleri çetin ve korkunç zamanlara tekabül etmektedir. Tüm bunların ardından daha iyi bir geleceğin bizi beklediğini bilmek, bu çetin günlere dayanmamızda bize yardımcı olacaktır.” (Zaman gazetesi, 4 Eylül 2006)

Hakan Albayrak3 Ekim 2006 Milli Gazete
halbayrak@yahoo.com

 

Aksa Haber

Arapça Haberler

Çeçenistan'dan Haberler 

Hak Söz Haber

 

İktibaslar Arşivi

 

Linkler

SEVDE

Hakk TV

Hak Radyo

Bedir Hac Kervani
Cundullah.com

Gıda Raporu

Vahdet

Gazetem.com

Erenköy

Karatay

Delikan Forum

Ayetler.com

 

Program Arama Motoru:

 

"EY MÜSLÜMANLAR! İslam'ın meselelerini saklamayın, tahrif edip de değiştirmeyin. İslam'ın düşmanlarına yaranmak, yağ çekmek veya talep ve arzularını yerine getirmek, makam ve mevki elde etmeyi, mevcut makam ve maaşı elden kaçırmamayı göz önüne getirerek, taviz verir müsamaha gösterirseniz davayı kaybedersiniz!"

 

"Allah davasını savunanlar hep hakkı tebliğ etmişler, tağutu savunanlar ise hakkı tebliğ edenlere hep işkence edegelmişlerdir!"

 

Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.» (Saidi Nursî, Lem’alar sh: 120)

Sevdalist

Ayvent.Net Kaliteli Siteler Listesi

İLAHİ MESAJ" LİNK BANKASI"

 

 

Copyright ©  Muhacir  2003 Almanya         (Yenileme Tarihi:06 Mayıs 2006 )