|
|
Siyonizme Karşı
Direniş ve Boykot Bilal Aksa
Bize ulaştırılan bu yazıyı
olduğu gibi yayınlıyoruz.
Aşagıdaki
fetvayı okuyarak, vicdanınla başbasşa kalmanızı ve hesaplarınızı iyi
yapmanız dileklerimle.
Siyonizme Karşı Direniş ve Boykot İslam topraklarını, bunlara
saldıran veya işgal edenlerden kurtarmak Cihaddır. Bunlar İslam
düşmanlarıdır. Bu Cihad kesin bir yükümlülüktür ve kutsal bir
görevdir ve öncelikle o toprakların insanları üzerinedir. Eğer o
topraklardaki Müslümanlar yeterli direniş yapamazlarsa, komşu
ülkelerin Müslümanlarının yardım etmesi gerekir. Eğer bu da yeterli
olmazsa, dünyadaki bütün Müslümanların yardım etmesi gerekir.
Filistin, Müslümanların ilk Kıblesinin bulunduğu topraklardadır,
İsra ve Miracın gerçekleştiği yerdir, El-Aksa’nın ve kutsal
toprakların bulunduğu yerdir. İşgalciler, inananlara karşı en fazla
düşmanlığı besleyen kimselerdir ve dünyadaki en güçlü devlet
tarafından desteklenmektedirler – ABD - ve aynı zamanda dünya Yahudi
lobisi tarafından da destekleniyorlar. Bir toprağı alıp içinde
yaşayanları sürenlere, kan akıtanlara, onur kırıcı davranışlarda
bulunanlara, evleri yerle bir edenlere, tarlaları ateşe verenlere ve
ülkede anarşi çıkartanlara karşı Cihad etmek bir yükümlülüktür.
Cihad bütün yükümlülüklerin en üstündeki yükümlülüktür ve Ümmetin
öncelikli görevidir. Müslümanlar bununla emrolunmuşlardır. İlk önce
söz konusu topraklardaki insanlar, bundan sonra onların komşuları ve
son olarak bütün Müslümanlar. Şiddet yanlılarına karşı hepimiz bir
bütün olmalıyız. Biz İslam ile birleşiyoruz, Şeriata inanç konusunda
birleşiyoruz, Kıbleye inanç konusunda birleşiyoruz, ve aynı zamanda
acı ve ümit konusunda da birleşiyoruz. Allah Teala’nın dediği gibi:
“Aslında sizin Ümmetiniz tek bir Ümmettir.” (Kur’an, 21:92). Allah
Teala aynı zamanda şöyle diyor: “Kesinlikle, inananlar ancak
kardeştirler.” (Kur’an, 49:10). Allah’ın selamı ve rahmeti üzerine
olsun, Peygamberimizin şöyle bir Hadisi vardır: “Müslüman,
Müslümanın kardeşidir, ona zulüm edemez, onu yalnız bırakamaz, onun
başına bir kötülük gelmesine göz yumamaz.” (Müslim’den rivayettir)
Şimdi, EL-Aksa’da ve Filistin’in kutsal topraklarındaki
kardeşlerimizi ve çocuklarımızı görüyoruz cömertçe kanlarını
döküyorlar, Allah yolunda istekle ruhlarını teslim ediyorlar. Bütün
Müslümanların ellerindeki her yol ile onlara yardım etmeleri
zorunludur. (Yüce Kur’an 8:72’ye bakınız).
Eğer insanlar din adına yardım isterlerse onlara yardım etmemiz
gerekir. Bu desteğin vasıtası düşmanın mallarına uygulanacak tam bir
boykottur. Mallarının alınmasında kullanılan her lira, kuruş vs.
Sonunda Filistin’deki kardeşlerimiz ve çocuklarımızın kalplerine
sıkılan bir kurşuna dönüşmektedir. Bu nedenle, mallarını satın
almayarak onlara yardım etmemek bir yükümlülüktür (İslam
düşmanlarına). Onların mallarını satın almak zorbalığa, zulüme ve
şiddete destek olmak demektir. Onlardan mal satın almak onları
güçlendirir; bizim görevimiz onları mümkün olduğunca zayıf
düşürmektir. Bizim yükümlülüğümüz Kutsal Topraklardaki direnen
kardeşlerimizi mümkün olduğunca güçlendirmektir. Eğer kardeşlerimizi
güçlendiremiyorsak, düşmanı zayıflatmak gibi bir görevimiz var
demektir. Eğer onları güçsüz düşürmenin tek yolu boykot ise, onları
boykot etmemiz gerekmektedir.
Amerikan malları, aynı “İsrail” malları gibi yasaktır. Bu malların
reklamını yapmak da aynı zamanda yasaktır. Günümüzde Amerika ikinci
bir İsrail gibidir. Tamamen Siyonist varlığı desteklemektedir.
Zorba, bunu Amerika’nın desteği olmadan yapamazdı. “İsrail’in” her
şeyi haksızca yok etmesi ve zarar vermesi Amerikan parasını,
Amerikan silahlarını ve Amerikan vetosunu kullanarak
gerçekleşmektedir. Amerika bunu onlarca yıldır, İslam aleminden bu
zalimce ve ön yargılı konumu nedeni ile herhangi bir yaptırım veya
protestoya maruz kalmadan yapmaktadır.
İslam Ümmetinin Amerika’ya “HAYIR” deme zamanı gelmiştir.
Şirketlerine “HAYIR” deme zamanı, piyasalarımızı dolduran mallarına
“HAYIR” deme zamanı gelmiştir. Amerika her ne üretirse onu yiyor,
içiyor, ve giyiyoruz.
Hz. Ali, Allah kendisinden razı olsun, şöyle demiştir: “Üç
düşmanınız vardır; sizin düşmanınız, sizin düşmanınızın arkadaşları
ve sizin arkadaşınızın düşmanları.” Amerika günümüzde sizin
arkadaşlarınızın düşmanı olmaktan da ötedir; kendilerini İsrail için
yok edebilirler. Dünya çapındaki İslam Ümmeti 1.3 milyarlık nüfusu
ile ABD ve şirketlerini boykot ederek onlara zarar verebilir. Bu
dinimizin bize yüklediği bir sorumluluktur ve Allah’ın yoludur.
Başka ülkelerden bir alternatif ürün olduğu halde Amerikan veya
İsrail ürünleri satın alan her Müslüman haram bir davranış içine
girmektedir. Açıkça büyük bir günah işlemektedirler. Bu Allah’ın
kurallarına karşı bir suçtur ve bu Allah tarafından cezalandırılmayı
gerektirir ve insanların da kınamasına yol açar.
“İsrail” ve Amerika’daki kardeşlerimiz onlarla anlaşma yapmaya ve
ürünlerini satın almaya zorlanmaktadırlar. Allah sizden
yapamayacağınız bir şeyi yapmanızı istememektedir; sadece
yapabileceğiniz şeyleri yapmanızı ister. Allah şöyle diyor:
“Allah’tan, korkabildiğiniz kadar korkun.” (Kur’an 64:16)
Peygamberimiz, selam ve rahmet onun üzerine olsun, şöyle demiştir:
“Eğer size bir şey yapmanızı emredersem, yapabildiğiniz kadar
yapın.” Amerika’daki Müslümanlar, Müslümanlara karşı en az saldırgan
olan şirketler ile çalışmalıdırlar, Siyonistler ile en az müttefik
olan şirketlerle çalışmalıdırlar. Siyonist şirketleri yapabildiğiniz
ölçüde boykot edin.
Araplar ve Müslümanlar Siyonizm’e meyilli olan ve İsrail’i
destekleyen bütün şirketleri boykot etmelidirler, o şirketin ulusal
merkezinin neresi olduğu önemli değildir (örn. Marks and Spencer) ve
bunun gibi Siyonistleri destekleyen ve “İsrail” devletine yardım
eden herhangi bir kimseyi de bu şekilde boykot etmelidirler. Boykot
çok etkili bir silahtır, geçmişte ve yakın tarihte kullanılmıştır.
Bu silah müşrikler tarafından Mekke’de Peygamber Muhammed, selam ve
salat üzerine olsun, ve ashabına karşı kullanılmıştır. Onlara büyük
zarar vermişti; hatta yaprak yemek zorunda bile kalmışlardı. Bu
silah aynı zamanda Peygamberin, selam ve rahmet üzerine olsun,
ashabı tarafından Medine’deki müşriklere karşı savaşmak için de
kullanılmıştı. Yakın zamanlarda ise, ulusların sömürgeciliğe karşı
verdikleri özgürlük mücadelesinde boykot silahını kullandıklarını
görüyoruz. Buna ünlü bir örnek Gandhi’dir, koca Hindistan toplumuna
İngiliz mallarını boykot etmesini söylemiştir ve bu çok etkili
olmuştur. Bir boykot hareketi sadece bir ulusun ve kitlelerin
elindedir. Devletler insanları belli bir ülkeden mal satın almak
konusunda zorlayamazlar. Bu silahı, ulusal ve dinsel düşmanlarımıza
karşı kullanalım ve hala hayatta olduğumuzu onlara gösterelim ve
Allah istemedikçe bu Ümmet ölmeyecektir. Boykotun bir çok değişik
etkileri vardır; bu silah Ümmetin kendilerini diğer insanların zevki
için olan kölelikten nasıl kurtaracakları konusundaki eğitimlerini
tazeler. Onlar bizlerin bu yararsız şeylere müptela olmamızı
istiyorlar, oysaki gerçekte bunların bize zararı çok. Boykot,
Müslüman kardeşliğin ve Ümmetin dayanışmasının bir çeşit dışa
vurumudur. Her gün kurban veren kardeşlerimize ihanet etmeyeceğimizi
söylemek bizim görevimizdir.
Düşmanımıza kâr sağlayacak işlerde yer almayacağız. Bu boykot sadece
bir başlangıçtır; Peygamberler şehrinde ve Cihadın müstahkem
cephelerinde kardeşlerimiz tarafından yapılan büyük direnişe
yardımcı olacaktır. Eğer dünyadaki her Yahudi kendisini, İsrail’i
elinden geldiğince destekleyen bir asker olarak düşünüyorsa, tabi ki
samimi şekilde kalbini ve malını kullanan her Müslüman da El-Aksa’yı
özgürlüğe kavuşturacak bir askerdir. Bir müslümanın yapacağı en
temel hareket düşmanının mallarını boykot etmektir. Allah şöyle
buyuruyor: “Ey siz inananlar, siz birbirinizin koruyucususunuz. Eğer
siz bu görevinizi yerine getirmezseniz büyük tefrika ve
karışıklıklar çıkar.”
Eğer Yahudi veya Amerikan mallarını satın alan tüketici büyük bir
günah işliyorsa, elbette bu malları alan ve bir acente gibi davranan
tüccar da en büyük günahkârdır. Şirket başka bir ad altında
çalışıyor olsa bile, insanları kandırdıklarının farkındadırlar. Tüm
dünya çevresindeki Müslüman Ümmet varlığını ve kutsal olanı koruma
konusundaki hassasiyetini göstermeye davet edilmektedir. İslam
Ümmeti kimin kendisine müttefik olduğunu ve kimin de kendisine
düşman olduğunu bilmek zorundadır. Ümmet, kendisini zayıflığa ve
bunalıma kaptırmamalı ve bu zorbaca barışı kabul etmemelidir. Bunu,
Siyonistler zorla kabul ettirmek istemektedirler.
Allah şöyle buyuruyor: “Küçük düşerek barış için yalvarmayın, siz en
üstünsünüz ve Allah sizinle beraberdir.” [Kur’an, 47:35]. Evleri
kontrol eden kız kardeşlerimiz ve kız çocuklarımız bu konuda bir rol
sahibidirler ve bu rol, erkeğin rolünden daha da önemli olabilir.
Çünkü kadınlar evin ihtiyaçları konusunda yöneticidirler ve eve
girmesi gereken şeyleri satın almaktadırlar. Erkek ve kız
çocuklarının eğitilmesinde söz sahibidirler. Çocuklara Mücahid
ruhunu aşılamaktadırlar ve onları, Ümmet ve davaları konusunda
yapmaları gerekenler hususunda ve Ümmetin düşmanlarına karşı
yapmaları gereken şeyler konusunda eğitirler, özellikle de boykot
alanında. Çocuklar bunu anladıklarında, boykotu istekli bir şekilde
devam ettireceklerdir ve daha sonra ebeveynlerine yol
göstereceklerdir.
Allah’a inanan tüm insanlardan, Hıristiyanlardan ve diğerlerinden ve
dünyadaki bütün hür ve onurlu insanlardan bizim yanımızda olmalarını
istiyorum ve doğru ve gerçek olanı, yanlış olan karşısında ve
haklıyı haksız karşısında desteklemelerini istiyorum. Zayıfların
galip gelmesi için yardımcı olun. Bu insanlar her gün Allah yolunda,
Kutsal Değerleri korurken öldürülmektedirler.
Aynı zamanda, dünya çapındaki Arap ve Müslüman ülkelerin
çalışanlarından Filistinlileri haklı davalarında desteklemelerini ve
güçlü zalimler karşısında harekete geçerek, yapabildikleri ölçüde
ticaretlerine zarar vererek öfkelerini göstermelerini istiyorum. Son
olarak her ülkedeki sağ duyulu, mantıklı ve tecrübeli kişiden bir
boykot oluşturabilmek için birimler kurmalarını istiyorum,
alternatifler oluşturmalarını ve olumsuz şeyleri önlemelerini ve
kitleleri eğitmeye devam etmelerini istiyorum, ta ki, hak söz ayağa
kalksın ve batıl yok olsun. Kesinlikle de öyle olacaktır.
“De ki ‘çalışın’, mutlaka Allah çalışmalarınızı görecektir ve Onun
Peygamberi ve inananlar da göreceklerdir, Ahirete toplanacaksınız ve
tanık olacaksınız ve ne yapa geldiğinizi öğreneceksiniz.”
“Bu Fetva Kitab ve Sünnetteki delillere ve Ümmetin görüş birliğine
dayanmaktadır.” Allah en doğrusunu bilir.
http://www.inminds.com
Prof. Yusuf el-KARDAVİ |
|