|
Her kim kabul edip alırsa Demakrasi adındaki ilmi yunanı, bilsin ki
inkâr etmiştir nuru Kur'anı!..
(Mustafa Çelik) |
|
"Kerametlerin en büyüğü kötü ahlâkını değiştirmendir." {Sehl b.Abdullah
R.a.} |
|
"Din ile Devlet ikizdir. Bunlardan birisinin kalkması; diğerinin de
kalkması demektir. Kökü olmayan yıkılmaya mahküm olduğu gibi bekçisi
olmayan temel de yıkılır, yok olur." {İsmail Hakkı Bursevî Rh.a.} |
|
"Bugün İslam adına ortaya çıkmış olan hareketlerle, saadet asrında
oluşan hizbullah arasında büyük tezatlar vardır. Bunun sebebi şudur:
Bugün İslam coğrafyasında ortaya çıkmış olan birçok İslamî grubun
zaafiyet ve sapıklığı devletleşme devrelerinin bulunmamasından ileri
gelmektedir. Bazıları tevhidden bahsediyorlar, ama devlet ve hilâfet
noktasında susmayı tercih ediyorlar, öte yandan içerisinde
yaşadıkları müşriki devletin yıkılmasından, tağutlaşan idarecilerin,
kralların ümmetin idaresinden uzaklaştırılmalarından hiç bahsetmiyorlar.
Dolayısıyla çalışma programlarına devletleşme devresini alamayan bu
grublar, Tağutların ve Kralların hakimiyeti altında cahiliyye devletine
katkıda bulunmaya, cahiliyye devletinin istek ve arzularına ortak olmaya
çalışan ruhsuz ve huysuz bir neslin ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır.
Bu münasebetle diyoruz ki; devletleşme devresi olmayan hareketler,
Tağuti düzen için güvenlik sibobu olmaktan öteye geçemezler. {Mustafa Çelik} |
|
|
|
Park East Havrası’ndan yükselen
bir ses:
‘Kahrolsun Müslümanlar ve Chavez!’ Ed
Koch. New York’un eski belediye başkanı. Yahudi. Milletinin, İslam
bayrağı altında barış ve huzur içinde yaşadığını, Haçlı bayrağı
altında ise katliama uğradığını, Papalık makamının emriyle Kudüs’e
girişinin yasaklandığını, Endülüs’ten sürüldüğünü, Haçlıların
şerrinden korunmak için Müslümanlara sığındığını ve Müslümanlardan
izzet-ikram gördüğünü çok iyi bildiği halde, Müslümanları farklı
dinlere karşı saygısız olmakla suçlayan Papa’yı savunuyor, Papa’yı
protesto eden Müslümanları kınıyor. Nerede ve ne zaman yapıyor bunu?
Park East Havrası’nda, 23 Eylül günü yapıyor. Ne münasebetle
yapıyor? Yahudilerin yeni yıl kutlaması münasebetiyle yapıyor. Haham
Arthur Schneier’in daveti üzerine kürsüye çıkıp Yahudi cemaatine
hitap eden Koch’un yeni yıl mesajı, Protestan fundamentalistlerin
savaş naralarından farksız: “Savaşta olduğumuz bu zorlu günlerde
başkanı ve başkan yardımcısını koruması için Tanrı’ya dua ediyorum.
Bizi öldürmek isteyen İslamcı teröristlere karşı ülkemizi savunan
Başkan Bush’un gücüne ve cesaretine halel gelmemeli…” (Aklı başında
Amerikalılar bile ülkelerine karşı yükselen nefreti ABD ve İsrail’in
İslam topraklarındaki mezalimine bağlıyorlar, ama Ed Koch meselenin
püf noktasıyla ilgilenmiyor!) “Papa 16. Benedikt’in kararlılığını ve
zekasını takdir ediyorum. İslam’ı kabul etmeyenlerin Müslüman şiddet
tehdidi altında olduklarını idrak ediyor…” (Bozacının şahidi
şıracı!) “Papa Benedict, (alıntı yaptığı) imparatorun beyanıyla
ilgili ‘doğrudur’ veya yanlıştır’ şeklinde bir yargıda bulunmadı,
üstelik diyaloğun gereğine işaret etti. Dünyanın her yerinde
Müslümanlar, pek çok lider ve din adamı dahil, buna karşılık, öfkeli
nümayişler ve kiliselerin yakılması için çağrıda bulundular…”
(Kiliselerin yakılması yönünde umumi bir talepten benim haberim yok;
ama İsrail ve ABD ordularının cami bombalamadan duramadıklarını ve
İslam dünyasında kiliselerin yakılmasına karşı ulemanın sesi
alabildiğine yükselirken Batı dünyasında camilerin bombalanmasına
karşı kayda değer bir sesin yükselmediğini de biliyorum. İsrail’de,
Filistin ve Lübnan halklarının çırasını toptan yakma yönünde umumi
bir kanaat olduğunu da biliyorum. İsrail hükümetinde yer alan Şas
Partisi’nin, Arap kavmini ezilmesi gereken haşerat olarak
tanımladığını –ve bu tanımdan umumi bir rahatsızlık duyulmadığı için
her hükümette yer alabildiğini- de biliyorum. Endülüs Müslümanlarına
“Ya Hıristiyan olursunuız ya defolup gidersiniz ya da ölürsünüz”
diyen engizisyoncu Kral Ferdinand ve Kraliçe İzabella’dan feyzile
“Bizimle beraber olmayan bizim düşmanımızdır” diyen Bush’un
faşizmini kutsayan Ed Koch bilmiyor mu bunları? Biliyor. Ama
Yahudilerin menfaatlerinden başka bir şey düşünmediği ve Yahudilerin
menfaalerine hizmet ettiğini varsayarak İslam dünyasının kan ve göz
yaşına boğulmasını onayladığı için, hakikatin üstünü örtüyor.)
Konuşmasının devamında, Venezüella Cumhurbaşkanı Hugo Chavez’e
yükleniyor Ed Koch. BM Genel Kurulu’nda Bush’a “şeytan” dediği zaman
Chavez’i hararetle alkışlayanlara da yükleniyor. Diyor ki: “O’na
BM’nin yüzkarası olduğunu söylemeliydiler; fakat bu canavarı
alkışladılar ve ona gülmeleri gerekirken onunla beraber güldüler. …
(Chavez’in) pisliğini eğlenceli bulan delegelerin birçoğunun ülkesi
ABD’nin eline bakıyor. Halklarını biz besliyoruz, tıbbî
ihtiyaçlarının çoğunu biz karşılıyoruz. Birçoğu, başka ülkelerin
saldırılarına karşı ABD’nin kendilerini korumasını bekliyor, hatta
aralarında sözde müttefiklerimiz de var. Yine de hiçbiri salonu
terketmedi, bizimle dayanışma gösterisinde bulunmadı. Chavez’in söz
aldığı oturumda temsil edilmeyen iki devlet vardı sadece: ABD ve
İsrail. Orada kalıp tezahüratta bulunanların alçakça davranışını
daima hatırlamalıyız.” Biz de bu konuşmanın satır aralarında verilen
şu mesajı daima hatırlamalıyız: ‘Protestan fundamentalist – Siyonist
ittifakı yetmez. Müslümanlara karşı Katolik Kilisesi’yle de iş
tutmalıyız. Bu arada, emperyalizme karşı çıkan herkesin, varlığını
emperyalizme borçlu olan İsrail’i tehdit ettiğini de görmeli ve
Chavez gibi adamlara karşı uyanık olmalıyız.” Bu mesaj bize de bir
şey telkin ediyor; İslam dünyası olarak, ABD-İsrail-İngiltere
üçlüsünün yanı sıra Vatikan’a –dolayısıyla Vatikan’ın gizli hamisi
Fransa’ya- karşı da gardımızı almamızı ve emperyalizme karşı
mücadelede, ABD ve İsrail’i çileden çıkaracak kadar ciddi bir anti
emperyalist tehdit oluşturan Hugo Chavez’le güç birliği yapmamızı…
Perşembe günü, Chavez’in İslam dünyasında (bilhassa Arap
kardeşlerimiz arasında) yükselen yıldızını ele alacağız inşaallah.
Not: Ed Koch’un yukarıda mezkûr konuşmasının tam metni (İngilizce)
için bkz: www.freerepublic.com)
Hakan Albayrak 10 Ekim 2006 Milli Gazete
halbayrak@yahoo.com |
|
|
|
|
Linkler |
|
"EY MÜSLÜMANLAR! İslam'ın meselelerini saklamayın, tahrif edip de
değiştirmeyin. İslam'ın düşmanlarına yaranmak, yağ çekmek veya talep ve
arzularını yerine getirmek, makam ve mevki elde etmeyi, mevcut makam ve
maaşı elden kaçırmamayı göz önüne getirerek, taviz verir müsamaha
gösterirseniz davayı kaybedersiniz!" |
|
"Allah davasını savunanlar hep hakkı tebliğ etmişler, tağutu savunanlar
ise hakkı tebliğ edenlere hep işkence edegelmişlerdir!" |
|
Ey bu vatan
gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri
hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl
efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak
onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam
ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında
yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı
bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.» (Saidi Nursî, Lem’alar sh: 120) |
|