Hikmetli Sözler

Her kim kabul edip alırsa Demakrasi adındaki ilmi yunanı, bilsin ki inkâr etmiştir nuru Kur'anı!.. (Mustafa Çelik)

 

"Kerametlerin en büyüğü kötü ahlâkını değiştirmendir." {Sehl b.Abdullah R.a.}

 

"Din ile Devlet ikizdir. Bunlardan birisinin kalkması; diğerinin de kalkması demektir. Kökü olmayan yıkılmaya mahküm olduğu gibi bekçisi olmayan temel de yıkılır, yok olur." {İsmail Hakkı Bursevî Rh.a.}

 

"Bugün İslam adına ortaya çıkmış olan hareketlerle, saadet asrında oluşan hizbullah arasında büyük tezatlar vardır. Bunun sebebi şudur: Bugün İslam coğrafyasında ortaya çıkmış olan birçok İslamî grubun zaafiyet ve sapıklığı devletleşme devrelerinin bulunmamasından ileri gelmektedir. Bazıları tevhidden bahsediyorlar, ama devlet ve hilâfet noktasında susmayı tercih ediyorlar, öte yandan içerisinde  yaşadıkları müşriki devletin yıkılmasından, tağutlaşan idarecilerin, kralların ümmetin idaresinden uzaklaştırılmalarından hiç bahsetmiyorlar. Dolayısıyla çalışma programlarına devletleşme devresini alamayan bu grublar, Tağutların ve Kralların hakimiyeti altında cahiliyye devletine katkıda bulunmaya, cahiliyye devletinin istek ve arzularına ortak olmaya çalışan ruhsuz ve huysuz bir neslin ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır. Bu münasebetle diyoruz ki; devletleşme devresi olmayan hareketler, Tağuti düzen için güvenlik sibobu olmaktan öteye geçemezler. {Mustafa Çelik}

 
 

Bilgilenme ve Ümmet Bilinci

Çağımızda bilgi teknolojisi bayağı gelişti. Bilgi akışını sağlayan çok sayıda araç var. Özellikle Internet oldukça hızlı bir şekilde ve dünyanın her tarafından bilgi akışını sağlıyor. Hatta bilgiye ulaşmanın kolaylığı konusunda Ali Bulaç'ın Seyyid Kutub Sempozyumu'nda yaptığı bir benzetme başına iş açmıştı. Oysa Sayın Bulaç'ın o benzetmede kastettiği, yağın içinden kıl çeker gibi kelimelere ulaşarak insanların başını derde sokmaya çalışan medya organlarının çıkardığı anlam değildi.

Bilgi teknolojisi hızlı gelişiyor ama ilginin ona paralel gittiği söylenemez. Çünkü insanın ilgi kapasitesi sınırlıdır. Bu konuda insana fıtraten verilmiş kabiliyetlerin üstüne çıkma imkânı yoktur. Kaldı ki günümüzde bu kapasitenin de önemli bir kısmı bilgi teknolojisinin gelişmesiyle birlikte gelen bilgi kirlenmesinden dolayı israf edilmektedir. Örneğin İslâmî duyarlılığa sahip gençleri de etkileyen futbol magazini birçoklarının zihinlerini meşgul etmektedir. En yaygın hastalık olduğundan bunu örnek verdik. Yoksa magazinin daha pek çok türü var. Faydasız bilgiler tarafından işgal edilen zihinlerde ya faydalı bilgilere tahsis edilecek arsalar gasp edilmekte ya da o bilgiler önceden yerleştikleri alanlardan zorla çıkarılmaktadır. Bu sebeple "biliyorum" demek çok fazla marifet sayılmaz. Neyi bildiğine, neyi öğrendiğine, Yüce Allah'ın sana verdiği kabiliyet ve kapasiteyi ne tür amaçlar için değerlendirdiğine de bakman gerekir. İşte o zaman faydalı bilgi ile gerekli ilgi aynı paralelde ve uyumlu ilerleyecek, duyarlılıklar sağlıklı bir şekilde gelişecektir.

Bilgi kirlenmesinin en önemli boyutlarından birini de medya kuşatması oluşturmaktadır. Medya kuşatması insanımızın bilgilenmede seçici olmasını engelleyen en önemli etkendir. Haberlerden haberdar olmak için televizyonun karşısına geçtiğinizde seçici olamıyorsunuz. Aralara sıkıştırılan reklamlara varıncaya kadar karşınıza çıkan her şeyi sizi yakından ilgilendiriyormuş gibi takip ediyorsunuz. Kaldı ki çağımızın toplumları her ne kadar bilgi toplumları olarak nitelendirilse de bu toplumlarda bilgilenmede seçicilik bilincine sahip olanların oranı fazla değildir. Özellikle ekran bağımlılığı bu seçicilik bilincini tamamen öldürüyor.

Yüce Allah: "Allah Kitap'ta size: "Eğer Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini duyarsanız, başka bir konuya dalmadıkları sürece yanlarında oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Şüphesiz Allah münafıkların ve kâfirlerin tümünü cehennemde bir araya getirecektir." (Nisa, 4/140) diye buyurduğu halde insanlarımız, dinî değerlerle alay eden, onları hafife alan filmleri veya sözde tartışmaları geç vakitlere kadar seyretmekte sakınca görmez.

Gazete okurken seçicilik imkânı daha fazladır. En başta okuyacağınız gazeteyi, sonra başlıklara veya spotlara bakarak okunmasında yarar gördüğünüz haberleri ve makaleleri seçme imkânına sahipsiniz. Fakat birçoklarının bu konuda da seçicilik bilincine sahip olmadığını, toplumun önemli bir kesiminin suyun akışına kapılarak tiraj şişirmelerinin etkisinde kaldığını ve bu yüzden okunacak gazete seçmede isabetli davranamadıklarını görüyoruz. Oysa yukarıda mealini verdiğimiz âyetin yönlendirmesini gazete seçiminde çok daha büyük bir hassasiyetle dikkate almamız gerekir. Yüce Allah'ın: "Yoksa siz de onlar gibi olursunuz" uyarısı üzerinde iyi düşünüyor muyuz? Hiçbir iman sahibi, İslâm'ın kutsal değerlerine hakaret eden bir kimse gibi olmayı arzulamaz.

Bazı sert tepkilerin ve tenkitlerin hedefi olsa da İnternette seçicilik imkânı daha fazladır. Ben de şahsen bu imkânı çokça vermesinden dolayı Türkiye'de Internet'in bireysel kullanıma açılmasından bir süre sonra bu alandan hem bilgilenmede hem de bilgilendirmede yararlanmaya çalıştım. Bu imkândan yararlanmada İslâmî camiadaki rakibimizin Abdurrahman Dilipak olduğunu söyleyebilirim.

Bilgilenmede seçicilik duyarlı kardeşlerimizi ümmet bilinci açısından özellikle ilgilendiriyor. Bugün İslâm dünyası muhtelif sıkıntılarla karşı karşıya. Zorlukların ve yaraların çok olması yeterli ilgi ve duyarlılığın gösterilmesini de zorlaştırıyor. Seçicilik gerekli ilgi ve duyarlılığın ihtiyaca göre paylaştırılmasını mümkün kılacaktır.

Medya kuşatması bir konunun gündemi meşgul etmesi durumunda diğer konunun iyice arkalara itilmesine sebep oluyor. Çeçenistan meselesiyle ilgili olarak da bu sıralarda böyle bir problem var. İnşallah müteakip yazımızda bu mesele üzerinde durarak bazı hatırlatmalarda bulunmaya çalışacağız.

Ahmet Varol

 

Aksa Haber

Arapça Haberler

Çeçenistan'dan Haberler 

Hak Söz Haber

 

İktibaslar Arşivi

 

Linkler

SEVDE

Hakk TV

Hak Radyo

Bedir Hac Kervani
Cundullah.com

Gıda Raporu

Vahdet

Gazetem.com

Erenköy

Karatay

Delikan Forum

Ayetler.com

 

Program Arama Motoru:

 

"EY MÜSLÜMANLAR! İslam'ın meselelerini saklamayın, tahrif edip de değiştirmeyin. İslam'ın düşmanlarına yaranmak, yağ çekmek veya talep ve arzularını yerine getirmek, makam ve mevki elde etmeyi, mevcut makam ve maaşı elden kaçırmamayı göz önüne getirerek, taviz verir müsamaha gösterirseniz davayı kaybedersiniz!"

 

"Allah davasını savunanlar hep hakkı tebliğ etmişler, tağutu savunanlar ise hakkı tebliğ edenlere hep işkence edegelmişlerdir!"

 

Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.» (Saidi Nursî, Lem’alar sh: 120)

Sevdalist

Ayvent.Net Kaliteli Siteler Listesi

İLAHİ MESAJ" LİNK BANKASI"

 

 

Copyright ©  Muhacir  2003 Almanya         (Yenileme Tarihi:06 Mayıs 2006 )