|
Askeri Şûra öncesi
hacker şoku!
Her şey
çok açık ve net. Hayali irtica senaryoları ile perdelenmek
istenen gerçek, aslında aşağıda okuyacağınız haberde gizli..
Bu konuya geçen gün Gülay Göktürk de değindi.
Papaymış, terörmüş, laik cumhuriyetmiş, rejim elden
gidiyormuş, bunlar suyu bulandırmak isteyenlerin ürettikleri
komplolar, siyaset yapma enstrümanları.. “Kanla irfanla”
kurduğumuz cumhuriyetin nasıl ilan edildiğini geçtiğimiz
günlerde Nuh Gönültaş, Bugün’de yazdı..
Liberal Düşünce Topluluğu'ndan
Atilla Yayla'nın İzmir'de AK Parti'nin bir
konferansında söylediği sözler, şok olunacak şeyler değil.
Birilerinin bunları ilk defa duymuş olması onların sorunu..
Ali Şükrü, Topal Osman, Çerkez Ethem, Lozan,
araştırın bakalım ne çıkacak!..
Ben, hacker olayı ile ilgili haberi aynen bir defa
daha yayınlıyorum.. Umarım, Askeri Şûra bu derin
devlet iddialarını, bu tür yapılanmalar konusunu da
masaya yatırır.. Başkalarının gözünde çöp arayanlar, önce
kendi gözlerindekilerle ilgilenirler. Haber, geçtiğimiz
günlerde basında “Bilgisayar korsanının Meclis
Komisyonu'ndaki dehşet itirafları” başlığı ile yer
aldı.. Harputlu konuşuyor: “Bazı askerler beni
kullandı. 12 tane bilgisayarlı bomba hazırladım. Bunlar üst
düzey eylemler için sipariş verildi.”
ABD Savunma Bakanlığı'nın
sitesinin güvenlik duvarını kırarak dünyaya adını duyuran
bilgisayar korsanı Yunus Harputlu, TBMM İnsan Hakları
İnceleme Komisyonu'na verdiği yazılı ifadede çarpıcı
iddialarda bulundu. Bilişim konusundaki uzmanlığının ortaya
çıkmasından sonra bazı askerlerin kendisine 'bizimle
çalış' teklifinde bulunduğunu ileri süren Harputlu,
Binbaşı B.Ş'nin istekleri doğrultusunda birçok kişi ve
kurumun bilgisayarlarına girip özel bilgilerini ele
geçirdiğini, bu bilgilerin ise binbaşı tarafından
3 İsrailliye satıldığını öne sürdü. Bu askerlerin
Atabeyler çetesi ile ilişkisinin olduğunu ileri süren
Harputlu, “Eğer
bu çete ortaya çıkarılmasaydı, Güneydoğu'da çok üzücü
olaylar olacak ve PKK'nın üstüne atılacaktı. Atabeyler'in
direkt hedefi Başbakan'dır. Hakkari'de 3 Mayıs'ta okul
servisine yönelik patlama, bu grup tarafından
gerçekleştirildi”
iddiasında bulundu.
Harputlu, “bankaların hesaplarıyla oynama, kurum ve
kuruluşların web sitelerini kontrol etme, mail kırma”
gibi suçlardan dolayı basında haber olmasının ardından
bilişim konusundaki uzmanlığının ortaya çıktığını ve 1
astsubay ile 1 uzman çavuşun kendisine 'iş' teklif
ettiğini ileri sürdü. İfadesinde, askerlerin yaptığı teklifi
kabul ettiğini belirten Harputlu, B.Ş. isminde bir
binbaşının yanına götürüldüğünü ve binbaşının kendisinden
“başkalarına ait özel bilgisayarlar, kurum, kuruluş, dernek,
parti vb. yerlerin bilgisayarlarını uzaktan kumanda sistemi
ile kontrol edip, elde olan bilgileri kopyalamak, kişilerin
şahsi maillerini kontrol edip yer tespiti yapmak, kendisine
ve personeline finansman sağlama, suçlularla yapılan
pazarlıklarda kişilerin hesaplarında istenilen miktarda para
gösterme ve teyit alma, C-4 patlayıcının notebook üzerinde
kontrol edilerek fünyenin patlatılması, askeri birliklerde
kullanılan bilgisayarların uzaktan takibi ve bilgilerin
kopyalanması, bilgisayar aracılığıyla dinleme” gibi
hizmetler istediğini ileri sürdü.
Harputlu, binbaşı
ile tanıştırıldıktan sonra Tunceli Hozat Tugay
Komutanlığı'na götürüldüğünü ve burada da sahte belgeler
düzenlenerek ilgili komutanlara Telekom görevlisi olarak
gösterildiğini öne sürdü. Yunus Harputlu, tugayda tek
tel üzerinden 64 bitlik ibekçi (güvenlik duvarı)
kullandığını belirterek, “Şu anda da oradaki tüm
bilgisayarlar dışarıdan kontrol altında olup, tüm bilgiler
ve haberleşme sistemleri kopyalanmaktadır. Binbaşı B.Ş.
bunu para karşılığında kod adları Bayan
Lena, Bay Alexander, Bayan Landy
olan 3 İsrail asıllı kişiye pazarladı. Tüm bu
bilgileri bir notebook üstünden PCI slot kart ve connect
kart ile sağladım. Bu çalışma sürem içerisinde B.
Binbaşı bu kişilerle e-mail yoluyla haberleşiyordu”
iddiasında bulundu.
Harputlu,
kendisinden yararlanan askerlerin Başbakan'a C-4 ile
saldırmayı da planladıklarını ileri sürdü. Harputlu'nun
ifadesinde, bu konuda şu bilgiler yer aldı: “Benden
C-4'lerin (12 adet) notebook üzerinden cep telefonu düzeneği
ile konferans görüşmesi yapılacak aynı anda 2'şer saniye
arayla patlayacak bir uzaktan kumanda sistemi istediler. 6
aylık bir çalışmadan sonra bu sistem oluşturuldu. Bu sistemi
Ankara'da başbakanlık, bakanlık, yargı yerlerinde
kullanacaklar. C4'ler askeri mühimmat deposundan
sağlanıyor.”
Bombalı düzeneklerin hâlâ sorunsuz olarak çalıştığını
belirten Harputlu, bu düzeneklerin Ankara'da
başta Başbakan olmak üzere bakanlara karşı
kullanılmak için hazırlandığını ileri sürdü. Harputlu,
ifadesinde, kendisine emir verenlerin komutanlarının
emirleriyle hareket etmediklerini de ima etti. Harputlu,
kendisini kullananların Atabeyler çetesi ile ortak
hareket ettiğini de iddia ederek, “Atabeyler'le
bağlantılıdırlar. Mail ihbarı aslında
'oilisim44mynet.com'dan gönderilmiş, ancak yönlendirme
yapılıp, 'hide TP programı' ile yer ve TP
tespiti emniyet tarafından yanlış alınmıştır. Binbaşı B.
Atabeyler'in fiyaskoyla sonuçlanmasının sebebini şöyle
açıklamıştır: ‘Emniyetin içerisinde Nur Cemaati'ne,
Fethullah Gülen Hoca'ya bağlı üst düzey yöneticiler var.
Eğer bunlar yakalanmasaydı, Ankara ve Güneydoğu'da çok üzücü
olaylar olacak ve doğal olarak PKK'nın üstüne atılacaktı.
Atabeyler'in direkt hedefi Sayın Başbakan'dır"
dedi. Harputlu, ifadesinde, bu kişilerin ailesini
öldürmekle tehdit ettiğini de öne sürdü.
Yunus Harputlu, Hakkari'de
3 Mayıs'ta okul servisine yönelik bombalı saldırı
olayında patlayıcıların PKK itirafçılarına
yerleştirildiğini, ancak kumandanın, onları yönlendirenlerin
elinde olduğunu iddia etti. Harputlu, itirafçı
tarafından bombanın Telekom altyapısı kullanılarak
yerleştirdikten sonra Telekom kulübesi aracılığı ile
patlatıldığını ileri sürdü. Harputlu,
Diyarbakır'da DEHAP
otobüsüne yönelik bombalı saldırının da aynı kişiler
tarafından yapıldığını savundu. Asıl hedefin Özel Harekât
Polis arabaları olduğunu kaydeden Harputlu,
patlamanın zamanlaması konusunda yanlışlık yapıldığını iddia
etti. 28 yaşındaki Malatyalı hacker, evli ve
bir çocuk babası. Harputlu, Kıbrıs Girne Amerikan
Üniversitesi 3. sınıftan devamsızlık sebebiyle
ayrılmış. Harputlu'nun çeşitli isimlere ait 158
adet kredi kartı oluşturmak suçlarından
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki
davası devam ediyor. Harputlu, TBMM İnsan Hakları
İnceleme Komisyonu'na verdiği bilgide, kendisine
Mayıs 2006'da Bingöl'den 5 bin YTL, Tunceli'den
ise 2 ayrı havale ile 10 bin YTL yatırıldığını
kaydetti. Komisyonun PTT Malatya Başmüdürlüğü ile
yaptığı yazışma sonrasında sözü edilen havalelerin doğru
olduğu ortaya çıktı. Komisyona gönderilen yazıda;
Tunceli'den Ş.T.Ö. isimli şahsın 5 bin YTL,
Tunceli Jandarma Komutanlığı'ndan M.G'nin 5
bin ve Bingöl İl Jandarma Komutanlığı'ndan T.G'nin
ise 5 bin YTL'yi Yunus Harputlu adına havale
gönderdiği bilgileri doğrulandı.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu
Başkanı Mehmet Elkatmış, Yunus Harputlu'nun verdiği
bilgileri Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderdi. Başsavcılık da dosyayı, Şemdinli
olaylarının görüldüğü Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne
iletti. Mahkeme heyeti, dosyanın kapalı zarf içinde dava
dosyalarının arasında yer almasına karar verdi.
Papa’dan
önce çözmemiz gereken temel sorun burada gizli. İrtica
tartışmalarındaki üslûb, benim için Papa'nın üslûbundan daha
rencide edici geliyor. “Onu biliyoruz da, bunlara ne
oluyor” diye soracağı geliyor insanın. Bir yandan
bunların arkasında onlar var, öte yandan
onların cür’et ve cesaretini bunlar
artırıyor aslında.. 1 astsubay ile 1 uzman çavuş, 1
yarbay ve 3 MOSSAD ajanı. 15.000 YTL
karşılığı Başbakan'a suikast planı.. Burası, laik
demokratik Türkiye Cumhuriyeti. Batılıların dilinde
“oltaya takılan balık” ya da nam-ı diğer
kaçamayanların ülkesi... Hani şu Türklere
bırakılamayacak kadar önemli ülke. Yıl MS 2006..
Selâm ve dua ile..
HASAN KARAKAYA
21 Kasım 2006 Vakit |