|
Ağlayarak İsrail’e destek verenler
20-21 Ağustos 2006 Pazarı Pazartesiye bağlayan gece Mirac gecesi
idi. Türkiye’de her il, ilçe ve köylerde milyonlarca Müslüman, Mirac
gecesini buruk olarak geçirdi.
Çok değerli hocalarımız, bu gecenin önemini anlatırken Kudüs’e
dikkat çekti.
Gökten yağan demokrasi bombalarına taş atanlarla beraber olamadık
ama gönüllerimizle onların yanında idik.
Hatta AKP milletvekillerinden birçoğu bu gece Kudüs için gözyaşı
döktü.
Endülüs devleti çökerken ağlayan devlet başkanı gibi ağladılar.
Bağlı oldukları hükümet, Amerika’nın İncirlik üssünden silahları
tırlara yükleyip Mersin limanından İsrail’e taşıma haberlerini
gazeteciler çığlık atarcasına yayınlarken hiçbir işlem yapmadığı
halde, Hizbullah’a silah taşıyor zannıyla altı tane İran uçağını
Diyarbakır hava alanına indirip yoklama yaparken İsrail’e destek
vermeye devam ettiler.
Hem Kudüs için ağladılar, hem Kudüs’ü işgal edenlere destek
verdiler.
Değerli hocalarımız, Sevgili Peygamberimizin Kudüs’de bütün
peygamberlere iki rekat namaz kıldırdığını anlatırken bütün
peygamberlerin, Hz Muhammed (s.a.v.) de anlaştıkları halde,
peygamberlerini sevdiklerini söyleyenlerin hatta şefkat ve merhamet
Peygamberi İsa (s.a.v.)’yı ilahlaştıranların yeryüzünü kana
buladıklarını anlattılar.
İsra olayını anlatan İsra süresinin ilk ayetlerinde “Kulunu bir gece
Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya
âyetlerimizden bazılarını göstermek için götüren (Allah, her
türlü eksikliklerden) münezzehtir. Şüphesiz O, işitendir,
görendir.”
Dedikten sonra hep bozgunculuk çıkaran İsrailoğullarından
bahsetmesinin hikmetlerini anlattılar.
Daha Mekke’den Madine’ye hicrete bir sene var iken Medine’deki
Yahudiler hakkında bilgilendirmeye başladı Kur’an-ı Kerim ve şöyle
haber verdi:
İsra 4- “Kitabta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına şu hükmü
verdik: “Elbette siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve
büyük bir kabarışla kibirleneceksiniz.”
5- “O ikiden (iki bozgunculuktan) birincisinin zamanı
geldiğinde üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik, onlar
evlerinizin aralarına kadar girip araştırdılar, va’d de gerçekleşmiş
oldu.”
Bu İki bozgunculuktan birincisi geldiğinde, yani putlara tapıp,
içkiler içip, zina edip, malları talan ettiklerinde, kan içip, faiz
alıp, fakir ve mazlumları ezdiklerinde Allah (c.c.) güçlü kuvvetli
kullarını gönderip İsrailoğullarını cezalandırdığını haber verirken
bizi de uyarıyor.
Aynı suçları siz işlerseniz siz de cezalandırılırsınız mesajı
veriliyor. Bu birinci bozgunculuk hangisidir diye bir araştırma
yaparsanız kesin bir bilgi edinemezsiniz.
Kur’an ve sünnette açık bir ifade yok. Tevrat’tan ve İncil’den
araştırmaya kalkarsanız İsrailoğulları tarihinin hep bozgunculuktan
geçtiğini Tevrat’ın İşaya bölümünde görürsünüz ve hangisinin
birinci, hangisinin ikinci olduğunu ayırt edemezsiniz. Önemli de
değil.
Önemli olan bozgunculuk yapanların yok edilmesidir.
Bakara suresinin 251’nci ayetinde “Eğer Allah insanların bir
kısmını, diğer kısmıyla savmasaydı yeryüzü fesada uğrardı” buyurur.
Calutlar, Davutlar eliyle, Karunlar, Harunlar eliyle düzeltilmezse,
düzeltilemeyenler yok edilmezse düzen bozulur.
Bozgunculuk çıkaran Müslümanlar üzerine onlardan daha zalim birini
niçin musallat ediyor?
En’am suresinin 129’ncu ayetinde “İşte böylece yaptıkları sebebiyle
zalimlerin bir kısmını diğerinin üstüne musallat ederiz” buyurur.
Talut’un nasihatına karşı gelenler, Calut zaliminin kılıcı altında
can verirler.
Musa (a.s.) ile hür yaşamayı istemeyenler Firavun’un zulmü altında
köle olarak can verirler.
Rabbimiz; bozguncuları cezalandırmak üzere gönderdiği orduların
Müslüman olmadıklarını da “Ibaden” kelimesinde ki “tenkir tenvini”
ile ifade etmiştir. Eğer onlar mümin ve salih insanlar olsa idiler “
Ibadena” kullarımızı gönderdik derdi.
En son olarak Almanların ev ev dolaşarak Yahudileri toplayıp üç
milyon kadarını yaktıklarını, yok ettiklerini dünya gördü.
Hala aklı başına gelmeyen Yahudiler, Filistin’de ve dünyanın her
tarafında bozgunculuğuna devam ediyor. Aklı eren Yahudiler bu
bozgunculuğun kendilerine yeni bir bela getireceği endişesini
duyuyorlar.
6- Sonra onları yenme imkanı verdik. Mallar ve oğullarla size yardım
ettik. Sizi savaşçılar olarak en çok kıldık.
7- Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer
kötülük yaparsanız, kendinize (kötülük yapmış olursunuz).
(O iki bozgunculuktan) sonuncusunun zamanı geldiğinde (öyle
kullarımızı göndeririz ki) yüzlerinizi kara etsinler, ilk kez
girdikleri gibi yine mescide (Kudüs’e) girsinler ve
yendiklerini mahvetsinler.
İsra 8- Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer siz,
(bozgunculuğa) dönerseniz, biz de (cezalandırmaya)
döneriz. Biz, cehennemi kâfirlere hisar (hapishane) yaptık.
İsra 9- “Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amel
işleyen müminlere büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”
Mahmut Toptaş 22 Ağustos 2006 Milli Gazete
mtoptas@milligazete.com.tr |