Suudo America
Suudi Arabistanın Amerikayla
dostluğu daha doğrusu menfaat ilişkisi eskidir. Çünkü Amerikanın dostu olmaz.
Çıkar ortakları veya hizmetçileri olur. Bunu eski İngiltere başbakanı Winston
Churchill: Bizim kalıcı dostlarımız yoktur, ama kalıcı çıkarlarımız vardır
diyerek çok açık bir şekilde ifade etmiştir. Amerikanın yaklaşımı da budur.
Nitekim Irak konusunda farklı bir tavır sergilemesi üzerine hemen Suudi
Arabistanı köşeye sıkıştırması, terörü desteklemekle suçlaması, paralarını
bloke etmesi, şantajların hedefi haline getirmesi bunu ibret verici bir şekilde
gözler önüne serdi.
Veliaht Abdullahın Irak konusunda Amerikaya karşı tavır alması ve işgale
destek vermemesi, hakkında olumlu kanaatlerin oluşmasına sebep olmuştu. Bu adam
Fehde nispetle cesaretli ve Amerikaya karşı ülkesinin çıkarlarını gözetme
azminde diyerek takdir etmiştik. Ne var ki devam eden baskılar karşısında
cesaret ve azmini koruyamadı. Son zamanlarda izlediği politikayla ise ülkesini
adeta Suudi Arabistan olmaktan çıkarıp Suudo America haline getirmeye başladı.
Ülke halkının içinden çıkan ve bu halkın iradesini yansıtan ıslahatçı harekete
demir yumruğunu göstermesine rağmen ABDnin dayattığı reformlara hayır diyemeyen
Veliaht Abdullahın bu işbirliğinin bir de arka planının olduğunu belirtmiştik.
Söz konusu işbirliğinin geri planda kalan cihetlerinin en önemlisi teberru ve
infak faaliyetlerinin sıkı bir kontrol altına alınmasıdır. Bu kontrol kamuoyuna
genellikle teröre yardımın önlenmesi olarak yansıtılmaktadır. Aslında devlet
yönetimi böyle bir açıklamayla da kendi aleyhine malzeme sağlamakta, Amerikanın
Suudi Arabistandan teröre maddi destek sağlandığına dair iddialarına gerekçe
oluşturmuş olmaktadır. Böylece Suud vatandaşlarının Amerikan bankalarındaki
hesaplarının bloke edilmesine de dayanak oluşturulmuş olmaktadır. Gerçekte ise
böyle bir sıkı kontrolün temel amacı Iraktaki ve Filistindeki direnişe maddi
desteğin engellenmesidir. ABD ve İsrailin istediği de zaten budur. İsrail işgal
devleti ve ona güç veren uluslararası siyonizm tarafından yönlendirilen ABD,
Arap dünyasından Filistin halkına her ne şekilde olursa olsun yardım gitmesinin
önüne geçilmesi için yoğun çaba sarf etmektedir. İşte Suud yönetiminin teberru
ve infak faaliyetlerine sıkı bir kontrol getirmesinin asıl amacı da bu yöndeki
taleplere cevap vermektir. Bu amaçla okullar dahil bütün kamusal kurumlarda
teberru toplamak yasaklandı, teberru toplama yetkisi olan kurumların tüm
faaliyetleri sıkı bir denetim altına alındı, bazılarının faaliyetleri de
yasaklandı.
Bir süre önce Ciddede gerçekleştirilen uluslararası toplantıda bir Suudi
kadının özellikle başını açarak adeta gösteri yapar gibi konuşma yapması
üzerinde durduğumuz hadisenin bir başka yönünü yansıtan gelişmeydi. Bu hareket
ve yapılan konuşma bir baş açmaörtme aktivitesinden öte hadisenin arka planında
duranların zihniyetinin kamuoyuna yansıtılmasıydı.
Ahmet Varol 26 Ocak 2004 Vakit