İncirlik berbat edildi

Çuval çuval incir meyvesi berbat edilseydi, aklımın ucundan geçirmezdim..
Kamyon dolusu antepfıstığı da berbat edilse, kalem oynatmazdım..
İncirlik, el çabukluğu ile sessiz sedasız Conilerin istifadesine sunuldu..
İncirlik berbat edildi..
Aç karnına, çok acılı, Adana kebabı yemekten daha acı geldi bana..
Kim veya kimler aldı bu kararı? Karşılığında hangi vaadler var? Verilen vaadlerin yerine getirileceği kesin mi?
Bu soruların hepsine müsbet cevap alsak bile, şu soruya nasıl bir cevap alacağız:
Geçmişte TBMM’de alınan bir karar ilelebet uygulanmaya müsait midir? Şartlar hiç mi değişmedi?
Doktor, bir hastaya reçete yazar da bir ilaç tavsiye ederse, aynı ilaç her hastalığa, her hastaya verildiğinde zararlı komplikasyonlar doğurmaz mı?
ABD, bizim vazgeçilmez dostumuzdur.. Hadi öyle olsun da, Irak’ta subaylarımızın başlarına çuval geçirenler, ellerine kelepçe vuranlar, karanlık odalarda sorgulayanlar hangi ülkenin askerleriydi?
Ya şu “kırmızı çizgi” efelenmelerimiz nasıl uçtular?
Muhayyel kırmızı çizgilerimizi silip-süpüren, ABD ve onun yardakçılığını yapan peşmergeler değiller miydi?
Hani, “Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasını” resmî ağızlardan “Savaş sebebi sayarız” ifadeleri duymuştuk da, içimiz ferahlamıştı.. Kürt aşiretler fiilen hükümetlerini kuruverdiler ve ABD bu fiilî duruma sesini çıkarmadığı gibi, bizi de yavaş yavaş alıştırdı..
Acı, amma gerçek..
Hükümetimiz ve Silahlı Kuvvetlerimiz iddialarını unuttular mı? Eğer unuttularsa, bilsinler ki Türk milleti unutmadı, unutmayacaktır..
İncirlik Havalanı’nı 100 bin ABD askerinin rotasyonu için tahsis eden yetkililer, geçmişte vuku bulan hadiseleri dikkate almak mecburiyetindedirler.. Kırılan haysiyetimizin tamiri yapılmadan tekrar centilmenlik ve dostluk pozisyonları sergilememiz benim zoruma gidiyor..
Sırf ben mi? Hayır, Türkiye sevdalısı herkesin ruhunu yaralıyor..
İncirlik’i niye berbat ettiniz?
Değer miydi yani?
“Ülke menfaatleri için” gerekçesiyle üstü kapalı dış politika devri bitmiştir.. Ya o ülke menfaatleri denilen mefhumları açıklayacaksınız, ya da daha ciddi olmanız gerekiyor..
ABD, İncirlik’ten çıkar mı dersiniz?
Ya çıkmak istemezse? Ya buradan komşu ülkelerimizi vurmaya kalkışırsa?..
Önüne geçme imkânımız yoktur.. Bunu siz de biliyorsunuz.. Öyleyse, ABD saldırganlığına kolaylık sağlayacak izni vermek doğru mudur?
ABD’de numaralı çuvalların haddi-hesabı yok..
Çizdiğiniz ve çizmeyi aklınızdan geçirdiğiniz çizgileri silmekten de geri durmazlar..
Rotasını şaşıran füzelerini de biliyoruz tabiî ki..
Bütün bu olumsuzluk arz eden hususlara ilaveten, İncirlik dışında başka havaalanları da talep edilmekteymiş.. Hükümetimiz ve TSK “evet” deme lüksüne sahip, amma “hayır” deme kararlılığına sahip midirler?
“Başını vermeyen şehid” menkıbesinde, şehid düşen arkadaşının başını keserek götürmeye çalışan düşman askerini görünce, “Canını verdin Mehmed, bari başını verme” diye bağırır.. Şehid Mehmed’in ölü bedeni ayağa kalkar, başını kaçıran düşman askerini öldürdükten sonra başını koltuğunun altına alır ve toprağa yatar..
İnanmayan inanmasın.. Ben inandığım için menkıbeyi ibret levhası olarak arz ediyorum..
İncirlik’i berbat ettiniz, bari Türkiye’yi berbat etmeyin..
Basiret geleceğin anahtarıdır.. Allah kimsenin basiretini bağlamasın..

Abdurrahim Karakoç 15 Ocak 2004 Vakit