İn görürem korkmirem

Güngören Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Musa Mert Bey bir gün bana telefon mesajı çekmişti. Mesajda Azerî şair Vahabzâde’nin şu sözleri yazılıydı:
“İn görürem korkmirem/Cin görürem korkmirem/Harde bir Müselman görsem korkırem!”
Gel de şimdi şu söz üzerine beyin patlatma bakalım!
Müslüman, kendisinin elinden, dilinden, belinden emin olunan kişi demek değil miydi? Ne oldu da Vahabzâde’ye bu sözü söylettik? Şair yalan mı söylüyor? Şimdi şu habere bakalım:
“Yıllarca Batı’ya kafa tutan Kaddafi bunca süredir gergin ve her zaman patlamaya hazır bomba gibi devam eden ilişkiler yaşanmamış gibi davranarak, Tony Blair’le bir dizi konuda anlaşmaya vardı. Kaddafi, İngilizlerle birlikte El Kaide ile mücadele etme kararı alırken, İngiliz istihbarat servisi M16 ile Libya istihbaratının bilgi alışverişinde bulunmasını da kabul etti.” (Vakit, 27 Mart 04)
Vahabzâde haksız mı? Öte yandan, Pakistan’ın Pervez’i, Ürdün’ün Abdullah’ı, Suud’un naibi, İran’ın Hatemi’si vb. de aynı şeyi yapmıyorlar mı?
Şu da bir okuyucu isyanı:
“3.3.2004 tarihinde Show TV’de Uğur Aslan beyi görünce şaşırmıştım. Çünkü onu Show TV’ye yakıştıramamıştım. Meğer daha beteri varmış. Uğur Aslan bey, bayan sunucuyla yanak yanağa öpüştüğü yetmiyormuş gibi, bir de dansa kaldırdı ve oradakilerin içinde en kıvrak dansı da onlar yaptı.” (Vakit, Okur Postası, 19 Mart 04)
Vahabzâde haksız mı? Önce kahramanca nâra atıp, arkasından fırıldak gibi dönen Müslümanları görmedik mi? Sakalı bıyığı kazıtan, örtüyü fora eden Müslümanları görmüyor muyuz?
Bu da başka bir haber:
“AK Parti Sarıyer Belediye Başkan adayı Yusuf Tülün, Sarıyer Boyacıköy’deki Rum Ortodoks kilisesinde kutlanan müjde bayramı ayinine katıldı. Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos tarafından yönetilen ve bir saat süren ayin, Hz. Meryem’in Hz. İsa’ya hâmile kaldığı gün anlamına geliyor. Ayin boyunca özel misafirler için ayrılan yerde töreni izleyen Tülün, ‘İlk defa bir ayine katılıyorum. Dinlerarası diyaloğun önemini daha iyi kavramış oldum’ diye konuştu.
“AK Partili grup içerisinde başörtüsü ile ayine katılan Ali Rıza Demircan’ın kızı Beyza Demircan da, kilisede ilk defa bir ayin izlediğini söyledi. Ayin sonrasında kilisedeki cemaate dualı ekmekler dağıtılırken, salonda da vişne suyu ile tahinli börek dağıtıldı. AK Partililer vişne suyu içerken, Bartholomeos likör içti.” (Vakit, 26 Mart 04)
Vahabzâde haksız mı? Papaz ve hahamlarla kucaklaşırken Müslümanlardan nefret ettiğini söyleyen Müslüman din adamlarını görmüyor muyuz? Türkiye’yi bölmeye giden yolda “diyalog ve hoşgörü” maskesi takmanın mühim bir metod olduğunu artık duymayan kalmadığı halde, hâlâ aynı kulvarda ısrarla ilerleyen Müslümanları görünce nasıl Vahabzâde gibi haykırmayacağız?
Şu hadis de 29 Mart 04 günü Vakit’te neşroldu:
“Salih amelleri işlemeye bakın. Çünkü yakında karanlık gecenin parçaları gibi (birbirini izleyecek) birtakım fitneler vuku bulacaktır. Adam sabah mü’min, akşam kâfir olacak. Akşam mü’min, sabah kâfir olacak. Adam dünya malı karşılığında dinini satacak.”
Musa Bey bir mesaj çekti, bizi nerelere götürdü... Korkırem kurban, valla ben de korkırem...

Mustafa Kaplan 5 Nisan 2004 Vakit