İKÖ Malezya Zirvesi
İslâm Konferansı
Örgütü’nün zirvesi bugün Malezya’da başlıyor ve iki gün sürecek. Zirve
başlamadan dışişleri bakanlarının hazırlık toplantısı oldu. Bu toplantıda
zirvede ele alınacak konuların genel değerlendirmesi yapıldı. Şimdi aynı konular
üye ülkelerin en üst düzey yöneticileri tarafından görüşülüp değerlendirilecek.
İKÖ, mayasında Kudüs ve Mescidi Aksa davası olan bir örgüttür. Çünkü
şekillenmeye başlamasında, 1969’da Mescidi Aksa’yı yakma teşebbüsünün ardından o
zamanki Suudi Arabistan Kralı Faysal ibnu Abdülaziz’in yaptığı çağrının rolü
olmuştur. İslâm coğrafyasının, emperyalist oyunlarla küçük parçalara
ayrılmasından sonra ilk İslâm zirvesi, zikrettiğimiz olayın ardından Kral
Faysal’ın çağrısıyla 22-25 Eylül 1969’da Fas’ın başkenti Rabat’ta toplandı. Bu
toplantıda temeli atılan İKÖ daha sonra bir tabela örgütü olmanın çok ötesine
geçemedi. Eğer ki İslâm âleminde gerçek birliktelik oluşturabilseydi belki
emperyalist güçlerin ve onların himayesinde palazlanan siyonizmin Müslüman
halklara karşı bu derece cüretkar davranması mümkün olmazdı. Ancak İslâm
ülkelerindeki yönetimlerin kendi aralarında gerçek bir dayanışma oluşturarak
sömürgeci güçlere karşı izzet ve onurlarını kazanma mücadelesi vermek yerine
onlara hizmet etmeyi kendi açılarından onur saymaları en büyük problemi
oluşturmaktadır.
Bugün Malezya’daki zirvede toplananların önünde iki önemli konu var: Biri
Amerika sebebiyle çıkmaza sürüklenen Irak; diğeri yine işgal inatçılığından
kaynaklanan ve İKÖ’nün mayasını oluşturan Filistin meselesi. Kısaca; her iki
meselenin de özünde işgal, haksızlık ve gasp var. Bu meselelerin çözümü için
kırk dereden su getiriliyor, kırk bin türlü formül aranıyor. Oysa bir meselenin
çözümü için, önce sebebinin teşhis edilmesi, sonra o sebebin ortadan
kaldırılması gerekir. Bu iki meselenin sebebi de işgal olduğuna göre; çözüm,
işgalin sona erdirilmesidir. Ancak bunun başarılabilmesi için işgalcilere boyun
eğdirecek bir güç birliğinin, dayanışmanın ortaya konması gerekir. İşte bu
konuda bir gayretlilik göremiyoruz.
İşgalci siyonistler adeta İKÖ’yü hafife alırcasına tam da onun zirvesi öncesinde
Rafah’ta şiddet ve vahşeti zirveye tırmandırdılar. İki yüzden fazla ev bu vahşi
saldırıda yıkıldı, sakinleri sığınma merkezlerinde korumaya alındı. Irak’ta ise
Amerika bütün İslâm ülkelerinin kendi işgal güçlerinin yanında yer alacak
askerler göndermelerini, bağımsızlık mücadelesini ezip ipleri kendisinin tayin
edeceği kukla yönetime teslim etmelerini istiyor. Türkiye’de parlamentonun asker
gönderme konusunda hükümete yetki vermesinden cesaret alan ABD, bunu örnek
göstererek diğer İslâm ülkelerine daha çok baskı yapmaya başladı. Dolayısıyla
söz konusu yetki tezkeresini bir de bu yönden tahlil etmek gerekiyor.
İKÖ Zirvesi’ni inşallah zirvenin sonuçlanmasından sonra da tahlil etmeye
çalışacağız.
Ahmet Varol Vakit Gazetesi 16
Ekim 2003